(The Turkish Post) – TUNA CEVHER
Türkiye’de son yıllarda hemen her kalemde art arda gelen zamlar, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişle yeni bir boyut kazandı. TÜİK’in altı aylık Yİ-ÜFE artış oranına dayalı otomatik ÖTV düzenlemesi kapsamında benzine 2,26 TL, motorine 2,12 TL, LPG’ye ise 97 kuruş zam yapıldı. Bu artışla birlikte İstanbul’da benzinin litre fiyatı 51 TL’yi, motorinin ise 52 TL’yi geçti.
ENFLASYONU KÖRÜKLEYEN ATEŞ
Zamların vatandaşın cebindeki yangını büyüttüğü açık. Türkiye’de akaryakıt fiyatlarının yaklaşık %55-60’ı vergi kaynaklı. Her yeni zam, pompada yalnızca bir rakam artışı değil, halkın bütçesine derin bir kesinti anlamına geliyor. Devletin ÖTV ve KDV yoluyla akaryakıttan elde ettiği gelir, kamu maliyesinde önemli bir paya sahip. Ancak bu model, tüketicinin omzuna her geçen gün daha fazla yük bindiriyor.
OTOMOBİL ÖTV DÜZENLEMESİ
Son günlerde sessiz sedasız hayata geçirilen bir başka kritik düzenleme de otomobil ÖTV’sinde yapıldı. Yeni yasayla birlikte ÖTV oranları %80 ile %220 arasında yeniden belirlendi. Arazi tipi kamyonetlerde ise sabit %50 ÖTV uygulanacak. Her ne kadar matrah düzenlemesiyle “bazı araçlarda fiyat artışı sınırlı kalacak” denilse de Türkiye’de satılan araçların çoğu zaten en yüksek vergi diliminde yer aldığı için vatandaş için ciddi bir indirim beklentisi şimdilik hayal olarak kalıyor.
Uzmanlar, bu değişikliğin orta ve uzun vadede tüketicinin araç alımını daha da zorlaştıracağını, özellikle yerli üretim teşvik hedefleriyle çeliştiğini ifade ediyor.
ESNAF ARTIK YOL AYRIMINDA
Zamlı akaryakıt fiyatları, taşımacılık ve nakliye sektörünü adeta kilitliyor. Kargo ve servis taşımacılığı yapan esnaf, maliyet artışını ya fiyatlara yansıtacak ya da kârından feragat edecek. Ancak artan maliyetleri müşteriye yüklemek, talep düşüşünü ve müşteri kaybını da beraberinde getiriyor.
HALKIN YÜKÜ ARTIYOR
Aile bütçesinde en büyük kalemlerden biri haline gelen ulaşım giderleri, yeni zamlarla birlikte daha da ağırlaştı. Özel araç kullanmak çoğu kişi için yeni fiyatlar sayesinde lüks haline geliyor. Alternatif olarak toplu taşıma daha cazip gibi görünse de burada da maliyet artışları kapıda.
SESSİZ ZAM MEKANİZMASI
ÖTV’deki otomatik güncelleme uygulaması, kamu gelirlerini artırmak için kolay bir yol olarak öne çıkıyor. Ancak bu yöntemin uzun vadede enflasyonu tetiklediği, tüketicinin alım gücünü daha da erozyona uğrattığı görülüyor.
Devletin akaryakıttan aldığı vergi yükü, Türkiye’de yakıt fiyatlarının zaten yüksek olmasının en büyük sebeplerinden biri. Yeni zamlarla birlikte “vergili fiyat” kavramı, vatandaşın zihninde daha da canlanmış durumda.
KISA VADELİ GELİR Mİ, UZUN VADELİ KRİZ Mİ?
Yapılan ÖTV zammı, hükümetin kısa vadeli gelir ihtiyacını karşılayabilir. Ancak uzun vadede hem halk hem de esnaf üzerinde derin izler bırakmaya devam ediyor. Her zam yeni bir dalga halinde temel ihtiyaç fiyatlarına yansıyor, halkın geçim savaşı giderek ağırlaşıyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artış artık sadece bir “zam haberi” olmaktan çıktı, ülkenin genel ekonomik sağlığını doğrudan etkileyen bir mesele haline geldi.





















