(The Turkish Post) – HALİS GÜL
İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi tarafından yazılan Risale’ler, 1930 ve 1940’larda yasaklanmış, Demokrat Parti’nin iktidara gelmesinin ardından 1950’lerde özgürlüğüne kavuşmuştu. 2012’lerde günümüz diline göre sadeleştirilen Risaleler ile başlayan tartışmalar sonrasında ise Risale-i Nur Külliyatı’na ait haklar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayı ve 26 Kasım 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredildi.

Yeni Asya gazetesinde, bu kanunla kimin Risale-i Nur’u basacağına ‘devlet’in karar vereceği eleştirileri yapıldı. O dönemde Risalelerin devlet uhdesine alınmasının yılmaz savunucusu olan Ahmet Akgündüz’den ise 10 yıl sonra bugünlerde tepkiler gelmeye başladı.

‘2028’DE İKTİDAR DEĞİLSİNİZ’
X hesabından açıklamalar yapan Akgündüz, “Risale-i Nur’ların şu anda Diyanet camileri dahil, bütün resmî kurumlara konulması yasaklanmış. Elimde deliller var. Kim yasakladı? Hangi genelge ile? İçişleri Bakanlığı genelgesiyle mi? Başka tarzda mı?” diye sordu. Akgündüz şunları kaydetti: “Diyanet İşleri Başkanımızın ‘Basıyoruz’ sözleri lafta kalıyor. Unutmayınız, Risale-i Nur’a muhalif olan dindarlar iktidarda kalamazlar, kendilerini CHP iktidarıyla karıştırmasınlar. Eğer bu yasağı kaldırmazsanız, 2028’de iktidarda değilsiniz…”
***

SAİD YÜCE, ERBAŞ’IN AÇIKLAMASINI AKTARDI
Akgündüz’ün 5 Ağustos 2024 tarihindeki bu mesajları üzerine AK Parti’den 25. Dönem Amasya ve 26. Dönem Isparta Milletvekili olan Said Yüce 7 Ağustos’ta şu açıklamayı yaptı: “Diyanet İşleri Başkanımıza Risale-i Nur’larla ilgili bir yasaklama olup olmadığını sordum. Kesinlikle böyle bir şeyin olmadığını ifade ederek, ‘Böyle bir ne genelge var ne de yasak. Kendi bastığımız kitabı niye yasaklayalım? Bunun bir mantığı yok. Zaman zaman bireysel davranışlar duyuyoruz, onları da uyarıyoruz.’ dediler.”
***

CAMİLERDE RİSALE VAR MI, YOK MU, KOYMAK YASAK MI?
Akgündüz’ün tepkisi, sosyal medyada gündem oldu. Kimileri eleştirilere katılırken, kimileri de “Bu kitapları Diyanet’in basması niçin bu kadar önemseniyor, anlamış değilim. Zaten serbestçe basılmıyor mu özel yayınevlerince?” yorumunda bulundu. Birçok sosyal medya kullanıcısı camilerde Risale-i Nur görmediğini ifade ederken, bir yorumcu ise şunları kaydediyordu: “Her yeri bilemem ama cezaevlerinde, gördükleri zulme destek olduğunuz insanların isteğiyle, bolca Risale olduğunu söyleyebilirim. Üstadın devletin emrine teslim etmemek için ömür boyu zulüm içinde yaşadığı Risaleleri devletin emrine vermek de size nasip (!) oldu. Bu şan size yeter.”
***

