Cumartesi, Temmuz 11, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Aslı Güney yazdı I Gazeteci Müyesser Yıldız, darbe davaları ve duyarsız CHP

Bugün yaşanan sessizlik, yalnızca bir gazetecinin yalnız bırakılması değil; aynı zamanda Türkiye’de muhalefetin kendi içerisinde oluşturduğu yeni dokunulmaz alanların da göstergesidir. Ve bu tablo, yıllarca eleştirilen “seçici adalet” anlayışının aslında siyasi iklim değişse bile zihinsel olarak ne kadar kalıcı olduğunu ortaya koymakta.

17/05/2026 08:05
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Aslı Güney yazdı I Gazeteci Müyesser Yıldız, darbe davaları ve duyarsız CHP
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Aslı Güney

Aslı Güney

79 köşe yazısı
(The Turkish Post) – ASLI GÜNEY  
Aylardan beri gazeteci Müyesser Yıldız ve DEM Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nu takip ediyorum. Tek kelimeyle Yıldız ve Gergerlioğlu, mükemmel bir iş çıkarıyorlar. Bir gazeteci ve siyasetçinin darbe davaları ve darbeden ceza alan üst düzey askerlerin ifadelerini okudukça bu kadar da olmaz diyorum. İşte o an aklıma Ak Parti eski Gaziantep milletvekili Şamil Tayyar’ın o veciz sözleri geliyor. Tayyar ne demişti 15 Temmuz hain darbe girişimiyle şu ifadeleri kullanmıştı: “O kayıtlar açıklanırsa yüreğimiz kaldırmaz. HTS kayıtları açıklansa makamlar boşalır.15 Temmuz HTS kayıtları açıklanırsa kahraman dediklerimize darbeci, hain dediklerimizi de kahraman diyeceğiz.” Bu ifadeler çok ciddi ithamlar içeriyor. Tayyar, Ankara’da basit bir gazeteci değil. Tam aksine derin ve önemli bilgilere ulaşacak kadar da iyi bir gazeteci. Kısacası Tayyar’ın gazeteciliğini anlatmaya hacet yok.
Ama beni ilgilendiren önemli soru işaretleri var kafamda. Uzun zamandan beri bir türlü cevap bulamıyorum bunlara. Müyesser Yıldız gibi kadın bir gazeteci gerçeklerin peşinden koşarken, kendini muhalif gören diğer gazeteciler neden darbe davalarını takip etmez anlamıyorum. Bunun yanında ana muhalefet partisinin hiçbir tepki vermemesi de ayrı bir garabet. Türkiye’nin en temel dönemine denk gelen ve ciddi sorunsalları barındıran bir darbe davası neden CHP’nin gündeminde olmaz? Müyesser Yıldız ve Gergerlioğlu gibi iki önemli figürün takipte mi etmez? Çünkü Yıldız ve Gergerlioğlu yaklaşık iki aydır, 15 Temmuz darbesine ilişkin önemli ifşaları kaleme alıyorlar. Ancak bu bilgilerin hiçbir zaman muhalif gazetecilerin ve siyasetçilerin gündemine girmemesi de beni düşündürmüyor değil! Sadece CHP değil tabii ki. Diğer muhalif milletvekilleri de duruşmaları takip etmemekte kararlı. Çünkü Yıldız ve Gergerlioğlu’nun açıklamalarına bakıldığında, bütün üst düzey askerler, dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal ve diğer kuvvet komutanlarını işaret ediyor. Tabii ki bunlar iddiadan ibaret. Ancak Türk halkının hain kalkışmanın bütün ayrıntılarını bilme hakkı yok mu? Bunu açığa çıkaracak ve kamuoyuyla paylaşacak da tabii ki muhalif vekiller. Ne var ki onların daha önemli sorunları var!
