(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
İsrail, 13 Haziran sabahı İran’a karşı bugüne kadarki en büyük çaplı saldırılarından birini başlattı. “Yükselen Aslan Operasyonu” (Operation Rising Lion) adı verilen saldırı kapsamında Tahran, Natanz, Kirmanşah, Tebriz ve İsfahan’daki nükleer tesisler hedef alındı. Hedef alınan bölgeler arasında İran Devrim Muhafızları Komutanlığı, füze üsleri ve stratejik radar sistemleri de yer aldı.
İRAN: “SAVAŞ İLANI”
İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Şikarçi “İsrail, İran’a saldırılarını ABD’nin yardımıyla gerçekleştirdi. Ağır bir bedel ödeyecekler. İran silahlı kuvvetlerinin sert karşılığını beklesinler.” İfadelerini kullandı. İranlı resmi kaynaklara göre en az 5 sivil hayatını kaybetti, 20 yaralandı; ayrıca Tahran, Tebriz, Kirmanşah vb. şehirlerde çok sayıda patlama oldu. Saldırılar sırasında nükleer bilim insanlarının da hedef alındığı belirtiliyor. İran medyası, saldırıda birçok askeri tesisin zarar gördüğünü duyurdu.
KARŞILIK GECİKMEDİ: İRAN’DAN MİSİLLEME
İsrail, misilleme olarak İsrail topraklarına yaklaşık 100 insansız hava aracının fırlatıldığını söyledi, ancak İranlı bir kaynak bunu reddetti. İran tarafından havalandırılan bu insansız hava araçlarının İsrail’e ulaşmadan etkisiz hale getirilmesi için gerekli önlemlerin alındığını ifade etti. İran Devrim Muhafızları Ordusu’na yakınlığıyla bilinen “Sepahnews” ise İran’dan İsrail’e kamikaze İHA’lar gönderildiğini duyurdu. Öte yandan, İsrail ordusunun X hesabından yapılan açıklamada, İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri ile Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami’nin düzenlenen saldırılarda öldürüldüğü teyit edilirken, operasyonlarda 200’den fazla savaş uçağının görev aldığı bildirildi. Cumhurbaşkanı Mesut Peşeşkian, televizyonda yayınlanan bir mesajda İranlıları liderlerinin yanında durmaya çağırdı ve güçlü bir yanıtın “İsrail’i aptalca eyleminden pişman kılacağını” söyledi.
ABD: TARAF DEĞİLİZ AMA HABERDARDIK
Washington yönetimi, saldırıya doğrudan katılım sağlamadığını ancak İsrail’in önceden bilgilendirmede bulunduğunu açıkladı. Trump, Truth Social’daki bir gönderide, “İki ay önce İran’a ‘anlaşma yapması’ için 60 günlük bir ültimatom verdim” dedi. “Bunu yapmalıydılar! Bugün 61. gün… Şimdi belki de ikinci bir şansları var!” demişti. Ancak Washington, operasyonda hiçbir rolü olmadığını söyledi. ABD Dışişleri Bakanlığı, taraflara itidal çağrısında bulundu ve “gerilimin daha fazla tırmanmaması için diplomatik yollar açılmalı” mesajını verdi. Ancak ABD üslerinin hedef alınması, çatışmanın bölgeselleşme riskini artırıyor. Şu an ABD resmen operasyonu destekliyor gibi görünmese de krizin derinleşmesi durumunda daha aktif müdahil olabilir.
ENERJİ PİYASALARINDA SARSINTI
Saldırının ardından Ham petrol fiyatı, büyük bir petrol üreticisi bölgede daha geniş misilleme saldırıları korkusuyla yaklaşık %8 arttı. Ancak ulusal İran petrol şirketi, rafineri ve depolama tesislerinin zarar görmediğini ve çalışmaya devam ettiğini söyledi. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir krizin petrol sevkiyatını etkileyeceğini ve bu durumun küresel enerji krizini derinleştirebileceğini belirtiyor.
DİPLOMASİ ÇIKMAZDA: NÜKLEER MÜZAKERELER ASKIYA ALINDI
Saldırıların ardından 15 Haziran’da Umman’da yapılması planlanan İran–ABD nükleer görüşmeleri süresiz olarak ertelendi. Bu gelişme, İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’ndan (NPT) çekilme ihtimalini güçlendirdi. Diplomasinin askıya alınması, çatışmayı diplomatik çerçevenin dışına itiyor.
SAVAŞ BÖLGESEL HALE GELEBİLİR Mİ?
Uzmanlar, Lübnan’daki Hizbullah’ın, Yemen’deki Husi milislerin ve Suriye’deki İran yanlısı grupların yakın zamanda çatışmalara dahil olabileceğini değerlendiriyor. Bu durum, İsrail-İran çatışmasını bölgesel bir savaşa dönüştürebilir. Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkeleri gelişmeleri dikkatle takip ediyor.
ORTADOĞU YENİ BİR EŞİKTEN Mİ GEÇİYOR?
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “İran tehdidi sona erene kadar operasyonlarımız sürecek” açıklamasında bulundu. İran ise “misliyle karşılık verileceğini” duyurdu. Bu saldırı, Orta Doğu’da yeni bir jeopolitik döneme işaret ediyor. Çatışma sadece İsrail ve İran arasında kalmayıp bölge aktörlerini ve global enerji piyasalarını etkileme potansiyeline sahip. ABD’nin olası müdahale pozisyonu, İran’ın ikinci misillemesi ve uluslararası toplumun arabuluculuk çabaları olayın dinamiklerini belirleyecek.






