AKGÜNDÜZ YER VE İSİMLER VERDİ
Said Yüce’nin yalanlamasının ardından Akgündüz yer ve isimler vererek eleştirilerini şöyle sürdürdü:
“Muhterem Diyanet İşleri Başkanım.. Bildiğiniz gibi, TCK’ye göre, dini şahsiyetlere hakaret edenler, değil Diyanet’te vaiz olarak kalmak, ayrıca cezalandırılacağı hakkında hükümler ve içtihatlar var. Beşiktaş Vaizi hakkında ne yaptınız?
Muhterem Prof. Dr. Mehmed Görmez.. Babanın nasıl Bediüzzaman aşıkı olduğunu ve sizin de Üstada muhib olduğunuzu biliyorum. Kur’anın miras ayetine hakaret eden ve Bediüzzaman hakkında menfi konuşan İhsan Fazlıoğlu’nu kuruluşun idaresine nasıl alıyorsunuz? İttifak noktanız nedir?
Savunma Üniversitesi Rektörüne! Hüseyin Güney denilen cahil ve terbiyesiz vaize üniversitenizde konferans verdirmişsiniz. Doğru mu? Siz de mi Gülenistlerle Nur Talebelerini bir tutan gafillerdensiniz?
Rize’de hem de Caminin bahçesinde Risale’den iman dersleri yapan Mecid Taşçı kardeşime Müftülük mani olmuş. Sayın Başkan bu meseleyi tahkik eder misiniz? Yoksa makamınızı korumak için mi serbesttir diyorsunuz?
Türkiye ve dünyadaki Nur talebelerine! Diyanet İşleri Başkanımız ‘Risalelerle alakalı yasak yok’ diye açıkladığına göre, hemen1 takım külliyat alıp en yakınınızdaki caminin kitaplığına hediye ediniz. Bakalım Başkan’ın konuşması doğru mu?”
***

ADALETTE ÇÜRÜME YAKINMASI
Ülkedeki adalette çürüme olmasından da yakınan Ahmet Akgündüz, vefat eden şahsi avukatı Selim Yılmaz ve yine vefat eden kendi eşi üzerinden şu örnekleri verdi:
“Muhterem Vahdet Yılmaz Ağabeyin yeğeni ve benim de şahsi avukatım olan Avukat Selim Yılmaz vefat eylemiş. Allah rahmet eylesin derken ailesine taziyetlerimi arz ediyorum.
Ailecek ve şahsı itibarıyla Gülenistlerle hiç bir alakası olmadığı halde kafatasçı ve mafya gibi davranan bir savcı, 13 ay dava bile açmadan hapiste zulmen tuttu. Bunlar, maalesef İntikam Tugayları gibi davrandılar.
ADALETTE ÇÜRÜME NE DERECE DOĞRU?
Birini zikredeyim. Merhume eşim, babasının miras taksimi için dava açtı. Karşı taraf eşimin avukatına diyor ki, ‘Boşuna uğraşmayın, arkamızda Adalet Bakanı Abdülhamid bey var. Bakanın kardeşi bizim avukatımızdır. Sonuç dedikleri gibi çıktı. Bu ÇÜRÜME’dir.
PEKİ SONRA NE OLDU?
Hak ihlali gerekçesiyle AYM’de dava açtı. Eşim 2021’de vefat etti. Osman Kavala olmadığı için herhalde torunları öldükten sonra karar çıkar. Bu ÇÜRÜME değil mi?
Hukuk devletinde, Adalet Bakanının kardeşi avukatlık yapmamalıdır. Bizim meselemizde yapmıştır.”
***