ERGENEKON’DAN BEDEL ÖDEMİŞ BİR GAZETECİ 
Ne yazık ki, Türkiye’de siyasi pozisyon alışlar çoğu zaman ilkeler üzerinden değil, taraflar üzerinden şekilleniyor. Bu durumun en net örneklerinden biri ise yıllardır darbe davalarını ve 15 Temmuz sürecini takip eden gazeteci Müyesser Yıldız etrafında oluşan sessizlikte görülüyor. Özellikle geçmişte Ergenekon, Balyoz ve FETÖ’nün Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki yapılanmasına ilişkin süreçleri yakından izleyen Yıldız’ın son dönemde ortaya koyduğu iddialar ve yaptığı yayınlar, kamuoyunda hak ettiği ölçüde tartışılmıyor. Hatta muhalif hiçbir basın yayın organında bile gerekli itibarı görmüyor bu açıklamalar. Bunun temel nedeni de iddiaların içeriğinden çok, mevcut siyasi kutuplaşmanın oluşturduğu konfor alanı. Açıkçası siyasiler, özellikle de ana muhalefet partisinin milletvekilleri konforlu yaşam alanlarını terk etmek istemiyor. Belki de, 15 Temmuz meselesine parti olarak “CIS” olarak baktıkları için, gerçekleri görmemeyi tercih ediyorlar. Ne var ki, hukuksuzluklara verilmeyen her ses, belli bir zaman sonra CHP gibi ana muhalefet partisini de etkisi altına alıyor.
CHP, SİYASİ POZİSYONU KORUMAK İSTİYOR
Maalesef, son yıllarda muhalif olarak tanımlanan birçok çevre, yıllarca “darbe karşıtlığı”, “hukuk devleti” ve “şeffaflık” kavramlarını merkeze alan bir söylem geliştirdi. Ancak mesele, 15 Temmuz’un karanlık noktaları veya süreç içerisindeki çelişkiler olduğunda aynı çevrelerin önemli bir kısmı sessizleşiyor. Hatta görmemeyi ve duymamayı tercih ediyor. Çünkü Türkiye’de artık birçok kesim için hakikat arayışı değil, siyasi pozisyonun korunması öncelik haline gelmiş durumda.
SÖNMEZATEŞ VE PARTİGÖÇ NELER ANLATIYOR?
Oysa 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi yayınlanan sözde sıkıyönetim bildirisinin altında imzası bulunan eski tuğgeneral Mehmet Partigöç ile eski tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş gibi isimlerin yıllar içerisinde ortaya koyduğu bazı beyanlar, en azından kamuoyu vicdanı açısından daha derin bir tartışmayı zorunlu kılıyor. Bu isimlerin açıklamalarının doğru olup olmaması ayrı bir mesele olabilir. Kesinlikle bu bilgiler doğru diye bir yargımız yok. Ancak şüpheyle bakmak bile insanı gerçeğe götürür. Ancak demokratik toplumlarda önemli olan, bu iddiaların araştırılmasını talep edebilme cesaretidir. Türkiye’de ise tam tersine, belirli alanlara dokunmak adeta siyasi tabu olarak görülüyor. Muhalif kamuoyunun önemli bir kısmı, geçmişte iktidarın söylemlerine yönelttiği “sorgulama” refleksini bugün bazı kritik başlıklarda gösteremiyor. Çünkü 15 Temmuz konusu, yıllar içinde sadece bir güvenlik meselesi olmaktan çıkarılıp aynı zamanda siyasal meşruiyet alanına dönüştürüldü. Böyle olunca da süreçteki soru işaretlerini gündeme getirmek isteyen herkes ya “iktidar dili kullanmakla” ya da tam tersine “darbe savunuculuğuyla” suçlanabiliyor. Bu iklim, doğal olarak gazeteciliğin en temel işlevi olan araştırma ve sorgulama zeminini de daraltıyor.
