(The Turkish Post) – Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür, önceki gün yaşanan 6,2’lik İstanbul depremine ilişkin olarak, “23 Nisan depreminde küçük deprem oldu. Bizim beklediğimiz deprem bu değil. İstanbul bölgesinde, Marmara denizinde beklediğimiz büyük deprem olursa kesinlikle bugünkü manzarayı görmeyeceğiz. Bir yıkım göreceğimiz kesin. İstanbul’daki ekonominin, büyük ölçüde üretimin duracağı kesin. Ekonomi, üretim durursa İstanbul oturur yerine, bütün Türkiye diz üstü çöker. Ne ekonomik ne siyasi bağımsızlığımız kalır” dedi.
Görür, “Marmara’da büyük deprem olacaktır. Bu depremler büyük deprem olma olasılığını öne çekmiştir. Stres birikim alanını derinleştirmiş, çabuklaştırmıştır. Kumburgaz fayının kırılmamış 40 kilometresi hatta 50 kilometresi var. Kırılan 20 kilometrelik bir yer. Bu fayın birleştiği yerde Adalar yani 60 kilometre var. İki farklı yaklaşım yok. Milletin bilim dışı birtakım odaklanmalarını, söylemlerini bilimsel bir şey gibiymiş gibi söylemek anlamsız” açıklaması yaptı.
BÜYÜK MARMARA DEPREMİ OLACAK
Prof. Dr. Naci Görür, Habertürk TV’de açıklamalarda bulundu. Görür’ün açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
Marmara denizinde büyük Marmara depremi olacaktır. Günün birinde olacaktır. Buradaki gerilim periyodunu biraz daha öne çekti. Gerilimde değişiklik meydana getirdi. Görüşler ne zaman iki, üç, dört olur. ‘Ben böyle düşünüyorum’ demekle görüş çoğalmaz. Sokakta insanlara depremle ilgili soru sor, 15 görüş çıkar. Deprem biliminde görüş dediğinde, bir araştırma yaparsın, o araştırmanın künyesi vardır. Bilimin bir araştırma ünitesi vardır. Hangi yöntemlerle, nasıl yaptınız, hangi verileri topladınız? O verileri nasıl yorumladınız, sonuca vardınız? Bu sonuçları hangi uluslararası platformda tartıştınız ve hangi bilimsel dergilerde yayınladınız, bu konu ne kadar atıf aldı diye sorarlar. Bu olmadan ‘Ben böyle düşünüyorum’ demek görüş değildir.
MARMARA DENİZİ KARANLIK BİR DENİZDİ
1999 depreminden önce Marmara denizi hiç bilinmeyen karanlık denizdi. Bilimsel araştırma yoktu. 8 tane uluslararası gemiyle binlerce kilometrelik jeofizik, jeolojik, sismik çalışmalar yaparak 2 tane insanlı 1 tane insansız denizaltı gemileriyle Marmara’nın tamamını haritalamak kaydıyla çalışmalar yaptık. Marmara’nın kuzey kolu, Kuzey Anadolu’nun kuzey kolu 160 kilometre. Biri Adalar’ın güneyinden geçen 65 kilometre Adalar fayı. Bu kırılırsa 6’lar mertebesinde deprem üretir. Kumburgaz kolu 75 kilometre. Yeşilköy ile Silivri açıklarına kadar uzanıyor. Bu kırılırsa en az 7.2 deprem üretir. Adalar kolu ile bu kol birleşirse o zaman 7,5 deprem beklenir. Tekirdağ fayı kırılmış dedik. Denizaltı resimledi, videolar çekti. Çok kırık taze duruyor. Daha yeni kırılmış alan gibi duruyor. 1776 yılında kırılmış olsaydı üzeri kapanır, belli ölçüde deforme olurdu. Bu 1912 Şarköy depreminde kırılmış dedik.
TÜM TÜRKİYE DİZ ÇÖKER
Kumburgaz ve Adalar fayı için tekerrür fayı dolmuş. En son 1766’da kırılmış. Üstüste eklersen bugünlere gelirsin. Marmara’dan korkmamız nedeni 6 şiddetinde değildi. 1999’da Marmaray’a dikkat diyen biziz. 1999 depremi olduğu zaman Marmara’nın altı yüklendi dedik. Marmara’da açığa çıkan enerji Marmara’yı yükledi. 1912’de Şarköy depremi Marmara’nın altını yükledi. Bir tarafta Şarköy bir tarafta Kocaeli. İkisinin ortasında Marmara var, deprem var. Mutlak boşluk muhakkak dolar.
Bunu rahatlıkla diyebiliyoruz. Marmara kırılmak zorundadır. Kendimizi aldatmayalım. İnsanım ölmesin istiyorum. Bilimsel doğruları söylemek zorundayız. Bunun karşısında görüş varsa gelsin koysun önüme verileri. Uluslararası yüksek dergilerden geçmiş olmalı ki, şapka çıkartayım. Bilimsel bir konuda görüş serdetmek böyle olmaz. Uluslararası ölçütü var.





















