(The Turkish Post) – T24’ten Tolga Şardan Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin iddianamesinde de yer verilen işbirliğine dikkat çekti. Sanık Fazlı Ateş’in ifadesiyle, Böcek ve Antalya Emniyet Müdürü İlker Arslan’la beraber zaman zaman aynı masada okey oynadıkları ortaya çıktı. Böcek’in tutuklandığı günlerde başsavcılık talimatıyla, görevdeki Antalya Emniyet Müdürü İlker Arslan, gözaltına alındı. Kendi emrindeki meslektaşlarınca adliyeye götürülen Arslan, aynı gün tutuklanarak cezaevine konuldu. Arslan, o günden beri tutuklu.
Şardan’ın yazısından konuyla ilgili bölüm şöyle:
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 702 sayfalık iddianamesinde gündem Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’le birlikte ailesi ve ekibi olması nedeniyle Arslan’ın durumu kısmen geri planda kaldı.
İddianamenin detaylarına bakıldığında tutuklu Emniyet Müdürü İlker Arslan’ı görmek mümkün.
Arslan, iddianamede anlatılan 23 eylemden sadece birisinde yer alırken, iki ayrı suçlamanın hedefi oldu.
Savcılıkça yönetilen suçlama, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu.
Arslan’ın suçları işlediği iddia edilen takvim ise, 7 Şubat 2025 ile 11 Haziran 2025 günleri arası olarak görünüyor iddianamede.
Savcılık, Eski Antalya Emniyet Müdürü İlker Arslan’ın adının yer aldığı 16 numaralı eylemi, “Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ve Fazlı Ateş isimli şahıs arasındaki finansal hareketler ile Fazlı Ateş’in iş çözme vaadiyle iş adamlarından para alması” başlığıyla tanımladı.
Bu arada Arslan ile Ateş’in tanışıklığı Refahyol hükümetine kadar gidiyor. Arslan, dönemin Başkanı merhum Necmettin Erbakan’ın koruma ekibinde. Ateş ise Refah Partisi’nin gençlik kollarındaydı.
İkilinin yolları zaman içinde ayrıldı ancak Arslan’ın Antalya Emniyet Müdürü olmasıyla yeniden yolları buluştu.
Arslan’dan önce Ateş’in ticari durumunun çok itibarlı olmadığı tanık ifadelerinden anlaşılıyor. Zaten Ateş’le ilgili dolandırıcılık iddiasıyla iki aylık telefon dinleme yapılması için mahkemeden karar alındığı da iddianamede yer buldu.
İkilinin yanındaki üçüncü kişi
Aslına bakarsanız söz konusu iddiaya esas olan eylemi, farklı bir iddianame ile değerlendirmek mümkün. Ancak savcılığın, suç tanımlaması yapılan eylemi bu iddianameye alma gerekçesi, Arslan ile Ateş’in süreçteki bağlantıları.
Bu bağlantılar arasındaki en önemli isim, elbette tutuklu durumdaki eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek.
İddianamede hem suç iddiasını ortaya koyan hem de Böcek özelinde ilginç siyasi bilgiler yer alıyor.
Önce Arslan ile Ateş’in finansal ilişkilerini ortaya koyan bilgileri paylaşmak gerekecek sanırım.
Aslında “ikili” hakkında doğrudan yürütülen bir soruşturma olmamakla birlikte Böcek’e yönelik operasyonda gözaltına alınan, aynı zamanda Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden ihale alan iş insanı Bülent Çeken ile yaşananların mağduru olduğunu öne süren iş insanı Evren Topal’ın anlatımları tabloyu ortaya çıkardı.
