(The Turkish Post) – TUNA CEVHER
Kanal İstanbul projesi, Karadeniz ile Marmara Denizi arasında yapay bir su yolu oluşturmayı hedefleyen ve 2011 yılında “çılgın proje” olarak tanıtılan bir girişim.
Resmi söylemlerde İstanbul Boğazı’ndaki deniz trafiğini azaltma ve güvenliği artırma amacıyla öne çıksa da proje çevresel, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla ciddi tartışmaların odağında yer alıyor.
RANT VE ARSA SATIŞLARI: YENİŞEHİR’DE REKOR GELİR
Projenin güzergâhında yer alan Arnavutköy’deki Yenişehir Evleri’nde, son 15 ayda 5.098 konut satışı gerçekleşti ve bu satışlardan 31,6 milyar TL gelir elde edildi. Bu durum, Kanal İstanbul’un bir “rant projesi” olduğu yönündeki eleştirileri güçlendirdi.
Ayrıca, 2024’ten bu yana proje güzergâhında kamu eliyle satışa çıkan arsaların bedeli 5 milyar TL’ye yaklaştı. Emlak Konut, 2024 yılında Kanal İstanbul güzergâhında yer alan Dursunköy’de en az 28 milyar 233 milyon TL’lik konut ve altyapı ihalesine çıktı.
ÇEVRESEL TEHLİKELER: SU KAYNAKLARI VE EKOSİSTEM TEHDİDİ
Kanal İstanbul’un inşası, İstanbul’un su kaynakları ve ekosistemi üzerinde ciddi tehditler oluşturabilir. Proje alanında deniz, göl, dere, bataklık, kumul, sazlık, orman, tarım, mera, maki ve kayalık gibi çeşitli ekosistemler bulunuyor. Bu alanlarda endemik olan 14 tür, BERN Sözleşmesi’nin Ek II Listesi’nde yer alan 119 tür ve Ek III Listesi’nde yer alan 76 tür bulunuyor.
Proje, bu ekosistemleri ve türleri tehdit edebilir. Ayrıca, Sazlıdere Barajı gibi önemli su kaynakları da proje nedeniyle risk altında. Bu Baraj İstanbul’un çevre güvenliği ve su kaynaklarının güvenliğinin sürdürülebilirliği açısından önemli.
DEPREM RİSKİ: FAY HATLARI ÜZERİNDE BİR PROJE
Kanal İstanbul güzergahı, aktif fay hatlarına yakın bölgelerden geçiyor. Özellikle Sazlıdere Barajı ile Marmara Denizi arasındaki kısım, sıvılaşma, heyelan ve tsunami tehdidi altında. Jeoloji profesörü Prof. Dr. Naci Görür, projenin hem çevresel hem de sismik açıdan ciddi riskler taşıdığını belirtiyor. “Kanal İstanbul, depremi tetiklemez ama deprem bölgesinde, zemin yapısı zayıf bir alanda nüfus yoğunluğunu artırarak felaket riskini büyütür” cümlesini kurdu.
Bu da kanalın ciddi hasar görmesine, çevresindeki yapıların yıkılmasına ve İstanbul’un altyapısının zarar görmesi anlamına geliyor.
ULUSLARARASI TANITIM: ARAP YATIRIMCILARA YÖNELİK REKLAMLAR
Kanal İstanbul projesi, Arap ülkelerinde yatırım fırsatı olarak tanıtılıyor. Ürdün merkezli bir emlak şirketi, Kanal çevresindeki arazilerin imara açıldığını ve yatırım değerinin arttığını vurgulayan tanıtım videoları yayımlamıştı. Bu durum, projenin uluslararası yatırımcılara yönelik bir rant projesi olduğu yönündeki eleştirileri artırıyor.
İSTANBUL İÇİN BİR TEHDİT Mİ?
Kanal İstanbul projesi, ekonomik getirileri ve stratejik hedefleri kadar, çevresel, sosyal ve güvenlik riskleriyle de gündemde. Projenin hayata geçirilmesi durumunda, İstanbul’un su kaynakları, ekosistemi ve deprem güvenliği üzerinde ciddi etkiler yaratabileceği konusunda uzmanlar uyarılarda bulunuyor.
Ayrıca, projenin rant odaklı bir yapıya dönüşmesi, kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve şehir planlaması açısından da sorgulanıyor.






















