(The Turkish Post) – KAMİL ASLAN
Almanya temsilcisi Borussia Dortmund ve İspanya ekibi Real Madrid arasında cumartesi günü oynanan UEFA Şampiyonlar Ligi finali futbol severlere farklı bir heyecan verdi. İki dev kulübün oyun sistemi ve doksan dakika boyunca etkin mücadelesi hem tribünlerde hem de ekran başında izleyen futbol severleri mutlu etti. İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan Wembley Stadı’ndaki maçı tecrübesiyle İspanya devi kazandı. Bordo Beyazlı takıma kupayı getiren gollerse, 74. dakikada Carvajal ve 83. dakikada Vinicius Junior’dan geldi. Bu finalle birlikte Real Madrid 15. kez Avrupa’nın en büyüğü olmayı başardı.
Aslında kupa maçında önemli bir ayrıntı ortaya çıktı. Real Madrid’in yıllardan beri kaptanlığını yapan defans oyuncusu Nacho’nun Tip 1 diyabetli olduğu ortaya çıktı. Nacho’nun başarısı sadece kendisi açısından değil, benzer rahatsızlık yaşayan binlerce Tip 1 diyabetliye de ümit ışığı oldu. Elde edilen bu başarı, söz konusu rahatsızlığın hiçbir şey için engel olmadığının bir ispatı gibiydi adeta. Çünkü Avrupa’da ve Türkiye’de on binlerce kişi bu rahatsızlıkla mücadele ediyor. Türkiye’de bu rakam 30 bin civarında. Hatta çoğunluğu çocuk yaşındaki hastaların büyük çoğunluğu, rahatsızlığından dolayı sosyal hayatın dışında yer almayı tercih ediyor. Ancak Nacho’nun bu başarısı sadece kendisi açısından değil, Tip 1 diyabetli on binlerce hastaya umut oldu.
Nacho’nun başarıya uzanan hayat hikayesini okuduğunuzda mücadeleni ayakta alkışlıyorsunuz adeta. Nacho, diyabetli olduğunu öğrendiğinde henüz 12 yaşında. Real Madrid’in spor akademisinde amatör futbol oynuyor. Ani bir rahatsızlıkla hastaneye gitmek zorunda kalıyor. Bir anda futbol hayatının bittiğini düşündü. Birkaç ay içerisinde psikolojik olarak ciddi bir travma yaşadı. Ancak hastalık sürecinde doğru teşhis ve hekimle birlikte, Tip 1 diyabetin onun için yeni bir başlangıç olduğunun farkına varıyor. Nacho’ya göre; diyabetle yaşamak tabii ki zor. Çünkü kendinize normal bir kişiden üç kat daha fazla dikkat etmeniz gerekiyor. Beslenmenize ve dinlenmenize daha fazla dikkat etmek zorundasınız. Bu sizi daha fazla sorumluluk sahibi yapıyor. Çünkü daima ekipmanınızı (insülin, şeker ölçme sistemleri vb.) yanınızda taşımanız gerekir. Nacho, kendisi gibi rahatsızlığı yaşayanlara bir tavsiyesi var: Diyabet hiçbir şey yapmama engel olmaz. Ona göre; diyabet, sizi daha sorumlu bir insan yapıyor. Böylece kendinize daha çok bakıyorsunuz. Ona göre; eğer iyileşmesini sağlayacak bir tedavi bulunmazsa diyabetin hayatının geri kalanında onunla olmaya devam edeceğinin farkında.
Şimdi Nacho’yu Şampiyonlar Ligi finalinde kolundaki sensör ile gördüğümde, işte başarı bu dedim kendi kendime. Çünkü evet Tip 1 diyabet zorlu bir rahatsızlık. Ancak hiçbir şey yapmaya da engel değil. Bugün sporundan siyasetine, sinema dünyasından ekranın tanınan bazı yüzlerine kadar yüzlerce kişi benzer bir rahatlıkla yaşamını sürdürüyor. Ancak hiçbiri bunu bir yük olarak görmüyor. Tam aksine mücadele edilmesi gerektiğini düşünüyor. İşte Nacho birkaç gün önce sadece kendi adıma kaldırmadı kupayı. Kendisi gibi on binlerce Tip 1 diyabetli adına kupayı kaldırdı büyük bir özgüvenle. Daha da önemlisi bir umut oldu geriden gelenlere.





