Burada dikkat çeken nokta, gazeteci Yıldız’ın yıllardır aynı çizgide ısrar etmesi. Yıldız’ın yaklaşımı, kişilere göre değişen bir pozisyon alıştan çok, devlet içerisindeki karanlık yapıların ve çelişkili süreçlerin açığa çıkarılması gerektiği fikrine dayanıyor. Ancak Türkiye’de medya ve siyaset düzeni artık tutarlılığı değil, aidiyeti ödüllendiriyor. Eğer bir konu “bizim mahalleye” zarar verecekse, gerçeklik ikinci plana atılabiliyor. Açıkça ifade etmek gerekirse, Yıldız Ergenekon sürecinde tutuklanıp bedel ödeyen kadın bir gazeteci. Hatta o dönemde tutuklanıp devamındaki yıllarda bunun rantını yiyen diğer gazeteciler gibi de bir duruş ortaya koymadı. Şayet bu darbeyi “FETÖ” yapmışsa ve mensupları da cezalandırılmışsa buna en fazla Yıldız’ın sevinmesi gerekmez mi? Ancak gazeteci Yıldız, ön yargılarıyla hareket etmek yerine, sadece gerçeklerin izini sürerek, bir sarraf titizliğiyle gerçekleri ortaya koymaya çalışıyor. Adeta tek kişilik bir basın ordusu gibi, darbe davalarını adım adım takip ediyor.
MUHALEFET DARBELERLE HESAPLAŞMAK İSTEMİYOR
Asıl sorun da burada başlıyor. Türkiye’de darbelerle gerçekten hesaplaşmak isteyen bir toplum oluşmadığı için, herkes yalnızca kendi mağduriyetine odaklanıyor. Dün Ergenekon ve Balyoz süreçlerinde hukuksuzluklara sessiz kalanlar nasıl yanlış yaptıysa, bugün 15 Temmuz sürecindeki tartışmalı başlıklara tamamen kulak tıkayanlar da benzer bir siyasi konforun içine sığınıyor. Çünkü ilkesel duruş, yalnızca kendi siyasi görüşüne zarar vermeyen alanlarda gösterildiğinde anlamını kaybediyor. Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, belirli olayları kutsal ve dokunulmaz hale getirmek değil; aksine her kritik süreci şeffaf biçimde tartışabilecek demokratik olgunluğu gösterebilmek olmalı. Gazetecilerin görevi de tam olarak budur. Hoşa gitsin ya da gitmesin, rahatsız edici sorular sormak. Eğer bir toplum yalnızca işine gelen soruların sorulmasına izin veriyorsa, orada hakikat değil propaganda büyür.
Bugün yaşanan sessizlik, yalnızca bir gazetecinin yalnız bırakılması değil; aynı zamanda Türkiye’de muhalefetin kendi içerisinde oluşturduğu yeni dokunulmaz alanların da göstergesidir. Ve bu tablo, yıllarca eleştirilen “seçici adalet” anlayışının aslında siyasi iklim değişse bile zihinsel olarak ne kadar kalıcı olduğunu ortaya koymakta. Umarım bu aşamadan sonra ana muhalefet partisi CHP ve diğer muhalif partiler, ön yargılarını bir kenara bırakıp şüphelilerin ifadesine ve açıklamalarına odaklanır.
Etiketler: asligazetecigüneyslider-manset
Paylaş15Tweet10PaylaşGönderTara
Aslı Güney

