(The Turkish Post) – Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen 33. Olimpiyat Oyunları, Sen Nehri’ndeki muhteşem törenle başladı ancak milli sporcuların geçit töreninde giydiği kıyafetler pijamaya benzetilerek tepki topladı.

Paris Olimpiyatları’nın görkemli açılış töreni, birçok açıdan hem Türkiye’de hem de dünyada gündem oldu. Türkiye’de en çok konuşulan konulardan biri ise milli sporcularımızın kıyafet tasarımıydı.

Sen Nehri üzerinde gerçekleşen törende, sporcular bindikleri teknelerle geçiş yaparken, birçok ülkenin kıyafeti törene damga vurdu. Sağanak yağışı nedeniyle zaman zaman zor anlar yaşayan sporcuların kıyafetleri geceye renk kattı. Özellikle Moğol sporcuların giydiği geleneksel elbise, taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazandı.

Ancak millilerimizin giydiği takım elbise sosyal medyada vatandaşların tepkisiyle karşılandı. Sporcuların kıyafeti ‘pijamaya’ benzetilirken, bazı kullanıcılar ise “Yunan pijaması gibi” ifadelerini kullandı. Kıyafetleri üreten Vakko markası da eleştirilerin hedefindeydi.
Hürriyet’ten Fulya Soybaş’ın yazısına göre, yorumcular, kırmızı-beyaz yerine, ağırlıklı mavi-beyaz renkler kullanılması ve dikine çizgili olmasından kaynaklı ‘pijama’ benzetmesi yaptı.

Mete Gazoz ve Busenaz Sürmeneli’nin geçit töreninde giydiği kıyafetlere sosyal medyada ‘pijama’ benzetmesi yapıldı.

MANKENLERDE DURUŞU
Vakko’nun sporcularımız için tasarladığı kıyafetler yapılan özel çekim sonrası böyle tanıtılmıştı.
KÜLTÜRÜMÜZE AİT DETAYLAR YOK, ÇOK SİLİK
Modacı Neslişah Yılmaz, Milli Takımımızın, Paris Olimpiyatları açılış seromonisinde giydiği kıyafetler özelinde yapılan ‘pijama’ gibi yorumlara katılıyor ve diyor ki: “Yani Olimpiyat öncesinde yapılan moda çekimlerine bakınca kesinlikle ‘klas’ bir görüntü var. Elbette sporcularımızın tıpkı o moda çekimindeki mankenler gibi bu kıyafetleri taşımasını beklemiyoruz. Zaten beklemek hata olur. Ancak Moğolistan, Fransa gibi ülkelerin çok beğenilen kıyafetlerine bakınca… Kendi kültürlerinden parçalar görüyoruz. Bizde eksik olan bu. ‘Vay’ olmuyorsun. Eğer Vakko ekibi bunu yapmış olsaydı, Türk kültürüne ait bir motif; mesela, şu an ölmekte olan bir tel kırma ya da el işi bir kilim motifi olabilir, koysaydı, Türkiye bayrağını bile görmeden, ‘İşte bu Türkiye’ dedirtecek bir detay olsaydı, işte o zaman alkış alırdı kıyafetimiz. Oysa bizimkinin bir hikâyesi yok! Tasarım Vakko’ya ait olduğu için eminim kumaşı, kesimi, dikimi çok kalitelidir ancak günlük, hazır giyim diyebileceğimiz, herkesin dolabında olabilecek basitlikte bir iş olması hayal kırıklığı yarattı. Mavi renk denizi ve gökyüzünü temsil ediyor anlıyorum ama mavinin tonu da yanlış. Silik. Kırmızı daha yoğun kullanılsaydı görseli daha güçlü olabilirdi.”

TASARIM MUHTEŞEMDİ, MODA ÇEKİMİNDE DEĞİL TÖRENDEYDİLER
Moda, güzellik editörü Buse Turan ise sporcularımızın kıyafetlerinin tartışılmasını saçma bulduğunu söylüyor ve ekliyor: “Yapılan her olumsuz yorum sporcuların motivasyonunu düşürüyor.” Peki, kıyafetleri beğendi mi? “Tasarım anlamında bence gayet şık” diyor, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Sanırım herkes moda çekimindeki gibi gözükmesini istedi kıyafetlerin. Öyle bir beklenti vardı. Ama stil çekimi ayrıdır, gerçek hayat ayrıdır. Stüdyoda ışık farklı, makyaj farklı. Ki fotoğraflara sonradan da düzeltmeler, rötuşlar yapılıyor. Oysa orada sporcular saatlerce ağır bir yağışın altındaydı. Coşku da var. Kıyafetin duruşu ile kimse ilgilenmedi ki. Ayrıca İngiltere, Amerika takımları kolejli çocuklar gibiydi. Kot ile gelmişler. Onlara bakınca ‘helal olsun bizimkilere’ dedim. Burada tek eleştirim şu olabilir, kıyafetler sanki kişiye özel değildi. Eğer katalogtaki gibi durması isteniyorsa bir önemli detay da budur. Sonuçta bende güzel duran boy, kilo, ten rengi gibi nedenlerle başkasında aynı güzellikte durmayabilir. Eleştirirken bu detaylar unutulmasın.”





