Savcılığın ağır iddiası
Çeken ve Topal’ın anlatımlarındaki iddialardan yola çıkan savcılık, teknik çalışmalarla delillendirdiği süreci savcılık iddianamede şöyle anlattı:
“(…) Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan hakkında “sosyal tanışıklığı bulunan Fazlı Ateş isimli şahıs aracılığıyla rüşvet alma/görevi kötüye kullanma suçları kapsamında kalabilecek maddi menfaat temin ettiğine yönelik” anlatımlarda bulundukları, taraf beyanlarına yönelik KOM Şube Müdürlüğü’nce yapılan araştırmalar neticesinde Fazlı Ateş isimli şahsın beyanlarla uyumlu olacak şekilde İlker Arslan’a yönelik veya ilişkili para transferleri yaptığının tespit edildiği, ayrıca İlker Arslan’ın eşinin geçmiş tarihlerde Fazlı Ateş’e ait şirkette SGK kaydı bulunduğu ve eşine maaş ödemesi adı altında para transferleri yapıldığının anlaşıldığı (…)”
Bu iddiaya karşı taraflar detaylı bilgileri savcılığa aktardı.
Çeken ve Topal iddialarında ısrarcı yaklaşım sergilerken, haklarında adli soruşturma yürütülen Arslan ve Ateş, iddiaları kabul etmedi.
135 milyon lira para transferi iddiası
Savcılık iddianamede sanıklardan Fazlı Ateş hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:
“(…) Şüpheli Fazlı Ateş’in dosya kapsamına yansıyan tüm taraf beyanlarından anlaşılacağı üzere iş takipçiliğiyle geçimini sağlayan bir şahıs olduğu, İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ve Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek arasındaki yakınlığı insanlara anlatarak Büyükşehir Belediyesi’nde iş çözme vaadiyle maddi menfaatler elde ettiği, bu sayede Bülent Çeken’den İl Emniyet Müdürü İlker Arslan adını kullanarak 6 milyonu aşkın para aldığı, söz konusu menfaatin nüfuz ticareti suçuna vücut verdiği, sonraki süreçte Bülent Çeken ve ortağı Mete Yapal tarafından Mustafa Gökhan Böcek’e 2 ayrı işte 135 milyonu aşkın para transferi yapıldığı,
Bu haliyle Fazlı Ateş’in İlker Arslan’la arasının iyi olduğu bahisle Muhittin Böcek’in ismini zikrederek Bülent Çeken’den sürekli bir şekilde maddi menfaat elde ettiği, Bülent Çeken ve Fazlı Ateş arasında geçmişten gelen diyalog sebebiyle söz konusu maddi menfaatlerin ve Fazlı Ateş’in Bülent Çeken’in beyanlarının nüfuz ticareti suçuna vücut verdiği hukuken değerlendirildiği, ancak Fazlı Ateş’in geçmiş tanışıklığı olmayan ve çevreden yapılan araştırma neticesinde kendisine ulaştığını belirten Enver Topal isimli şahıstan ise, il emniyet müdürünün lojmanında görüşüp güven telkin ederek 2 milyon TL para almasının ise nitelikli dolandırıcılık suçuna vücut verdiği,
Evren Topal’ın dosya kapsamına sunmuş oluğu WhatsApp yazışmalarından anlaşılacağı üzere şikayet konusu ve Fazlı Ateş’i sıkıştırması üzerine para iadesinin sağlanmak zorunda kaldığı, insanlardan bu şekilde elde ettiği maddi menfaatin bir kısmını İlker Arslan’ın kızı için ev teminat bedeli ve araç gümrükleme bedeli olarak başkaca şahıslara havale ettiği, yine doğrudan İlker Arslan’a para transferleri yaptığı, gerçeğe aykırı olarak ‘çalışıyor’ gibi gösterilerek, eşini kendi şirketinde maaşlı ve sigortalı olarak gösterip Melek Arslan’a para transferleri yaptığı, ayrıca şüphelinin Bülent Çeken ve Evren Topal’dan almış olduğu paraların elden ya da 3. şahıslara transfer ettirerek şahısların bankadan temini sonrası elden almasıyla TCK 282/1 maddesinde tanımlı ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması suçuna vücut verecek’ eylemler içerisinde bulunduğu,
