(The Turkish Post) – TUNA CEVHER
Uzmanlara göre çocuk ve ergenlerdeki skolyoz (omurga eğriliği) vakalarında son yıllarda ciddi bir artış söz konusu. Özellikle telefon, tablet ve bilgisayar ekranlarına uzun süreli bakış, duruş bozukluğu ve kas zayıflığı gibi sorunlara yol açıyor.
SKOLYOZ VAKALARI NEDEN ARTIYOR?
Türkiye’de çocuklarda skolyoz görülme oranı yaklaşık yüzde 3 civarında seyrediyor. Bu oran kız çocuklarında erkeklere kıyasla 10 kata kadar daha yüksek olabiliyor. Son yıllarda, özellikle ekran başında geçirilen sürelerin artmasıyla birlikte bu oranlarda dikkat çekici bir yükseliş gözlemleniyor. Yaz tatillerinde ekran karşısında uzun saatler geçiren çocuklarda skolyoz riskinin iki kat arttığı tespit edildi. Çin’de yapılan geniş ölçekli bir araştırma ise, COVID-19 pandemisi sonrasında okul çağındaki çocuklarda skolyoz belirtilerinin yüzde 3.7’den yüzde 5.4’e yükseldiğini ortaya koydu. Bu artışın temel nedenleri arasında fiziksel aktivitenin azalması ve uzun süreli hareketsizlik gösteriliyor.
EKRAN SÜRELERİ SKOLYOZU TETİKLİYOR MU?
Adolesan çağda günde iki saatten fazla ekran kullanımı, omurga sağlığı açısından güçlü bir risk faktörü olarak öne çıkıyor. Günlük ekran süresi iki saatin üzerine çıkan çocuklarda skolyoz geliştirme olasılığının üç kat arttığı, eğer bu durum düşük fiziksel aktivite ile birleşirse riskin sekiz kata kadar yükseldiği belirtiliyor. Özellikle öne eğik pozisyonda uzun süre ekran karşısında kalmak, boyun ve sırt kaslarında dengesizliğe neden olarak omurgayı destekleyen kas yapısını zayıflatıyor. Bu durum da zamanla omurga eğriliklerine kapı aralıyor.
HAREKETSİZLİK VE KAS ZAYIFLIĞI ÖNEMLİ BİR ETKEN
Skolyozun oluşmasında duruş bozuklukları ve kas zayıflığı da etkili oluyor. Özellikle core olarak adlandırılan karın ve sırt bölgesindeki denge kaslarının yetersiz çalışması skolyoz gelişimini kolaylaştırıyor. Yapılan araştırmalarda çocukların yaklaşık yüzde 80’inde duruş bozukluğu saptandığı ve bu durumun omurgada kalıcı şekil bozukluklarına neden olabileceği bildiriliyor. Omuz hizasındaki bozukluklar, sırtın bir tarafında çıkıntı, kalça asimetrisi gibi belirtiler skolyozun erken sinyalleri arasında.
AİLELER NE YAPMALI?
Uzmanlar, ekran süresinin günde 1 ila 2 saat ile sınırlandırılmasını ve her 20 dakikada bir mola verilmesini öneriyor. Bunun yanında çocukların en az 60 dakika orta-şiddette fiziksel aktivite yapmaları gerektiği vurgulanıyor. Yüzme, pilates, dans ve yoga gibi kas dengesini sağlayan sporlar skolyoz riskini azaltmakta etkili olabilir. Aileler, özellikle 10 ila 15 yaş arasında çocuklarını skolyoz açısından düzenli olarak kontrol ettirmeli ve omuz-bel hizasında fark ettikleri dengesizliklerde aile hekimine başvurmalıdır. Ev ve okul ortamında çalışma masası, sandalye yüksekliği ve ekran pozisyonunun ergonomik şekilde düzenlenmesi de omurga sağlığı açısından önem taşıyor.
SAĞLIK KURUMLARINDA SKOLYOZ YOĞUNLUĞU
Artan farkındalık ve vakalar, sağlık kurumlarında da yoğunluğa neden oluyor. Örneğin Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde, fizik tedavi ve rehabilitasyon biriminde skolyoz için alınan randevuların 6 ay sonrasına verildiği belirtiliyor. Bu durum hem hasta talebinin hem de tedaviye yönlendirilen vaka sayısının ciddi biçimde arttığını gösteriyor. Bu alandaki sağlık yatırımlarının artırılması ve daha fazla uzmanın istihdam edilmesi gerekiyor.
BİLİNÇLİ TOPLUM, ERKEN MÜDAHALE
Skolyoz, erken fark edildiğinde ve doğru müdahale edildiğinde ilerlemesi büyük ölçüde engellenebilecek bir sağlık sorunu. Bu nedenle ailelerin ve öğretmenlerin bilinçli olması, düzenli kontrollerin yapılması, devletin de okul taramaları ve farkındalık kampanyaları ile süreci desteklemesi büyük önem taşıyor. Omurga sağlığının korunması, çocukların hem fiziksel hem de psikolojik gelişimi açısından hayati değer taşıyor.






















