(The Turkish Post) – Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, kamuoyunda tartışılan fon krizine ilişkin iktidara ve ilgili kurumlara sert eleştiriler yöneltti. Krizin basit bir piyasa dalgalanması olmadığını savunan Erbakan, denetim mekanizmalarının zamanında harekete geçmediğini öne sürdü ve “Bu soygunun, bu dolandırıcılığın siyasi sorumluluğunu kim üstlenecek?” diye sordu.
Milli Gençlik Derneği Toplantı Salonu’nda partisinin Ekim Ayı Olağan İl Başkanları Toplantısı öncesinde konuşan Erbakan, fon krizinde 900 milyar ila 1 trilyon liranın buharlaştığını iddia etti. Erbakan ayrıca yüz binlerce yatırımcının mağdur olduğunu ve krizin daha önceden yapılan uyarılara rağmen önlenemediğini savundu.
“100 yılın dolandırıcılığı”
Fon krizinin “olağan bir piyasa hareketi” olarak değerlendirilemeyeceğini söyleyen Erbakan, yaşananları “100 yılın dolandırıcılığı” olarak nitelendirdi.
Erbakan, bazı fonların ve şirketlerin değerlerinin kısa sürede spekülatif yöntemlerle yükseltildiğini öne sürerek, yatırımcıların yüksek getiri beklentisiyle bu yapılara yönlendirildiğini savundu. Krizin ardından yatırımcıların paralarının büyük bölümünü kaybettiğini iddia eden Erbakan, borsadaki diğer değer kayıplarıyla birlikte toplam zararın 80-90 milyar dolara ulaştığını söyledi.
Erbakan, 500 binden fazla yatırımcının doğrudan fonlara yönlendirildiğini, borsadaki diğer kayıplarla birlikte bir milyondan fazla kişinin süreçten etkilendiğini öne sürdü.
“Borsa İstanbul ve SPK ne yapıyordu?”
Krizin önceden öngörülebilecek bir gelişme olduğunu savunan Erbakan, daha önce yapılan uyarılara rağmen gerekli adımların atılmadığını iddia etti.
2025 yılında borsadaki anormal hareketlere ilişkin açıklamalar yapıldığını, uluslararası kuruluşlar ve uzmanlar tarafından da spekülatif hareketlere dikkat çekildiğini belirten Erbakan, “Bu uyarılar niçin dikkate alınmadı? Kimler bunu göz ardı etti?” diye sordu.
Erbakan, Borsa İstanbul ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) kriz öncesinde ne yaptığının açıklanması gerektiğini savundu.
“Siyasi sorumluluğu kim üstlenecek?”
Erbakan, fon krizinin ardından devlet kurumlarının harekete geçmesinin geç kaldığını ileri sürerek siyasi sorumluluk tartışması açtı.
Krizin patlamasından önce bazı kişilerin paralarını yurt dışına çıkardığı yönündeki iddiaların araştırılmasını isteyen Erbakan, yaklaşık 400 milyar liranın kriz öncesinde yurt dışına çıkarıldığı yönündeki iddianın doğru olup olmadığının ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.
Erbakan, “Bu soygunun, bu dolandırıcılığın siyasi sorumluluğunu kim üstlenecek?” diyerek iktidara çağrıda bulundu.
Ekonomi politikalarını da eleştirdi
Erbakan konuşmasının devamında yüksek faiz, emekli ve asgari ücretlilerin gelirleri, esnafın durumu, konkordato başvuruları ve sanayideki istihdam kayıplarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İlk 8 ayda hazineden yaklaşık 1 trilyon 990 milyar lira faiz ödemesi yapıldığını savunan Erbakan, bu rakamın günlük yaklaşık 8 milyar liraya, dakikada ise 5,7 milyon liraya denk geldiğini söyledi.
Bankacılık sektörünün aynı dönemde 596 milyar lira kâr ettiğini belirten Erbakan, “Bankaların kasası doluyor, milletin cebi boşalıyor” ifadelerini kullandı.
Akaryakıt zamlarını gündeme getirdi
Erbakan, akaryakıt fiyatlarındaki artışları da eleştirdi. Son beş yılda Türkiye’de benzinin yüzde 937, motorinin ise yüzde 1190 arttığını öne süren Erbakan, aynı dönemde ABD, Almanya ve Avrupa Birliği’ndeki artış oranlarının çok daha düşük kaldığını söyledi.
Mersin’deki görüntülere tepki
Toplantının ardından Mersin’deki operasyonlarda bir belediye başkanının pijamalı görüntülerinin servis edilmesine ilişkin soruyu da yanıtlayan Erbakan, özel hayatın gizliliğine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Erbakan, “Özel hayatın gizliliğine her ne şart altında olursa olsun riayet edilmesi lazım. Bu operasyonların daha aklı başında bir şekilde yapılması gerekir” dedi.
“Sorumlular yargılanmalı”
Kartal’daki yangın faciasında hayatını kaybedenlerin yakınlarının kamu görevlilerinin yargılanması yönündeki taleplerine de değinen Erbakan, ihmali bulunan kişilerin hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini söyledi.
Erbakan, “İçeride ihmali bulunan, yapması gerekeni yapmayan kim varsa bunların da hukuk önünde yargılanmaları ve gerekli cezalara çarptırılmaları bir hukuk devletinin gereğidir” ifadelerini kullandı.





