Aslı Güney

Önerilen Haberler

Boşanma davası reddinin süresi 1 yıla indiriliyor
Gündem

Eşinin yemeklerini beğenmeyen koca ağır kusurlu sayıldı

Şair Ahmet Telli’nin cenaze programı belli oldu
Gündem

Şair Ahmet Telli’nin cenaze programı belli oldu

Erdal Beşikçioğlu’ndan TRT’ye tepki: “Birilerini ‘makbul’, birilerini ‘tehlikeli’ ilan ediyor”
Gündem

CHP Milletvekili Akdoğan’dan Erdal Beşikçioğlu’na ‘Çok yanlış yapıyor’ tepkisi 

Haluk Levent’in sağlık durumu: Doktoru teşhisi açıkladı
Magazin

Uyuşturucu iddiasına ilişkin açıklama yapan Haluk Levent: Hiç kullanmadım

Popüler Haberler

Hüseyin Çelik: ‘Başkanlık sistemi Türkiye’ye yaramadı’

Hüseyin Çelik: İşin muhatapları Akar ve Fidan Meclis’e gelip ifade vermediler

Erdal Beşikçioğlu’ndan TRT’ye tepki: “Birilerini ‘makbul’, birilerini ‘tehlikeli’ ilan ediyor”

“Erdal Beşikçioğlu safını seçti” iddiası

Mirza Tekinbey yazdı | İhracatçı döviz kazandırıyor, Mersin Gümrüğü zaman kaybettiriyor

Mirza Tekinbey yazdı | İhracatçı döviz kazandırıyor, Mersin Gümrüğü zaman kaybettiriyor

‘Hesaplar ele geçirildi’ iddiaları için Akbank’tan açıklama

Mert Eren yazdı I Yine Akbank ve yine sorun: Binlerce işletmenin parası yatırılmadı

AK Partili belediye başkanı evli kadınla yasak aşk iddiası sonrası istifa etti

AK Partili belediye başkanı evli kadınla yasak aşk iddiası sonrası istifa etti

Yasak aşk skandalı sonrası AK Parti İl Başkanı görevini bıraktı

Yasak aşk skandalı sonrası AK Parti İl Başkanı görevini bıraktı

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Esat Aytan yazdı I Tatilin fotoğrafı değil hatırası kalsın

Esat Aytan yazdı I Tatilin fotoğrafı değil hatırası kalsın

Boşanma davası reddinin süresi 1 yıla indiriliyor

Eşinin yemeklerini beğenmeyen koca ağır kusurlu sayıldı

Şair Ahmet Telli’nin cenaze programı belli oldu

Şair Ahmet Telli’nin cenaze programı belli oldu

Erdal Beşikçioğlu’ndan TRT’ye tepki: “Birilerini ‘makbul’, birilerini ‘tehlikeli’ ilan ediyor”

CHP Milletvekili Akdoğan’dan Erdal Beşikçioğlu’na ‘Çok yanlış yapıyor’ tepkisi 

Haluk Levent’in sağlık durumu: Doktoru teşhisi açıkladı

Uyuşturucu iddiasına ilişkin açıklama yapan Haluk Levent: Hiç kullanmadım

Tuna Cevher yazdı I Ar-Ge’ye para yetmez: Türkiye’nin asıl açığı insan kaynağı

Tuna Cevher yazdı I Ar-Ge’ye para yetmez: Türkiye’nin asıl açığı insan kaynağı

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

NATO Zirvesi yemeğinde içki ikram edildi mi?

NATO Zirvesi yemeğinde içki ikram edildi mi?

AK Parti’den istifa açıklaması: Beklentileri karşılayamadılar

AK Parti’de ‘Rakiplerimize yapılan yarın bize de yapılabilir’ toplantısı!

Sabah gazetesinde yeni gizli tanık: “Ersoy’un 50 tane takıldığı kız var…”

AK Partili Birinci’den ilginç benzetme: Küçük bir Oktar örgütü kurulmuş

Sadettin Saran’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı

İddianame hazırlandı, Saran ve Cebeci ağır cezada yargılanacak

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Esat Aytan yazdı I Tatilin fotoğrafı değil hatırası kalsın
  • Eşinin yemeklerini beğenmeyen koca ağır kusurlu sayıldı
  • Şair Ahmet Telli’nin cenaze programı belli oldu
  • CHP Milletvekili Akdoğan’dan Erdal Beşikçioğlu’na ‘Çok yanlış yapıyor’ tepkisi 

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.