(The Turkish Post) – Türkiye’de intihar nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 2025 yılında 4 bin 599’a yükseldi. TÜİK verilerine göre kaba intihar hızı da yüz binde 5,36 ile 2001-2025 döneminin en yüksek seviyesine ulaştı.
Uzmanlar, artışın tek bir nedene bağlanamayacağını; ekonomik güçlükler, barınma ve gelir güvencesizliği, yalnızlık, aile içi çatışmalar, şiddet, istismar ve ruh sağlığı hizmetlerine erişimdeki sorunların birlikte ele alınması gerektiğini belirtiyor.
Rakamlar son 25 yılın en yüksek seviyesinde
TÜİK verilerine göre 2024 yılında 4 bin 509 olan intihar nedeniyle ölüm sayısı, 2025’te 4 bin 599’a çıktı. Kaba intihar hızı da 2024’te yüz binde 5,27 iken 2025’te 5,36’ya yükseldi.
2002 yılında 2 bin 301 olan intihar sayısının 2024’te 4 bin 460’a yükseldiği görülüyor. 2025 verisiyle birlikte sayı 4 bin 599’a ulaşırken, kaba intihar hızındaki yükseliş de dikkat çekti.
Uzmanlar tek nedene dikkat çekiyor
Türkiye Psikiyatri Derneği Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Gülin Özdamar Ünal, intiharın çok bileşenli ve karmaşık bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirtiyor.
Depresyon, alkol ve madde bağımlılığı ile geçmişteki intihar girişimleri önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Ancak uzman değerlendirmesinde tablo yalnızca psikiyatrik rahatsızlıklarla açıklanmıyor.
Barınma krizi, işsizlik, gelir güvencesizliği, sosyal destek eksikliği, aile içi çatışmalar, şiddet ve istismar da riskleri artırabilecek toplumsal etkenler arasında sıralanıyor.
Gençler için baskı giderek büyüyor
Uzmanlara göre gençlerde akran zorbalığı, siber zorbalık, aile içi sorunlar ve akademik baskı da önemli başlıklar arasında bulunuyor.
Doç. Dr. Özdamar Ünal, gençlerin yardım alabilmek için ağır bir kriz yaşamalarının beklenmemesi gerektiğini belirterek okullardaki rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve üniversitelerde erişilebilir psikolojik destek merkezlerinin oluşturulması çağrısında bulundu.
Ulusal eylem planı çağrısı
Uzman değerlendirmesinde, intiharı önlemeye yönelik çalışmaların yalnızca bireysel tedaviyle sınırlı kalmaması gerektiği vurgulanıyor.
Erken risk tespiti, kriz anında hızlı müdahale, girişim sonrasında yakın takip, ruh sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve güvenilir veri takip sistemlerinin kurulması öneriliyor. Medyanın da intihar haberlerinde sorumlu bir dil kullanmasının önemi vurgulanıyor.






















