(The Turkish Post) – Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) tasfiye kapsamındaki fonlara ilişkin yeni duyurusu, yatırımcıların alacaklarının nasıl hesaplanacağı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Kurul, 17 Eylül’de TEFAS üzerinden iletilen ve fonların işleme kapatılması nedeniyle iptal edilen talimatların sahiplerine, “tasfiye bakiyesinden, fondaki katılma payı sahipliği oranında” ödeme yapılacağını açıkladı.
İktisatçı İnan Mutlu ise özellikle “tasfiye bakiyesi” ifadesine dikkat çekerek, fon varlıklarının değer kaybetmesi veya alacakların tahsil edilememesi halinde yatırımcıların yatırdıkları tutarın tamamını geri alamayabileceğini savundu.
SPK’dan tasfiye sürecine ilişkin yeni açıklama
SPK’nın 28 Eylül tarihli duyurusunda, tasfiye kapsamındaki fonların 17 Eylül 2026 itibarıyla TEFAS üzerinden alım ve satım işlemlerine kapatıldığı hatırlatıldı. Kurul, 16 Eylül ve öncesinde TEFAS’a iletilen talimatların işlem valörlerinde platformun olağan işleyişine dahil edildiğini belirtti.
16 Eylül saat 13.30’dan sonra ve 17 Eylül saat 13.30’dan önce verilen talimatların ise aynı fiyat valörüne tabi olduğu ifade edildi. Ancak fonların 17 Eylül’de TEFAS’ta işleme kapatılması nedeniyle bu tarihte verilen tüm talimatların platform tarafından iptal edildiği bildirildi.
Ödeme “tasfiye bakiyesi” üzerinden yapılacak
SPK’nın duyurusunda en dikkat çekici bölüm, iptal edilen talimatların sahiplerine yapılacak ödemeye ilişkin oldu.
Kurul, 17 Eylül’de TEFAS’a iletilen ancak fonların işleme kapatılması nedeniyle iptal edilen alım-satım talimatlarının sahiplerine, “tasfiye bakiyesinden, fondaki katılma payı sahipliği oranında ödeme yapılacağını” açıkladı.
SPK ayrıca 16 Eylül ve öncesinde TEFAS’a iletilmiş olmasına rağmen fonun temerrüde düşmesi veya fiyat açıklamaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatların da tasfiye kapsamında değerlendirileceğini duyurdu.
İnan Mutlu: SPK korkulanı ilan etmiş
İktisatçı İnan Mutlu, SPK’nın açıklamasındaki ifadelerin yatırımcılar açısından kritik olduğunu savundu.
Mutlu, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, “SPK korkulanı ilan etmiş. Net anlaşılmasın diye de bayağı çaba sarf etmiş” ifadelerini kullandı.
Mutlu’ya göre özellikle “tasfiye bakiyesinden fondaki katılma payı sahipliği oranında ödeme yapılacaktır” ifadesi, tasfiye sonunda ortaya çıkacak toplam varlığın önemini artırıyor.
“Elde kalan bakiye neyse o oranlanacak”
Mutlu, fonların elindeki varlıkların değer kaybetmesi, temerrüde düşen alacakların tahsil edilememesi veya portföyde görünen varlık değerlerinin gerçek piyasa değerinin altında kalması halinde yatırımcıların kayıp yaşayabileceğini öne sürdü.
Mutlu, bu senaryoda yatırımcılara yatırdıkları anaparanın tamamından daha düşük bir tutarın ödenebileceğini savunarak, “Elde kalan bakiye neyse o, oranlanarak ödenecek” değerlendirmesinde bulundu.
Mutlu ayrıca “Bakiyenin ne kadar olacağı tam bir soru işareti” diyerek tasfiye sonunda yatırımcılara dağıtılabilecek toplam tutarın henüz belli olmadığına dikkat çekti.
SPK’nın 28 Eylül tarihli duyurusunda ise yatırımcılara anaparalarının tamamının ödeneceğine ilişkin bir garanti yer almıyor; açıklama, söz konusu ödemeleri oluşacak tasfiye bakiyesi ve fondaki katılma payı sahipliği oranına bağlıyor.
Tasfiye süresi 6 aya çıkarılmıştı
SPK, 21 Eylül’de tasfiye usul ve esaslarında değişikliğe giderek tasfiye için öngörülen 3 aylık süreyi 6 aya çıkarmıştı.
Kurul, değişikliğin tasfiyenin mutlaka 6 ay süreceği anlamına gelmediğini, fon portföylerinin yapısı ve piyasa koşullarına bağlı olarak işlemlerin daha erken tamamlanabileceğini açıklamıştı.
131 fonda 455 bin 758 yatırımcı bulunuyor
SPK’nın 23 Eylül’de açıkladığı verilere göre 7 portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 131 fon tasfiye kapsamına alındı. Bu fonlardaki tekil yatırımcı sayısı 455 bin 758 olarak açıklanmıştı.
Tasfiye sürecinde yatırımcıların ne kadar ödeme alacağı ise fonların varlıklarının tasfiye edilmesi ve süreç sonunda oluşacak bakiyenin belirlenmesiyle netleşecek.




