(The Turkish Post) – Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 yılı hac organizasyonunda ücretlendirme politikasını değiştirdi. 2018 yılından bu yana hac ücretlerini Suudi Arabistan riyali üzerinden belirleyen Diyanet, yeni dönemde ABD doları üzerinden tahsilat yapma kararı aldı.
Türkiye’den yaklaşık 85 bin kişinin katılması beklenen 2027 hac organizasyonunda normal konaklama kapsamında iki kişilik odada kişi başı ücret 9 bin 200 dolar olarak açıklandı. Güncel kur üzerinden hesaplandığında bu rakam yaklaşık 440 bin TL’ye karşılık geliyor. Eşiyle birlikte hacca gitmek isteyen bir kişinin ailesi için toplam maliyet ise yaklaşık 18 bin 400 dolar, yani 880 bin TL seviyesine ulaşıyor.
2018’de riyale geçilmişti
Diyanet, Türk Lirası’nın döviz karşısında değer kaybettiği 2018 yılında başlayan “milli para seferberliği” kapsamında hac ücretlerinde dolar yerine Suudi Arabistan riyalini kullanmaya başlamıştı.
Dönemin Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş da aynı dönemde milli paranın kullanılmasına yönelik çağrılarda bulunmuştu. 2016-2026 döneminde hac organizasyonlarında ücretler riyal üzerinden tahsil edildi.
Ancak 2027 organizasyonuyla birlikte bu uygulamadan vazgeçildi ve ücretler yeniden dolara bağlandı.
“Zamı daha az göstermek için dolara geçildi” iddiası
Ücretlendirme değişikliğinin gerekçesi tartışma konusu olurken, kurum kaynaklarına dayandırılan değerlendirmelerde dikkat çeken bir iddia ortaya atıldı.
Buna göre 2026 hac organizasyonunda 24 bin 500 riyal olan ücret yaklaşık 280 bin TL’ye denk gelirken, 2027 için yaklaşık yüzde 30’luk bir artış yapıldı. Kaynaklar, ücret riyal cinsinden açıklansaydı zammın daha görünür olacağını, dolar kullanımının artışın daha az dikkat çekmesini sağlayacağını öne sürdü.
Üst segment paketlerde 1,2 milyon TL’ye kadar çıkıyor
Hac organizasyonunda konaklama tercihlerine göre maliyet daha da yükseliyor. Yakın mesafe ve daha yüksek standarttaki konaklama seçeneklerinde kişi başına toplam maliyetin 1,2 milyon TL’ye kadar çıkabildiği belirtiliyor.
Öte yandan hac organizasyonu kapsamında toplanan paraların Türkiye Diyanet Vakfı hesaplarına aktarılması ve bu hesapların Sayıştay denetimine tabi olmaması da tartışma başlıkları arasında yer alıyor.























