(The Turkish Post) – İSMAİL ÖZEL
Ankara Batı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nde geçtiğimiz ay yapılan görev değişimin ardından, önemli bir skandal ortaya çıktı. Tokat Denetimli Serbestlik Müdürü olarak görev yapan Vedat Gülşen’in Ankara Batı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne atanmasının ardından kurumdaki disiplin üst seviyeye çıktı. Gülşen, makama oturmasından sonra personelle iletişim kanallarını artırdı. Gelen şikâyetleri ve uyarıları da incelemeye aldı.
Ankara’da Bakanlık kaynaklarından elde edilen iddialara göre; geçtiğimiz aylarda, Dışişleri Bakanlığı bünyesinde yurtdışında diplomat olarak görev yaptığı belirtilen bir kişi hakkında uyuşturucu kullanmak ve uyuşturucu madde pazarlamak iddiasıyla adli işlem gerçekleştirildi. Bu kapsamda söz konusu kişi, Ankara Batı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nde çeşitli yükümlülüklere tabi tutuldu. Kaynakların verdiği bilgilere göre; suç vasfına tabi tutulan diğer adli suçlular gibi, diplomat olduğunu iddia eden şahıs hakkında da aynı işlemler yapıldı. İddialara göre adli süreç kapsamında şahıs hakkında Ankara Batı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nde günlük görev ve imza yükümlülüğü getirildi.
Ancak süreç burada sona ermedi. İddiaya göre; söz konusu kişi, devlet içerisinde önemli bağlantılara sahip olduğunu öne sürerek denetimli serbestlik kurumunda görev yapan personel üzerinde baskı oluşturdu. Şahsın, kendisine uygulanan yükümlülüklerin kaldırılması yönünde kurum içerisinde mobbing yaptığı ve bu baskıların sonucunda günlük imza zorunluluğunun kaldırıldığı ileri sürüldü. Ankara Batı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ndeki bazı personeller, idareye söz konusu şahsın kendilerine yönelik uyguladığı mobbingler hakkında yazılı dilekçe verdi.
Daha da dikkat çekici iddia ise şahıs hakkındaki yurtdışına çıkış yasağıyla ilgiliydi. İddialara göre, diplomatın yurtdışı yasağı da adli makamlar nezdinde yapılan girişimler sonucunda kaldırıldı. Böylece hakkında uyuşturucu kullanımı ve pazarlaması iddiaları nedeniyle adli işlem yapıldığı belirtilen kişinin, yeniden yurtdışında görev yapmasının önünün açılıp açılmadığı konusunda soru işaretleri oluştu.
PERSONEL ÜZERİNDE BASKI KURULDU MU?
Söz konusu iddia, Ankara Batı Denetimli Serbestlik Müdürü Vedat Gülşen’in incelemeleri sonucunda ortaya çıkarıldı. Gülşen, kuruma gelen şikayet dilekçesini kaleme alan personellerle bire bir görüşme yaptı. Şahsın, kurumda yaptığı bazı uygunsuz davranışlar hakkında bilgi aldı. Bu kapsamda dosyayla ilgili en ciddi iddialardan biri de denetimli serbestlik personeline yönelik olduğu öne sürülen mobbingler.
Eğer söz konusu iddialar doğruysa, adli bir yükümlülüğün yerine getirilmesini takip etmekle görevli kamu personelinin, yükümlünün sahip olduğu ileri sürülen siyasi veya bürokratik bağlantılar nedeniyle baskı altına alınması, yalnızca bireysel bir mesele olmaktan çıkıp kamu yönetiminde eşitlik ve tarafsızlık açısından ciddi bir sorun haline gelebilir.
İddialardan birisi de, yurtdışı yasağının kaldırılması. Söz konusu iddiaların doğrulanması halinde, günlük imza yükümlülüğünün hangi kararla kaldırıldığı, yurtdışı yasağının hangi hukuki gerekçeyle sona erdirildiği ve bu süreçte herhangi bir kamu görevlisinin yetkisini kötüye kullanıp kullanmadığı da araştırılan konular arasında yer alıyor. Denetimli Serbestlik Müdürü Vedat Gülşen’in bu iddiaları ele alan bir raporu hazırlayarak Adalet Bakanlığı’na sunduğu belirtiliyor.






















