(The Turkish Post) – Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin göreceği Sinan Ateş davasının ilk duruşması, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda başladı. Duruşma salonuna önce Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Emre Yüksel, MHP’li Avukat Serdar Öktem, eski Ülkü Ocakları Yöneticisi Tolgahan Demirbaş, dönemin Ankara Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amiri Mustafa Ensar Aykal, özel harekat polisleri Aşkın Mert Gelenbey ile Muratcan Çolak’ın aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar getirildi.

Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, duruşma salonuna çelik yelekle ve 5 polis koruması eşliğinde geldi. Duruşmayı CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu da takip etti. Ayşe Ateş, Özel ve Kılıçdaroğlu, yan yana oturdu. Duruşmayı İYİ Parti, Zafer Partisi, Memleket Partisi ve Milli Yol Partisi genel başkanları da takip etti. Ülkü Ocaklarının eski Genel Başkanları da duruşmayı kendisi de bir dönem ülkü ocakları başkanlığı yapan Müsavat Dervişoğlu’yla izledi.
BİR KUMPAS TİYATROSU VAR
Karar gazetesinin haberine göre, Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, duruşmaya 5 polis koruması eşliğinde ve çelik yelek giyerek geldi. Acılı eş “Kızlarımla çok gerekli haller dışında dışarı çıkmıyorum. Bazılarının yaşaması gereken cezaevi hayatını bize layık gördüler” dedi. Ateş “MHP ve Ülkü Ocakları yöneticilerinin günlerdir ortaya attığı iddialar ile sanıkların ifadeleri birebir örtüşüyor. Topyekûn bir kumpas tiyatrosu sergileniyor” idiasında bulundu.
‘ÖLDÜRMEYECEKTİM SADECE AYAKLARINA ATEŞ ETTİM’
Ülkü Ocakları eski Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Aralarında eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş’ın da bulunduğu 22 sanık hakim karşısına çıktı. MHP’nin davaya katılma talebi reddedildi. Tetikçi Eray Özyağcı, organizatör Doğukan Çep ile Ateş arasında borç yüzünden husumet olduğunu ileri sürdü. “Öldürmeyecektim. Ayaklarına ateş ettim” dedi.
MHP’NİN KATILMA TALEBİ REDDEDİLDİ
Mahkeme, MHP’nin katılma talebini ‘Suçtan zarar görmedi’ diyerek reddetti. Tetikçi ve azmettirici dahil sanıklar ilk duruşmada soruşturma aşamasındaki tavırlarını değiştirdi. Bazı sanıklar polislerin, ifadelerini işkenceyle aldıklarını iddia etti. Savcılıkta cinayeti kendi başına işlediğini söyleyen tetikçi Eray Özyağcı, ifadesini değiştirdi. ‘Ayaklarına sıktım, öldürmedim’ savunması yapan tetikçi “Doğukan Çep azmettirdi” dedi. Mahkemede devreye sokulan yeni senaryoya tepki gösteren Ayşe Ateş “Topyekün sergilenen kumpas tiyatrosu” ifadesini kullandı.
‘BAY KEMAL NEREDE’ DİYE SATAŞMA
Azmettirici olduğu iddiasıyla tutuklu bulunan Doğukan Çep, mahkeme salonunda “Bay Kemal nerede” diye atışmalarda bulundu. Bunun üzerine Çep salondan çıkarıldı. Mahkeme başkanının “Bırakın işimizi yapalım. Kimse laf atmasın, sataşmasın” uyarısı üzerine Doğukan Çep salona geri getirildi.
TETİKÇİ SAVCILIKTAKİ İFADESİNİ DEĞİŞTİRDİ
Duruşmada kimlik tespiti sonrası ilk olarak suikastın tetikçisi sanık Eray Özyağcı’nin ifadesi alındı. Özyağcı, Doğukan Çep’in anlaşmazlık nedeniyle kendisini Sinan Ateş’i vurmak için Ankara’ya gönderdiğini, kendisini de olay yerine Vedat Balkaya’nın götürdüğünü söyleyerek “Aradım aradım ulaşamadım, bir dosya için bana söz vermişti, sözünü tutmadı. Bir para göndermiştim” dedi. “Ben senin için Sinan Ateş’i gider ayaklarından vururum” dediğini söyleyen Özyağcı “Sonra Suat Abi’yi (Kurt) aradım, ‘Kalacak yer lazım’ dedik. Doğukan Abi ile beraber otoparka gittik. Bana ‘Her şeyi ayarladım, Ankara’ya gitmem kaldı’ dedi” diye konuştu.
REİSİ VURDUK, DİYE BİR SES DUYDUM
Mahkeme başkanı, Özyağcı’ya, ifadesi ile savunması arasındaki çelişkileri sordu. Özyağcı, söylemediği şeylerin ifadeye yazıldığını öne sürdü. Olay anını anlatırken “Doğukan Sinan’ın yanında iki kişi var, sadece ayaklarından vur uzaklaş dedi. Ben sadece Sinan Ateş’in sağlı sollu ayaklarına ateş ettim efendim. Bana yanındakiler ateş etti. En son şöyle bir ses duydum: ‘Reisi vurduk, reisi vurduk’ diyorlardı” diye savunma yaptı. Mahkeme başkanı ise “Kamera kayıtlarını izledim, sana doğru koşuyorlardı. Kim reisi vurduk diye bağıracak sana” diye sordu. Özyağcı “Ben duyduklarımı söylüyorum vallahi efendim” dedi.
