(The Turkish Post) – MEHMET EREN
Dün Türkiye-Portekiz maçında sahaya dalan bir taraftarın Cristiano Ronaldo ile selfie çekme macerası, tam bir futbol aşkı ve ünlüye yakınlaşma çılgınlığına dönüştü. Güvenlik önlemlerini hiçe sayıp, Ronaldo’ya ulaşmak için sahaya atlayan bu taraftar, selfie tutkusunun sınır tanımadığını gösterdi. “Selfie mi? Haydi, Ronaldo ile olsun!” dedirten anlar, unutulmazdı.
Şimdi biraz geriye saralım. Selfie’nin kökenine inelim. Selfie çılgınlığı, 2000’lerin başında internet forumlarında ve sosyal medyada popülerlik kazandı. 2002 yılında Avustralya’da bir internet forumunda “selfie” kelimesi kullanıldı ve zamanla dünya genelinde yayıldı. Hatta 2013 yılında Oxford Dictionaries, “selfie”yi yılın kelimesi ilan etti. Evet, resmen yılın kelimesi!
Peki, neden herkes ünlülerle selfie çekmek istiyor? Hayranlık ve idolizasyon işin bir parçası. İnsanlar, hayran oldukları ünlülerle yakınlaşmak, onları biraz da olsa kişisel alanlarına dahil etmek istiyorlar. Sosyal statü kazanmak ve anı yaratmak harika bir yol değil mi? Sosyal medyada paylaşılan ünlü selfieleri, kişinin sosyal statüsünü yükseltiyor, beğeniler ve yorumlar alarak kişinin kendini önemli hissetmesini sağlıyor. Biraz ego tatminine kim hayır diyebilir ki?
Selfie çekmenin psikolojik nedenlerine gelince, uzmanlar da bu konuda fikir birliği içinde. Psikolog Dr. Pamela Rutledge, selfie çekmenin kendini ifade etme ve kimlik yansıtma biçimi olduğunu söylüyor. Onay arayışı da cabası. Sosyal medyada paylaşılan selfieler, beğeni ve yorumlar aracılığıyla onay arayışını karşılıyor. “Ronaldo ile selfie çektim, bakın ne kadar havalıyım!” gibi.
Türkiye’de selfie çılgınlığı ise tam gaz devam ediyor. Özellikle gençler arasında popüler olan selfie, sosyal medya kullanımının artmasıyla birlikte daha da yaygınlaştı. Ünlülerle ve siyasilerle selfie çekmek, hayranlar arasında büyük ilgi görüyor. Ancak, Türkiye’de siyasiler ve devlet görevlileri ile çekilen selfieler, hayranlık ifadesinden öteye geçebiliyor. Bu tür fotoğraflar, bazen bireylerin güç devşirme aracı olarak kullanılıyor. Bir siyasi figürle veya üst düzey bir devlet görevlisiyle çekilen selfie, bireyin sosyal medya profilinde paylaşılabilir ve bu durum kişinin çevresinde daha güçlü ve etkili biri olarak algılanmasına yol açabilir. İşte Türk toplumunun gücünü ve nüfuzunu gösteren selfie fenomeni!
Bu arada, dünyanın dört bir yanından ilginç selfie hikayeleri de var. Mesela, Endonezya’da bir makak maymununun fotoğraf makinesiyle çektiği selfie, büyük bir tartışma yaratmıştı. Hindistan’da bir grup genç, tren raylarında selfie çekerken trenin gelmesiyle hayatlarını tehlikeye atmıştı.
Türkiye’de ise bir üniversite mezuniyet töreninde, mezun öğrencilerin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile selfie çekme yarışına girmeleri sosyal medyada geniş yankı bulmuştu. Ve tabii ki, 2015 yılında Antalya’da düzenlenen G20 Zirvesi’nde Recep Tayyip Erdoğan’ın diğer dünya liderleriyle çekilen toplu selfieleri büyük ilgi görmüştü. Bu tür zirvelerde çekilen selfieler, diplomatik ilişkilerin ve liderler arasındaki samimi anların birer göstergesi olarak yorumlanıyor.
Bir başka unutulmaz selfie olayı da ünlü restoran sahibi Nusret Gökçe’nin Dünya Kupası finalinde yaşandı. Nusret, sahada Lionel Messi ve Arjantinli oyuncularla selfie çekmeye çalışırken ve Dünya Kupası’nı elinde tutarken görüntülenmişti. FIFA hemen harekete geçti ve Nusret hakkında soruşturma başlattı. Nusret’in bu macerası, “Sahanın tuzuyla selfie” olarak tarihe geçti.
Unutmadan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hatay ziyaretinde yaşanan selfie macerasını da ekleyelim. Erdoğan, Orgeneral Hulusi Akar ve bazı sanatçılarla birlikte sınıra indiğinde, İbrahim Tatlıses’in Afrin türküsü eşliğinde bir askerin selfie çekme çabası kameralara takıldı. Hulusi Akar’dan uyarı gelince, askerimiz selfie hayallerini ertelemek zorunda kaldı. “Asker bile selfie derdinde!” dedirten anlar.
Sonuç olarak, selfie kültürü modern toplumun vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Hem bireysel ifade biçimi hem de sosyal etkileşim aracı olarak kullanılan selfieler, teknoloji ve sosyal medya platformlarının gelişmesiyle daha da yaygınlaşıyor. Özellikle Türkiye’de, siyasiler ve devlet görevlileriyle çekilen selfieler, bireylerin sosyal statülerini güçlendirme ve kendilerini daha etkili hissetme arzusunun bir yansımasıdır. Bu durum, Türk toplumunun güç ve nüfuz arayışının bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.
Ah, unutmadan! “Selfie” kelimesi, kişinin kendisinin fotoğrafını çekmesi anlamına gelir. Genellikle bir akıllı telefon veya dijital kamera kullanılarak gerçekleştirilir. Bu fotoğraflar sosyal medya platformlarında paylaşılır ve modern iletişim biçiminin önemli bir parçası haline gelmiştir. Kendinizi ifade etmek, anı yaratmak ve biraz da havalı görünmek için birebirdir!