Bu haliyle şüpheli Fazlı Ateş’in nitelikli dolandırıcılık, nüfuz ticareti ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması suçlarını işlediği hususunda hakkında kamu davası açmaya yetecek yeterli şüphenin oluştuğu, (…)”
“Hayatın olağan akışında değil”
Tutuklu Eski Antalya Emniyet Müdürü İlker Arslan’a yönelik ise, savcılığın değerlendirmesi şöyle:
“(…) Şüpheli İlker Arslan’ın Antalya İl Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı, taraf anlatımlarından anlaşılacağı üzere geçmişe dayalı tanışıklıkları olduğu ifade edilse de uzun süredir irtibatı olmayan Fazlı Ateş ile görev tanımına aykırı olarak şekilde sosyal ve finansal ilişki içerisine girdiği,
Şahıs üzerinden kızı ve şahsına yönelik maddi menfaat geçişlerinin MASAK verilerinin incelemesi neticesinde tespit edildiği, haricen yine eşi Melek Arslan’ın, Fazlı Ateş’in herhangi bir mekan ya da envanteri bulunmayan şirkette ‘çalışıyor’ gibi gösterilerek maddi menfaat elde ettiği,
Eşinin çalışma şekli ve süresiyle ilgili olarak tarafların çelişkili beyanlarda bulunduğu, şüpheli İlker Arslan’ın Fazlı Ateş ile olan finansal irtibatına ilişkin dosya kapsamına sunmuş olduğu adi sözleşmenin itibar edilebilecek bir niteliği bulunmadığı, sözleşme içeriğiyle ilgili olarak Fazlı Ateş’in kolluk ve savcılıkta fiyat ve arsa payıyla ilgili çelişkili beyanlarda bulunduğu,
Ayrıca İlker Arslan’ın alınan savcılık ifadesinde, kredi kartı borcu olduğundan bahsetmesine rağmen yurt dışından getirmiş olduğu aracın gümrük bedelinin ödenmesi ve kız çocuğuna daire almasının hayatın olağan akışı içerisinde itibar edilebilecek niteliğe haiz olmadığının değerlendirildiği,
Fazlı Ateş’in insanları dolandırması veya nüfuz ticareti suçunu işlediğine yönelik eylemlerinden haberdar olduğuna yönelik bu aşamada delil elde edilemeyen İlker Arslan’ın bu haliyle 3628 Sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 4. Maddesinde tanımlanan ve 13. Maddesinde yaptırıma bağlanan haksız mal edinme suçu ile Fazlı Ateş’in gerçekleştirmiş olduğu eylemler sebebiyle elde ettiği maddi menfaatin aklanması sürecinde kişisel menfaat elde ederek suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçuna iştirak ettiği hususunda hakkında kamu davası açmaya yetecek yeterli şüphenin oluştuğu (…)”
Okey masasındaki dörtlü
Bu arada sanık Fazlı Ateş’in ifadesiyle, Böcek ve Arslan’la beraber zaman zaman aynı masada okey oynadıkları ortaya çıktı.
Ateş’in anlatımlarına göre, Arslan’ın resmi lojmanındaki kamelyada bir araya gelen Böcek, Arslan, Ateş ve Böcek’in özel kalem müdürü Yasin Yellice okey oynadı. Dörtlünün bir araya geliş amacını Ateş, “belediye lojmanın peyzaj işlerini yapmıştı. Bizde teşekkür amaçlı orda ağırlamıştık” diye açıkladı.
Bir belediye başkanı ile bir il emniyet müdürünün aynı masada “masumane” gerekçeyle okey oynamasının elbette bir sakıncası olmaz. Ancak burada, “seçilmiş” ile “atanmış” arasındaki dostluk farklı bir amaçla pekişmiş iddiası söz konusu.





