HAKİKAT DERGİSİ KAPAK YAPMIŞ
Ömer Öngüt grubunun Hakikat Dergisi’nin kendisini kapak yaptığından da yakınan Akgündüz, “Benim Gülenistlerle ilgili düşüncelerimi cumhurbaşkanımız bilir. Bu konuda kitap da yayınladım. Hakikatsız HAKİKAT Dergisi benimle ilgili valiliğin hemen yanında belki 2 m2 boyutunda degilerinin kapağını afiş yapıp astılar. Ben mahkemeye verdim ve tazminat da kazandım. Ama ne başsavcılık ne de İstanbul Valiliği bu afişi indiremedi. Beni tanıyan herkes, ‘Ülkede adalet yok mu?’ diyor. Ben de soruyorum.” açıklamasında bulundu.
***
EŞİ 2021’DE VEFAT ETMİŞTİ
Rotterdam İslam Üniversitesi eski Rektörü ve Osmanlı Araştırmaları Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Ahmet Akgündüz’ün eşi Saime Belkız Akgündüz, 3 Mart 2021 tarihinde 61 yaşında hayatını kaybetmişti.
***
ARSLAN TEKİN: MALLARI HELAL Mİ?
Yeniçağ yazarı Arslan Tekin, 26 Şubat 2019 tarihinde yazdığı yazıda Akgündüz’ün Şubat 2019’da attığı tweetten bahsederek şunları yazıyordu:
“Akgündüz, fetvacı Prof. Dr. Hayrettin Karaman’ı müzakereye davet ediyor: “Hayrettin Karaman Hocama Davet! / Sizin de bildiğiniz gibi, FETÖ’cülere yönelik gözaltı, tutuklama, mallarına el koyma ve kayyım atamalar, Türkiye Cumhuriyeti Terör Kanununa göre yapılmaktadır. Buna karşı sözümüz yoktur. Muhterem Hocam! Hükümet dindar insanlardan teşekkül ettiğine göre, acaba buna İslami hükümler açısından nasıl bakacağız? Sizin de bildiğiniz gibi, FETÖ ve ekibi, İslama göre bağidirler yani devlete isyan suçunu işlemişlerdir. Devlete isyan edenlerin İslama göre hükmü şudur:
1. Devlete isyan edenlerin isyan sürdüğü müddet içinde malları ve canları hederdir.
2. Ancak isyan bastırıldıktan sonra malları da canları da heder değildir; yani dokunulmazdır.
3. Bu duruma göre isyan bastırıldıktan sonra, mallarına el koymak ve kayyım atamak meşru olmadığı gibi, canlarına zarar vermek de meşru değildir.
Hakkın hatırı âlî olduğuna göre, geliniz, bir TV kanalında hakkı anlatalım ve dilsiz şeytan olmayalım. / Saygıyla.”
(https://www.yenicaggazetesi.com.tr/mallari-helal-mi-400888h.htm)
***

WİKİPEDİA’DA AKGÜNDÜZ
Vikipedi’de de Ahmet Akgündüz ile ilgili TENKİTLER bölümünde şu bilgiler yer alıyor:
TENKİTLER
Akgündüz hakkında Hollandanın etkin gazetelerinden Volkskrant’a konuşan bilim insanları, Akgündüz’ün çalışmalarında yüzlerce paragraflık bilgiyi kaynak göstermeden, kendisi yazmış gibi kullandığını iddia etmişlerdir. Hollanda Eğitim Bakanı Jet Büssemaker tarafından ayrıca, Akgündüz’ün, ‘pılısını pırtısını toplayıp gitmesini’ istenmiştir ve bakan, Akgündüz’ün kovulması için ısrarcı olacağını açıklamıştır.
Adalet ve Kalkınma partisine desteğiyle bilinen Akgündüz, AKP’de yolsuzluk yapanları kendisinin de bildiğini’ ancak bunların Erdoğan’ı kirletmediğini ve Tayyip Bey’in hükûmetlerinin milletin malının sadece yüzde 20’sini yediğini’ öne sürmüştür.
SOYKIRIM VE ÖLÜM FETVASI
Ahmet Akgündüz Akit TV’de, muhalif kesimlerin Kur’an’a göre ölüm cezası alması gerektiğini, 15 Temmuz darbe girişiminden sorumlu tutulanların öldürülebileceğini söylemesi üzerine, Hollanda Eğitim Bakanı İngrid van Engelshoven tarafından soykırım ifadelerine ilişkin soruşturma başlatılıp, Akgündüzün rektörlük yaptığı kurumun akreditasyonunun geri çekileceği belirtilmiştir. Akgündüz’ün ölüm fetvasının Hollanda basınına düşmesinden sonra Bakan Engelshoven tarafından ifadelerin korkunç olduğu, özel bir komite tarafından inceleceği ve Akgündüz’ün ifadelerini Hollanda standartlarına ve değerlerine aykırı olduğu tespiti yapılmıştır.”
***
***























