(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
Katolik dünyasının 266. ruhani lideri Papa Franciscus, uzun süredir mücadele ettiği zatürre sebebiyle hayatını kaybetti. Özellikle yaşamının son döneminde Gazze’deki sivil kayıplara ve insani felakete dair yaptığı açıklamalarla dünya kamuoyunun dikkatini çekmişti. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını eleştiren Papa, “Bu savaş değil, zulümdür” ifadeleriyle sessiz kalmanın suç ortaklığı olduğunu vurgulamıştı.
ZAMANLAMASI MANİDAR: SOYKIRIM VURGUSU TESADÜF DEĞİL
Papa Franciscus’un 2024 sonlarında yayımladığı “Umut Asla Hayal Kırıklığına Uğratmaz” adlı kitabı, Gazze’de yaşananları daha geniş bir çerçeveden okumamıza imkân veriyor. Kitapta, bazı uluslararası hukukçuların ve uzmanların görüşlerine yer verilerek, İsrail’in eylemlerinin “soykırım nitelikleri” taşıyabileceği ifade ediliyor. Bu doğrudan bir suçlama değil belki, ancak soykırım tartışmasını uluslararası kamuoyunun gündemine taşıma niyeti açık.
Geçtiğimiz Aralık ayında Vatikan’da yaptığı konuşmada ise İsrail’in saldırılarını “insanlık dışı” olarak nitelendiren Papa Franciscus, “Her gün onlarca çocuk, kadın ve yaşlı ölüyor. Bu savaş değil, bu zulümdür” demişti.
İNSANİ DENGE: REHİNELER VE YARDIM MESAJI
Paskalya mesajında da Gazze için barış çağrısında bulunan Papa, acil ateşkesin sağlanması ve insani yardımın engelsiz bir şekilde ulaştırılması gerektiğini belirtti. Ayrıca Hamas tarafından tutulan rehinelerin serbest bırakılması çağrısında bulunmuştu.
İSRAİL’İN TEPKİSİ: DİPLOMATİK GERİLİM Mİ
Papa’nın bu çıkışları, İsrail tarafından beklenildiği üzere tepkiyle karşılanmıştı. İsrail Dışişleri Bakanlığı, Papa’nın açıklamalarını “yanıltıcı ve taraflı” olarak nitelendirdi. Bu eleştiriler, aslında Papa’nın açıklamalarının ne kadar geniş bir yankı uyandırdığını ve rahatsızlık verdiğini de gösteriyor.
PAPA’NIN GAZZE KONUSUNDAKİ TUTUMU
Papa Franciscus’un bu net tutumu, insan hakları ihlallerine karşı sessiz kalmadığını son bir kez daha ortaya koydu. Franciscus, diplomatik nezaketle süslenmiş cümleler yerine, gerçeği açıkça dile getirmeyi tercih etmişti. Gazze’deki insani durumun daha fazla göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Papa, dünya liderlerine barış ve adalet çağrısını son kez yineledi. Sessiz kalmayı suç ortaklığı olarak gören bu yaklaşım, özellikle Batı dünyasının Gazze konusundaki çekingenliğini de sorgulatıyor.























