(The Turkish Post) – ALP YALMAN
Türk siyasetinde önemli konular konuşulduğunda farklı benzetmeler sürekli gündeme gelmiştir. Bunlardan birisi de ‘Cin şişeden çıktı’ ya da ‘Macun tüpten çıkınca geri girmez’ şeklindeki sözlerdi. Özellikle dönemin siyasi iktidarları, toplumu kucaklayıcı ya da kapsayıcı bir yaklaşımı ele aldığında, bu benzetmelerle kamuoyunun önüne çıkardı. ‘Macun tüpten çıkınca geri girmez’ sözleri en fazlada, genel afla ilgili Meclis’in bir düzenleme yapması esnasında kullanılırdı. Şimdi yeniden Ankara’da ‘Cin şişeden çıktı.’ Bunun fitilini de MHP lideri Devlet Bahçeli ateşledi.
Bahçeli, normal bir siyasetçi değil. Şayet partisinin grup toplantısında, özellikle devlet aklıyla ilgili bir takım cümleler kullanıyorsa, bilin ki, bunun geri planında bir fikir çalışması vardır. Şimdi Bahçeli’nin, terör örgütü PKK’nın lideri Abdullah Öcalan’ın tahliye edilip Meclis’e gelerek DEM Parti Grubunda PKK’nın bittiğini açıklamasını istemesinin perde gerisinde de bu akıl vardır. Kısacası artık ‘Macun tüpten çıkınca geri girmez.’
Bu aşamadan sonra her ne kadar iktidar temsilcileri genel bir afla ilgili çalışma yok deseler de, Ankara’nın derinlerinde bir çalışmanın olduğunu sizlere söyleyebilirim. Hatta Mart 2025 sonuna kadar da bu düzenlemenin ete kemiğe bürüneceğinden şüpheniz olmasın. Özellikle Adalet Bakanlığı bürokratları bu düzenleme üzerinde kafa yoruyor. Şiddet, cebir ve cinsel suçlar haricinde kapsayıcı bir düzenlemenin olacağının da altı çiziliyor.
MHP lideri Devlet Bahçeli, 22 Ekim’de TBMM Grubuna hitabında siyaseti sarstı. Bahçeli bir hafta sonraki grup toplantısında da yaptığı değerlendirmeye sahip çıktı. Sözlerinin de bir adım gerisine çekilmedi. Kaldı ki, iktidar kanadında da, Bahçeli’nin söylemlerine tezat oluşturabilecek hiçbir siyasetçi olmadı. Şimdi gelelim MHP liderinin değerlendirmesinin perde gerisine.
Ankara’yı yakından takip eden ve Adalet Bakanlığı merdivenlerini her gün aşındıran bir kaynağın resmi kaynaklardan aldığı bilgiler, MHP liderinin açıklamasını güçlendiriyor. Çünkü bölgede yaşanan yüksek tansiyonlar, iç siyasette yeni bir cephe açma gayreti ve her ne kadar iktidar kanadı yalanlasa da, beklenen bir erken seçim için bir takım çalışmalar yapılıyor. Bu düzenlemeleri de MHP ve AK Parti’nin hukukçu kurmayları birlikte yürütüyor. Şu anda da Adalet Bakanlığı bünyesinde genel bir af çalışmasının yapıldığını kaynaklar doğruluyor.
CEBİR, ŞİDDET VE CİNSEL SUÇLAR HARİÇ TUTULACAK
MHP liderinin Abdullah Öcalan’ın tahliye edilmesi üzerine başlattığı süreç, bir adım öteye taşınacak gibi. Öcalan üzerinden siyasi iktidar ve Cumhur ittifakı, hem DEM Partisi’nin elinden büyük bir pastayı alacak hem de geniş bir çalışmayla CHP’ye kayacak oyların da önüne geçecek. Bu kapsamda hukukçular, terör örgütleri PKK\KCK ve FETO olmak üzere farklı siyasi suç unsurlarını da düzenlemeye dahil edecek. Cebire ve şiddete bulaşmamış, darbe gibi suçlarla irtibat ve iltisakı olmayanlar da çalışmadan yararlanabilecek. Kısacası örgüt propagandası ve üyeliği, af çalışmasının içinde yer alacak.
Kaynakların aktardığına göre; terör örgütü PKK’nın kurucusu Abdullah Öcalan’ın tahliyesinin konuşulduğu bir süreçte, benzer siyasi suçluların çalışmanın dışında tutulmasının mümkün olamayacağının altı çiziliyor. Kaynaklar, çalışmanın tamamlanmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin onayına sunulacağının altını çiziyor. İki liderin ortak bir mutabakatta kalması halinde de, çalışmanın resmiyet kazanması için TBMM’ye gönderileceğini vurguluyor.






















