(The Turkish Post) – M. FATİH ŞEN
Turkishpost’un gündeme getirdiği, “İşadamlarına “Adat Faizi” üzerinden ceza yağmuru” başlıklı yazı gündemi belirledi. Yazarımız M. Fatih Şen’in kaleme aldığı yazıda, Türkiye genelinde on binlerce işadamına gönderilen uyarı yazısına dikkat çekildi. Uyarı metninde işadamlarından acil olarak Gelirler İdaresi Başkanlığı ile anlaşma yapmaları yönünde uyarıda bulunulmuştu. Gaziantep, Adıyaman, Ankara, İstanbul ve Kocaeli gibi şehirlerde üretim ve istihdam yapmak için mücadele veren iş çevreleri, vergi adı altında yeni cezalandırma yönteminin bütün enerjilerini yok ettiğine dikkat çekmişti. Adat faizi adı altında toplanması planlanan vergilendirmede, şirket ortaklarının işletmelerine geçici nakit desteği sağladığı durumlarda, sermaye katkısı gibi işleyen ancak teknik olarak borç olarak görülen bu işlemler, Maliye tarafından “emsal faiz” uygulanması gerektiği gerekçesiyle cezalandırmaya tabii tutulmuştu.
Turkishpost’un haberinin ardından, Gaziantep Sanayiciler Odası’na bağlı işadamları adına, Gaziantep Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası kapsamlı bir rapor kaleme aldı. Oda hazırladığı çalışmasında, son dönemde mükelleflere gönderilen izahat talepli yazıların kapsamı, yöntemi ve uygulamadaki etkilerini masaya yatırdı. Bu kapsamda, adat faizi adı altında toplanmak isteyen vergilerle ilgili şu değerlendirmede bulunuldu: “Standarttan yoksun, tekrar eden ve ölçüsüz yazılar; meslek mensuplarını ve mükellefleri zor durumda bırakmakta, ticari hayatı sekteye uğratmaktadır. Rapor; sahadan örnekler, tespitler ve çözüm önerileriyle birlikte, sürecin daha şeffaf, makul ve öngörülebilir bir yapıya kavuşturulmasını amaçlamaktadır.”
GAZİANTEP SMMM, Gelirler İdaresi Başkanlığı tarafından binlerce işadamına gönderilen, söz konusu yazıların içeriklerine bakıldığında; özellikle çok sayıda mükellefe aynı formatta ve çoğu zaman gerekçesiz şekilde yazı gönderildiğinin gözlemlendiğine dikkat çekildi. Oda devamında şu bilgilendirmelerde bulundu: “Gider kısıtlaması hesaplamasına ilişkin eksik ya da hatalı uygulama iddialarıyla, birçok mükelleften izahat istenmektedir. Ancak bu yazılar, sistem verilerine dayalı olarak otomatik hazırlanmakta, gerçekte hatalı bir uygulama olup olmadığı kontrol edilmemektedir. Gelir/Kurumlar Vergisi beyannamesinde gösterilen bağış ve yardım tutarları ile ilgili olarak, belge ve açıklama talep edilmekte; bu taleplerin bir kısmı daha önce ibraz edilmiş belgeler hakkında tekrar yapılmaktadır. SGK’ya yapılan prim ödemelerinin beyanlara yansıtılıp yansıtılmadığına ilişkin sistem uyarılarına dayalı olarak, mükelleflerden açıklama istenmekte; ancak e-Bildirge, muhtasar ve SGK veri entegrasyonu göz ardı edilmektedir. Özellikle temsil-ağırlama, özel giderler ve ilave vergiye tabi işlemler kapsamında beyan edilen KKEG’ler hakkında, gerekçesiz biçimde detaylı döküm ve izahat istenmektedir.”
Oda Başkanı Ali İhsan Çelikbaş imzası taşıyan uyarı yazısında, ortak istişare mekanizmalarının oluşturulması gerektiğine dikkat çekildi. Ayrıca idari yazışmaların denetlenebilir, şeffaf ve gerekçeli hâle getirilmesine gerektiğine vurgu yapıldı. Bu kapsamda Maliye ve Hazine Bakanlığı’na bağlı Gelirler İdaresi Başkanlığı’nın iş çevrelerine yönelik uyarılarına karşı da mükellefleri ve meslek mensuplarının haklarının korunması yönünde her türlü adımı atacaklarının altını çizdi.






















