(The Turkish Post) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski metin yazarı ve AK Parti eski milletvekili Aydın Ünal, hakkında çeşitli iddialar bulunan eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’ya ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Ünal, Kaya’nın hakkındaki iddiaları yalanlamadığını öne sürerek, istifası ve istifa açıklamasının iddiaları teyit eder nitelikte olduğunu savundu.
Ünal, yaşananların “sıradan bir vaka olmadığını” belirterek, olayın yalnızca bir siyasetçi hakkındaki iddialardan ibaret görülmemesi gerektiğini ifade etti.
“Kenara alındı, hesabı da sorulacak”
Aydın Ünal, bir siyasetçi veya kamu görevlisinin yolsuzluk yaptığı durumda görevden uzaklaştırılarak hesabının sorulması gerektiğini belirterek, Fatma Betül Sayan Kaya açısından da benzer bir sürecin işlediğini söyledi.
Ünal, “F.B.S. Kaya kenara alındı, kuşkusuz hesabı da sorulacak” ifadelerini kullanırken, asıl tartışmanın ise olayın siyasi ve toplumsal etkileri olduğunu savundu.
“Erdoğan’ın güvenini boşa çıkardı”
Ünal’ın açıklamasında en dikkat çeken bölüm ise Fatma Betül Sayan Kaya’nın Erdoğan ile ilişkisine yönelik değerlendirmeleri oldu.
Kaya’nın genç yaşta milletvekili ve ardından bakan olduğunu, AK Parti içerisinde önemli görevler üstlendiğini hatırlatan Ünal, Erdoğan’ın gençlere yatırım yaptığını ve başarılı gördüğü isimleri kritik görevlere taşıdığını belirtti.
Ünal, Kaya’nın da bu isimlerden biri olduğunu ifade ederek, yaşananların Erdoğan açısından “çok büyük bir vefasızlık” ve “hayal kırıklığı” oluşturduğunu savundu.
“Erdoğan siyasi hayatı boyunca çok hançer yarası aldı”
Aydın Ünal, Kaya’nın eylemlerinin Erdoğan’a yönelik etkisini oldukça sert ifadelerle değerlendirdi.
“F.B.S. Kaya öncelikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sırtından hançerledi” diyen Ünal, Erdoğan’ın siyasi hayatı boyunca çeşitli “ihanetlere” maruz kaldığını ancak bu olayın farklı olduğunu ileri sürdü.
Ünal ayrıca yaşananların AK Parti teşkilatında da moral bozukluğuna neden olduğunu savunarak, olayın yalnızca bireysel bir mesele olarak ele alınamayacağını ifade etti.
“Dindarlara ve dine zarar veremez”
Ünal’ın açıklamasında bir diğer önemli başlık ise Kaya’nın başörtülü olması ve dini kimliği üzerinden yapılabilecek değerlendirmeler oldu.
Kaya’nın tesettürlü olması, Hac ve Umre fotoğraflarını paylaşması veya dindar bir yaşam sürmesinin, hakkındaki iddialardan hareketle dindarların ve İslam’ın hedef alınmasına gerekçe yapılamayacağını belirten Ünal, “F.B.S. Kaya’nın görünüşü bahane edilerek” dindarlara yönelik eski söylemlerin yeniden canlandırılmasına karşı çıkılması gerektiğini söyledi.
Ünal, Kaya’nın kişisel eylemleri nedeniyle başörtüsünün, başörtülü kadınların veya dindarların hedef haline getirilmemesi gerektiğini savundu.
“Sapla saman karıştırılmasın”
Aydın Ünal, Türkiye’de geçmişte dindarları ve dini kötülemek amacıyla kullanılan dil ve yöntemlerin yeniden ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.
“Başörtülülere yakışmayacak davranışlar sergileyenler” şeklindeki genellemelerin yanlış olduğunu belirten Ünal, bireysel bir olayın bütün bir toplumsal kesime veya dine mal edilemeyeceğini ifade etti.
Ünal açıklamasını, Fatma Betül Sayan Kaya vakasının kimseye din ve dindarlarla hesaplaşma fırsatı vermemesi gerektiğini belirterek tamamladı.
“Allah’ın nuru üflemekle sönmez” diyen Ünal, “Sapla saman karıştırılmasın” ifadelerini kullandı.






















