(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Küçük partilerin sesini duymak zor. Medyaları yok çünkü. Yazılı ve görsel ana akım medya özellikle görmezden geliyor. İktidar kanadı AK Parti ve MHP dışındaki seslere kapalı. Solun ise bütün dünyası kendi mahallesiyle sınırlı. Yandaş bir gazeteci ‘küçük partilerin’ anlamını yitirdiğini yazdı. Milletvekillerinin transfer olacağını da… Adres de verdi; ‘AK Parti ve CHP’ye geçişler yaşanacak’ diye…
Oysa demokrasi farklı ses ve renklerle anlamlı… Ne kadar çeşit ve çok ses olursa demokrasinin niteliği artar. Demokrasinin kriteri iktidar ve büyük partilerin gücüyle değil küçük de muhalif partilerin varlığıyla ölçülür. Çağdaş yönetimlerde ‘katılımcılık esas’. Sivil toplum örgütleri zaten can çekişiyor. Küçük partiler de tabelalarını indirirse kaybeden demokrasi ve ülke olur.
Bugünün küçük partisi yarının iktidar adayı olabilir. Veya iktidarın ortağı haline gelebilir. MHP çok mu büyük parti? 50 milletvekiliyle Meclis’e girdi. İstifalardan sonra 47’e düştü… 600 üyeli Meclis’te 47 sandalyenin çok ötesinde güce sahip MHP… Devlet Bahçeli siyasetin gündemini belirliyor. Gidişata tek başına yön veriyor. Çözüm sürecinin mimarı. MHP’nin ‘özgül ağırlığı’ çok fazla.
Meclis’te tek milletvekiliyle de temsil edilse küçük partilerin yaşamasından yanayım. Demokrasi bunu gerektirir. Sesleri azaltmak değil, politik renkleri çeşitlendirmek ve çoğaltmak zenginliktir.
Yakın zamanda ‘Yeni Yol’ diye bir oluşum ortaya çıktı. 3 parti bir araya geldi, çatı oluşturdu. Doğru projeydi. Partiler isim ve amblemlerini muhafaza ederek Yeni Yol’un bünyesinde varlığını sürdürdü. Fatih Erbakan’ın liderliğini yaptığı Yeniden Refah Partisi’nin de katılımı söz konusu. Haberler görüşmelerin olumlu seyrettiği yönünde. AK Parti’den kopan seçmene bir alternatif…
Muhafazakar seçmen ‘alternatifsizlikten’ çok yakındı. AK Parti’nin politikalarından memnun olmayan kitleler sandığa giderken ‘Kime oy verelim, CHP’ye mi?’ diyerek çaresizlik içinde olduklarını gösterdi. Yeni Yol bu açıdan ciddi bir alternatif. Saadet gibi geleneği temsil eden parti de bu çatının altında, Ali Babacan’ın DEVA’sı da, Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi de… Yakında da Fatih Erbakan’ın Yeniden Refah’ını da göreceğiz.
Eğer seçim sürecini doğru ve sağlıklı yönetebilirse Yeni Yol’un önümüzdeki yılların iktidar adayı olma potansiyeli mevcut. ‘Büyüme istidadı’ var. Meclis’te bir kilit parti olma ihtimali de… Ülke daha parçalı bir Meclis’e doğru gidiyor. AK Parti düşüşte… Bugün bile milletvekili sayısı salt çoğunluğun altında… MHP sayesinde Meclis’te çoğunluğa sahip. Transferlerle bile açığı kapatması çok zor.
Yeni Yol her hafta grup toplantısı yapıyor. Üç partinin lideri sırayla kürsüye çıkıyor ve milletvekillerine hitap ediyor. Türk siyaseti ilk kez yaşıyor bunu… Kağıt üzerinde zordu. Fakat oldu. Yeni Yol bunu başardı. Kamuoyu seslerin duymasa da orada yeni bir oluşum var. Genç, dinamik ve umut vaat eden bir siyasi yapı… Bir üçüncü yol… Seçmenin AK Parti ve CHP parantezine mahkum olmadığının adı Yeni Yol… Ciddi bir alternatif. Ben önemsiyorum. Demokrasi umudumu güçlendiriyor.
Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan’ın konuşmasını okudum. Çarpıcı ifadeler… Gereksiz uzunluk yok. Spot ve başlık halinde her konuya değinmiş. Çerçevesi iyi… Üslubu etkileyici… Toplumsal karşılığı olan görüşleri seslendirmiş. İşte o konuşmadan bir paragraf; “Meclise getirilecek olan, 10. Yargı Paketi, sürecin akıbetini belirleyecektir. Şimdiden uyarıyoruz. Kaş yaparken göz çıkarmayın! Eli silah tutanları affederken; eli kalem tutanları, eli pankart tutanları içerde tutarsanız bunun toplumsal vicdanda karşılığı olmaz. Yargı paketi, sadece sürecin kapsamıyla sınırlandırılmamalı, KHK mağdurları başta olmak üzere, adalet beklentisi olan bütün kesimleri kapsayacak şekilde düzenlenmelidir”.
Paketin eli kulağında… Bayramdan önce çıkar mı? Beklenti yüksek. Hapishaneler ağzına kadar dolu. DEM ‘çifte bayram olsun’ dedi. İçeride 80 yaşını aşmış çok sayıda mahpus var. Bebekler, çocuklar da mahpus… Toplumsal bir yara bu… Yargının dokunmadığı mahalle, sokak kalmadı. Eli silah tutanların akıbeti tartışılırken ‘eli kalem tutanlar’ ihmal edilmemeli. KHK mağdurları unutulmamalı. Aslında ‘genel af’ kaçınılmaz. Arıkan’ın mesajı iktidara… MHP de ‘sıkıntılı’. Feti Yıldız bir süredir ‘rahatsızlığı’ dile getiren açıklamalar yapıyor.
Saadet Parti’sinin milletvekili az, oy oranı düşük… Fakat özgül ağırlığı MHP’den geri kalmaz. Sesi ve sözünün siyasi karşılığı fazla. Arıkan’ın söylediklerini sadece partisiyle sınırlı görmemek lazım. AK Parti’nin geleneksel ve klasik tabanında bile karşılığı var. Eli kalem tutan siyasi mahpusları konuşmanın zamanı gelmedi mi? PKK’lılara affın tartışıldığı bir dönemde siyasi mahkumlar ihmal edilirse AK Parti ağır bedel öder. Ne tarihe anlatabilir bunu ne de topluma…























