(The Turkish Post) – ALP YALMAN
Türkiye son dönemde hem siyasi hem de yargı mecralarındaki seçimlere odaklandı. Mart ayında yapılan yerel seçimler, bazı istenmeyen olaylar dışında sorunsuz atlatılırken, yargı camiasında mücadeleler devam ediyor. Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan’ın görev süresinin dolmasının ardından AYM üyeleri, Arslan’ın yerine başkanlığa Kadir Özkaya’yı seçti. Özkaya yapılan seçimde AYM’nin 15 üyesinden 9’unun oyunu aldı.
AYM birkaç gün içerisinde yeni başkanını seçerken, Yargıtay’da ciddi bir bilek güreşi yarışıyor. Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca, güçlü girdiği seçimde elenmek zorunda kaldı. AK Parti’ye yakınlığı ile bilinen Akarca’nın üyeler tarafından tercih edilmemesi iktidar blokunda şaşkınlık yarattı. Edinilen bilgilere göre; Akarca’nın koltuğuna en yakın isimse 3. Ceza Dairesi Başkanı Muhsin Şentürk olarak gösteriliyor.
Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca’nın 4 yıllık görev süresinin 24 Mart’ta dolması nedeniyle 25 Mart’ta başlayan başkanlık seçimleri 15. turla devam etti. Seçimin ilk 14 turunda hiçbir adayın, 348 Yargıtay üyesinin salt çoğunluğu olan en az 175 oyu alamaması üzerine, 2 Mart’ta iki adayın katıldığı 15. tur oylaması yapıldı. Oylama sonucu 3. Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Kerkez 105, 3. Ceza Dairesi Başkanı Muhsin Şentürk ise 123 oy aldı. Seçime katılım 319 olarak kayıtlara geçerken, 21 boş oy kullanıldı, oylardan 70’i de geçersiz sayıldı. Salt çoğunluğun sağlanamaması nedeniyle seçime Ramazan Bayramı sonrasında devam edilecek.
Türkiye’deki yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre; Yargıtay seçiminde, Saray heyeti Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca’yı açıktan destekliyordu. Akarca’da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın desteğini arkasında hissetmiş olacak ki Yargıtay üyeleri nezdinde hiçbir kulis çalışması yapmadı. Bunun aksine diğer başkan adayları 3. Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Kerkez ve 3. Ceza Dairesi Başkanı Muhsin Şentürk, Yargıtay üyelerinin odalarını tek tek gezerek desteklerini istedi. Adaylar başkan seçilmeleri halinde Yargıtay’daki icraatları ile ilgili de bazı bilgiler verdi. Bunun neticesinde iki aday da mevcut başkanın önüne geçmeyi başardı.
Türkiye’deki kaynakların aktardığına göre; Akarca’ya tepki yeni Yargıtay Başkanlığı’na geçilince başladı. İddialara göre; Başkan Akarca, farklı illerde başsavcılık yapan ve yargı camiasında ismi öne çıkan isimlere yönelik bazı kısıtlamalar getirdi. Giriş çıkış saatleri başta olmak üzere, Yargıtay üyelerinin hangi kapıdan giriş çıkış yapacaklarına ilişkin bazı rencide edici uygulamalara başvurdu. Bundan dolayı da Yargı üyeleri bu sorunları başkanlık seçimine sakladı. Akarca’ya seçimlerde oy vermeyerek cezalandırdı.
Türkiye’de görev yapan bir kaynağın aktardığına göre; iktidar partisine yakınlığını her kulvarda dile getiren Akarca’nın kaybetmesini ise Saray’ın desteğinin artık arkasından çekmesi olarak yorumluyor. Erdoğan’ın yargıda yapılan seçimleri yakından takip ettiğini aktaran kaynak, gelinen sürecin ise Yüksek yargıda Ak Parti’nin kaybı olarak yorumluyor.





















