(The Turkish Post) – TUNA CEVHER
Türkiye ekonomisinde tablo giderek ağırlaşıyor. Üretim maliyetleri sanayiciyi nefessiz bırakırken, yüksek faiz politikası yatırım ortamını kurutuyor. Üstelik, uluslararası piyasalarda da Türkiye’ye duyulan güveni zedeleyen “politik müdahale riski” uyarıları yükseliyor. Hem içeriden hem dışarıdan gelen sesler aynı gerçeğe işaret ediyor: Ekonomi, yapay dengelerle ayakta kalmaya çalışıyor.
TİM BAŞKANI: “BU MALİYETLERİ SADECE SANAYİCİ DEĞİL, ÜLKE DE KALDIRAMIYOR”
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, artan üretim maliyetleri karşısında çaresizliği dile getirdi. CNBC-e’ye konuşan Gültepe, “Umarım asgari ücret belirlenirken işverenin de çalışanların da çıkarı gözetilir. Artık bu maliyetleri sadece sanayici değil, ülke de kaldırmıyor” sözleriyle ekonomideki sıkışmayı özetledi.
Kur, faiz ve enflasyon arasındaki dengesizlik sanayicinin hesap defterini altüst etmiş durumda. Gültepe’nin sözleri, üretim gücünü ayakta tutmaya çalışan reel sektörün sessiz isyanı olarak okunuyor.
ARDIÇ: “YÜKSEK FAİZ ENFLASYONU BESLİYOR, REEL SEKTÖR NEFESSİZ”
Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç da benzer bir uyarı yaptı. “Fiyat istikrarı” gerekçesiyle uygulanan yüksek faiz politikasının, tam tersine, enflasyonu yeniden besleyen bir kısır döngüye dönüştüğünü söyledi. “Bu süreçte üretim maliyetleri artıyor, yatırımlar erteleniyor, krediye erişim imkânsız hale geliyor” diyen Ardıç, mevcut ekonomik modelin artık sürdürülebilir olmadığını vurguladı. Ardıç’a göre sorun sadece faiz oranı değil, yanlış önceliklerin ekonomiyi “sanayisizleşme” noktasına sürüklemesi. “Üretim yerine ithalatı teşvik eden bir ekonomi, kendi ayaklarını kesiyor” ifadeleri, sistemin çelişkisini açıkça ortaya koyuyor.
FİTCH: “POLİTİK MÜDAHALE RİSKİ NOT ARTIŞININ ÖNÜNDE”
Yalnızca yerli iş çevreleri değil, uluslararası kuruluşlar da aynı noktaya dikkat çekiyor. Fitch Ratings Kıdemli Direktörü Douglas Winslow, Türkiye ekonomisinin önündeki en büyük engelin “politik müdahale riski” olduğunu söyledi. Winslow’a göre, ekonomik kararların teknik gerekçelerle değil, siyasi hesaplarla alınması Türkiye’nin kredi notunu yukarı taşımayı imkânsız hale getiriyor. Fitch, rezerv artışını olumlu bulsa da bunun yapısal güveni geri getirmek için yeterli olmadığını belirtiyor. Ayrıca, yaklaşan seçim döneminde politika gevşemesi riskine de işaret ediyor.
GERÇEKLERLE YÜZLEŞME ZAMANI
Sanayiciler yüksek maliyet altında ezilirken, finans politikaları enflasyonu durduramıyor; uluslararası kuruluşlar ise siyasal müdahaleleri risk olarak görüyor. Bu tablo, ekonomide makyajla sürdürülen “istikrar”ın gerçekte kırılgan bir dengeye dayandığını gösteriyor. Türkiye’nin artık yüzleşmesi gereken gerçek açık: Üretimden kopuk, siyasi kaygılarla şekillenen ekonomi politikaları, günü kurtarsa da yarını ipotek altına alıyor.





















