(The Turkish Post) – TBMM eski Başkanı ve eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, yargı süreçleri ve tutukluluk uygulamalarına ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. “Gayretullaha Dokunmasın…” başlıklı bir manifesto yayımlayan Arınç, cezaevinde bulunan Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık ile Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’e ilişkin kişisel tanıklıklarını anlattı.
Aylarca iddianame hazırlanmadan süren tutuklulukları, sabaha karşı gerçekleştirilen operasyonları ve yalnızca itirafçı beyanlarına dayandığını öne sürdüğü soruşturmaları eleştiren Arınç, Anayasa Mahkemesi’nin Tayfun Kahraman kararına dikkat çekti. Arınç, “Eğer bu gözyaşları gayretullaha dokunursa, Türkiye’de felah bulamayız” ifadelerini kullandı.
“AYM’nin Tayfun Kahraman kararını bir kez daha okusunlar”
Hukukçu olduğunu vurgulayan Arınç, cezaevlerinde uzun süren tutuklulukların aileler üzerinde oluşturduğu etkiye dikkat çekti.
Çalık ve Özmen’i örnek gösterdiğini belirten Arınç, başka kişilerin de aylarca iddianame beklediğini savunarak, “Anneler ağlıyor, babalar ağlıyor, çocuklar ağlıyor, eşler ağlıyor. Maalesef böyle bir ortam içindeyiz” dedi.
Arınç, Anayasa Mahkemesi’nin Tayfun Kahraman hakkındaki kararına atıf yaparak, adil yargılanma hakkına ilişkin ihlallerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Murat Çalık’ın ailesiyle görüşmesini anlattı
Arınç, Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık ile yaklaşık iki yıl önce Ankara’daki bir ziyareti sırasında tanıştığını anlattı. Çalık’ın tutuklanmasının ardından İzmir Şehir Hastanesi’nde tedavi gördüğü dönemde ailesiyle görüştüğünü belirten Arınç, Çalık’ın annesinin gözyaşları içinde olduğunu söyledi.
Çalık’ın sağlık sorunları bulunduğunu vurgulayan Arınç, ailenin tahliye beklentisini anlattı. Çalık’ın annesine, oğlunun tahliye olması halinde kendisinden Çayeli fasulyesi yapmasını istediğini aktaran Arınç, bu sözlerinin annenin duygulanmasına neden olduğunu ifade etti.
Özmen için “Eyüp Sultan’da dua ederek aday oldu” dedi
Arınç, Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen ile ilgili de kişisel tanıklığını paylaştı.
Özmen’in belediye başkanlığı adaylığı konusunda annesinin görüşünü aldığını ve annesiyle birlikte Eyüp Sultan’a giderek dua ettiğini anlatan Arınç, Özmen’in daha sonra aday olduğunu belirtti.
Özmen’i “liyakatli, iyi eğitimli ve dindar bir aile terbiyesine sahip” olarak nitelendiren Arınç, böyle bir kişinin daha sonra suçlamalarla karşı karşıya kalmasının kendisi açısından şaşırtıcı olduğunu söyledi.
“İnsanları rencide edecek suçlamalar kabul edilemez”
Arınç, suç şüphesi ve kuvvetli delil bulunması halinde soruşturma yürütülmesine karşı olmadığını, ancak Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki usullere uyulması gerektiğini belirtti.
Sabaha karşı evlerinden alınan kişilerin görüntülerinin kamuoyunda rencide edici sonuçlar doğurduğunu savunan Arınç, özellikle somut delil olmadan yapılan suçlamalara tepki gösterdi.
Arınç, soruşturmaların yalnızca itirafçı veya etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan kişilerin beyanlarına dayandırılmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, “Soruşturmalarda çok daha ciddi, hukuki ve insani hareket etmemiz lazım” dedi.
“8-9 aydır dava açılmasını bekleyen insanlar var”
Tutukluluk sürelerinin uzamasına da dikkat çeken Arınç, hâlâ aylarca iddianame bekleyen insanların bulunduğunu söyledi.
Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı’nın hassasiyetine güvendiğini belirten Arınç, kolluk birimleri ile savcılık makamlarının daha özenli hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
“Bu gözyaşları gayretullaha dokunursa felah bulamayız”
Açıklamasının sonunda “gayretullah” kavramına vurgu yapan Arınç, yaşananların dindar kesimlerde ilahi adalet konusunda kaygı oluşturduğunu söyledi.
Arınç, “Eğer bu gözyaşları gayretullaha dokunursa, Türkiye’de biz felah bulamayız, bundan korkuyorum” diyerek gözyaşlarının ve insanların yaşadığı ızdırabın sona ermesi çağrısında bulundu.
Arınç, açıklamasını eski Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e ait olduğunu belirttiği “Adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun” sözüyle tamamladı.























