(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
Son yıllarda Türkiye’nin demokratik göstergelerinde keskin bir düşüş yaşanırken, uluslararası raporlar ülkenin giderek otoriterleştiğini ortaya koyuyor. Demokrasi, insan hakları ve basın özgürlüğü konularında Türkiye’nin hızla geriye gidişi, iktidarın baskıcı politikalarının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
DEMOKRASİ ENDEKSİ’NDE ÇÖKÜŞ
The Economist Intelligence Unit’in (EIU) 2023 Demokrasi Endeksi’ne göre Türkiye, “melez rejim” kategorisinde kalmaya devam ediyor. 2006 yılında 5,7 puana sahip olan Türkiye, 2023’te 4,09’a gerileyerek demokratik standartlardan neredeyse tamamen uzaklaşmış durumda. İktidarın yargı üzerindeki etkisi, seçim süreçlerine yönelik müdahaleleri ve temel hakları hiçe sayan uygulamaları, bu çöküşün başlıca nedenleri arasında yer alıyor.
İNSAN HAKLARI KONUSUNDA VAHİM TABLO
Freedom House’un 2023 raporunda Türkiye, 100 üzerinden yalnızca 32 puan alarak “özgür olmayan ülkeler” kategorisine iyice yerleşti. İfade özgürlüğünün sistematik olarak kısıtlanması, keyfi tutuklamalar ve hukuk sisteminin iktidarın bir aracı haline gelmesi, ülkeyi otoriter rejimlerin ligine taşıyor. Son on yılda özgürlüklerin en fazla gerilediği ülkelerden biri olması, Türkiye’nin demokratik değerlerden ne denli uzaklaştığını gözler önüne seriyor.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ: SUSTURULAN SESLER
Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) 2022 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, 180 ülke arasında 149. sıraya gerileyerek basın özgürlüğü açısından dip noktaya ulaştı. Ana akım medyanın büyük oranda iktidarın kontrolüne geçmesi, bağımsız gazetecilere yönelik baskılar ve oto sansürün zorunlu hale gelmesi, ülkede özgür basının tamamen susturulmak istendiğini gösteriyor.
ULUSLARARASI ELEŞTİRİLER VE UYARILAR
Siyasi uzmanlar ve insan hakları kuruluşları, Türkiye’nin demokratik değerleri ayaklar altına alan yönetim anlayışının uzun vadede ekonomiye ve dış politikaya zarar vereceğini belirtiyor. Avrupa Birliği ve diğer uluslararası aktörler, Türkiye’ye defalarca demokratik reform çağrısı yapmış olsa da iktidar bu uyarıları dikkate almak yerine baskı politikalarını daha da sertleştiriyor.
Türkiye’nin demokrasi, insan hakları ve basın özgürlüğü alanlarında içine sürüklendiği bu karanlık tablo, hem yurtiçinde hem de uluslararası arenada büyük endişe yaratmaya devam ediyor. Mevcut gidişat değişmezse, ülkenin otoriterleşme sürecinde geri dönüşü olmayan bir noktaya ulaşması kaçınılmaz görünüyor.