ÇEP’İ KORUMAK İÇİN YALAN SÖYLEDİM
Özyağcı, şöyle devam etti: “Doğukan Abi’yi aradım, ben ayaklarından vurdum ama ‘Reisi vurduk’ diye arkadan ses geldiğini söyledim. ‘Bu işin içinde iş olmasın’ dedim. Sonra Doğukan Abi beni arayıp, ‘Oğlum Sinan Ateş ölmüş, ben size ayaklarından vurun demedim mi’ diye kızdı. ‘Ben öldürmedim, ben yapmadım abi’ dedim. Kızdı, bağırdı, çağırdı. İfadelerimde Doğukan Abi’yi korumak için yalan söyledim. Üç tane savcı benim ifademi almaya başladı. Durmuş Ali Kaya, ‘Bize hikaye anlatma, biz bu işin siyasi olduğunu biliyoruz. Sana Devlet Bahçeli talimat verdiyse söyle, bize iki üç MHP’linin adını ver, içeride de dışarıda da seni koruyacağız.
SAVCILARI KUMPASLA SUÇLADI
Sana birkaç araç fotoları göstereceğim, bunları onayla yeter’ dedi. ‘Ben bunlara alet olmam, bunlar yalan dolan’ dedim. ‘Ben hiç tanımadığım insanlara iftira atamam’ dedim. Bana fotoğraflar göstermeye başladılar. ‘Ben bu dosyanın kalemşörüyüm, sana göstereceğim’ dedi. Öyle bir ifade alıyor ki, abimi korumak için ne yazıyorsa yazsın dedim. Şunları imzala dediler, imzaladım. Sonra da cezaevine gönderdiler. Bana gösterilen araç ve insan fotoğraflarını televizyonlarda gördüm, meğer onlar Ülkü Ocakları’na aitmiş. Allah’a şükrettim beni bunlara alet etmedin diye. Doğukan Çep, benim abimdir, ben sadece abimle Sinan Ateş arasındaki anlaşmazlık yüzünden ayaklarından vurdum. Ben kimseyi öldürmedim.
‘TOPYEKÜN SERGİLENEN KUMPAS TİYATROSU’
Duruşmaya çelik yelek ve 5 polis koruması eşliğinde gelen Ayşe Ateş salona girmeden “Tedbirler çok yüksek seviyede ama ben zaten evden çıkmıyorum. Bunlar öyle alçak adamlar ki yanımdaki korumalara da silah doğrultacak kapasiteyi görüyorum” dedi. Mahkemenin eksik bir iddianame üzerine kurulduğunu ifade eden Ateş “Bu cinayetin emniyet ve yargı ayağı vardır hiç şüphem yok. Emniyet ve yargının aynı zamanda MHP ve Ülkü Ocaklarının içine sızmış suç örgütü vardır. Zaten bu dosya üzerindeki karanlık el bunlar bir sac ayağının parçaları. MHP’nin avukatları burada ne sıfatla bulunuyorlar. Bizim yanımızda olmadıkları aşikar. Bu boşluğu aziz milletimiz doldursun. Umarım sanıklar serbest kalmaz” dedi.

DERVİŞOĞLU YARGILAMAYI ESKİ BAŞKANLARLA İZLEDİ
Sinan Ateş davasının ilk duruşmasını aralarında İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun olduğu geçmişte Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı yapmış isimlerden Atila Kaya, Suat Başaran, Hakan Ünser ve Alişan Satılmış Sinan Ateş duruşmasını takip etmek için salonda yer aldı. Eski genel başkanların davada bulunması, Ülkü Ocakları yöneticilerinde rahatsız etti. Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Fatih Aydın, sosyal medyadan dört ismin mahkeme salonundaki görüntüsü paylaşıp “Konu Ülkücü harekete kumpas kurmak olunca tüm bozguncular, başı bozuklar, mankurtlar birleşmiş…!” dedi.
‘ESAS AZMETTİRİCİLERLE BAĞI GİZLEME ÇABASINI GÖRDÜK’
Programı nedeniyle duruşmadan erken ayrılan Özel, çıkışta “Cinayete karışan kim varsa çeksin cezasını deseler, ittifakları da rahatlayacak. Kimse kral çıplak demiyorsa biz diyeceğiz” dedi ve şunları ekledi: “Esas azmettiricilerle bağı ortadan kaldırmak için üst düzey bir çaba gördük. Bu cinayetin tetikçisi bellidir azmettirenleri bellidir. Cinayete katkı verenler, yardım edenler, yataklık edenler, getirenler, götürenler bellidir ama iddianame tam işin gitmesi gereken tarafı gittiği yerde kesilmiştir. Yarım, güdük, natamam bir iddianame ile görülmekte olan bir davayla karşı karşıyayız. Sayın Ayşe Ateş’in bir yanında ben oturdum, bir yanında hukuk işlerinden sorumlu genel başkan yardımcımız, bir yanında Sayın Kemal Kılıçdaroğlu. Ayşe Ateş ve evlatları ‘Adalete ulaştık’ diyene kadar biz onların yanında durmaya devam edeceğiz. Günü geldiğinde kimse kral çıplak demiyorsa biz diyeceğiz. Kim korkarsa korksun biz korkmayanları, geri adım atmayanları, susmayanları, silmeyenleri siyasi çıkar için parti içi ya da ittifaklar arası bir kanlı cinayete sessiz kalmayanları temsil ediyoruz. Bu işe karışan kim varsa çeksin cezasını deseler partilerini de rahatlatacaklar, kendilerini de rahatlayacaklar, hareketlerini de rahatlatacaklar. Ama bırakın rahatlatmayı Türkiye’yi istese boğmaya çalışıyorlar.”





















