Cumartesi, Mart 21, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Ali Bulaç yazdı l İslam’da ilk kırılmalar

Ebu Yusuf, Abbasi halifesinin kendisine teklif ettiği Kadı’l-kudat (Adalet Bakanlığı) görevini kabul etti. Emevi ve Abbasi dönemlerini yaşayan hocası Ebu Hanife ise her iki dönemde de görev kabul etmeyi reddetti. Ebu Yusuf’un devlet yönetiminde görev kabul etmesinden sonra ulema geleneğinde belirgin bir çatallaşma meydana gelmiş oldu: Resmi Ulema, Sivil Ulema. Emeviler, ulemayı kendi yanlarına çekmek istiyordu ama bunu başaramadılar. Başta fıkıh olmak üzere İslami ilimlerde temayüz eden alimleri hukuk üretiminde serbest bıraktılar.

05/02/2025 14:02
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
Ali Bulaç yazdı l İslam’da ilk kırılmalar
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Ali Bulaç

Ali Bulaç

97 köşe yazısı

(The Turkish Post) – ALİ BULAÇ

“Kılıç” metaforunu öne çıkaran Batılı tarih yazıcılarının iddia ettiğinin aksine –batılı ve batı etkisindeki akademik çevreler hala bu yaklaşıma sahiptirler- İslamiyet’in tarihte yayılmasını kolaylaştıran iki dinamikten biri, bugünkü deyimle “din ve vicdan özgürlüğünü teminat altına alması”, diğeri doğu toplumlarına mahsus feodaliteyi sona erdirip köylüleri özgürleştirmesidir. Endülüs’ten Çin sınırına kadar tarihin en büyük imparatorluğunu kurmayı başaran Emevilerin başarısını keskin kılıçlara indirgemek mümkün değildir.

İslam, ta ilk günden itibaren insanları din ve inanç seçiminde serbest bıraktı, “Din seçiminde zorlama olmayacağı” (2/Bakara, 256) hükmü, bittabi kendi dinlerinde kalmak isteyen gayrımüslim topluluklara uygulanacak tutum için bundan başka seçenek bırakmazdı. İktidar muhterislerinin işe müdahil olmadığı durumlarda farklı din yorumuna göre amel etmek isteyen Müslüman topluluklar için de bu hüküm koruyucu bir şemsiye oldu, bu sayede hem birden fazla mezhep teşekkül etti hem de Müslüman olmayanlar kendi inançlarını ve varlıklarını koruyup bugüne getirebildi.

Eğer sivil medeni alanın teşekkülü için olmazsa olmaz şartlardan biri, devletin dine ve farklı din yorumlarına müdahalesinin söz konusu olmamasıysa, tarihi tecrübe bize Müslümanlar yanında Müslüman olmayanların da kendilerine özgü sivil alanlara ve bu alanlarda geliştirdikleri farklı hayat biçimlerine sahip olduklarını göstermektedir.

Bu durum tespiti bir iddia olmanın ötesinde tarihsel hakikattir, yine de bir iddianın doğruluğunu ölçmenin yollarından biri geçirdiği tecrübedir, İslam’ın hükümran olduğu coğrafyada asırlardır gayrımüslimlerin varlıklarını devam ettirmeleri bunun somut delilidir. Modern zamanlara gelinceye kadar Avrupa’da Hıristiyanların dışında diğer din mensupları kendi varlıklarını devam ettiremediler, bugün de –özellikle Fransa modelinde- dini vecibe ve geleneklerine göre yaşama konusunda resmi ve sivil zorluklarla karşılaşmaktan kurtulmuş değiller.

İkincisi, Irak’ın fethi örneğinde görüldüğü üzere –Sevad arazisine getirilen statüyle- toprak üzerinde yaşayan insanların özgürleştirilmesidir. İslam’ın yayıldığı her yerde kadim derebeylikler vardı, toprak üzerinde yaşayanlar derebeylerin malı mülkü hükmündeydi, eziliyorlardı. İslamiyet haraç/ikta ve miri toprak düzeniyle toprak üzerinde yaşayan insanları özgürleştirdi, bu yüzden fetihler kolayca sürdü. Önceki yazıda atıfta bulunduğumuz üzere, Hz. Ömer, yeni toprak düzenini tesis ederken Kur’an’ın lafzi hükümlerine aykırı olması pahasına –hakikatte maksadına muvafık- yeni fethedilen yerlerde yeni feodaller türemesin diye devrim sayılabilecek yeni tatbikata imza atmıştı.

İki beşeri havza (Hıristiyan Avrupa ile Müslüman Doğu) arasında basit bir mukayese yaptığımızda ortaya çıkan durum şudur: Batı’da feodal düzenin tesisinde ve devamında Kilise, feodal beylerle/aristokrat sınıfla kurduğu ittifakın payı belirleyici iken, Doğu İslam’da feodaliteyi yıkıp toprak üzerinde yaşayanları özgürleştiren İslamiyet olmuştur. Benzer şekilde engizisyon ve ateşte yakmalara kadar giden din (kilise) ve vicdan üzerindeki baskının amil faktörü din iken, Doğu’da din (İslamiyet) özgürleştirici rol oynamıştır.

Bu sistem Emevilerin inisiyatifi ele geçirmeleriyle birlikte belli belirsiz bir değişikliğe uğradı ama her şeye rağmen ortadan da kalkmadı.

Değişimi şöyle sıralayabiliriz:

1) Hilafet saltanata dönüştü, biat rızaya olmaktan çıktı. Tarihçiler der ki Muaviye’nin aldığı biat şuydu: Elinde kılıç tutan iki asker bir sahabenin veya bir adamın sağında ve solunda duruyor, biat istiyorlardı; biat isteyen askerlerin kılıçlarıyla boynu arasında iki parmak mesafe vardı.

2) Muaviye’nin yaptığı ikinci değişiklik, profesyonel ordu kurmuş olmasıdır. Profesyonel ordu ilk defa Muaviye döneminde kuruldu; böylelikle yöneticiler ellerinde tuttukları silahlı gücü bir yerde topluma karşı kullanıp iktidarlarını koruma imkanlarını elde etmiş oldular. Abbasiler döneminde daha açık ve sistematik olarak rejim ordu tarafından korunur hale geldi. Bu İslam tarihinde ilk defa vuku bulan bir durumdu. Sonraları sosyo-politik sisteme dahil edilen Türklerin görevi kurulan Hassa ordularıyla rejimi korumak oldu. Selçuklularla birlikte rejim militaristleşti.

3) “Fey” statüsünde olan toprak sistemi, önemli ölçüde “temlikî ikta” sistemine döndü. Osmanlılar sistemi mantıki sonuçlarına götürdüler, 1595’te iltizam usulünün kabulüyle sistem büyük ölçüde bozulmuş oldu. Osmanlı’nın sonraları maruz kalacağı çöküşün sebeplerinden budur.

4) Bir başka nokta; Ebu Yusuf gibi alimler, devlette görev almayı kabul ettiler. Ebu Yusuf, Abbasi halifesinin kendisine teklif ettiği Kadı’l-kudat (Adalet Bakanlığı) görevini kabul etti. Emevi ve Abbasi dönemlerini yaşayan hocası Ebu Hanife ise her iki dönemde de görev kabul etmeyi reddetti.

Ebu Yusuf’un devlet yönetiminde görev kabul etmesinden sonra ulema geleneğinde belirgin bir çatallaşma meydana gelmiş oldu: Biri “Resmi Ulema”, diğeri eski, yani geleneksel “Sivil Ulema”. Emeviler, ulemayı kendi yanlarına çekmek istiyordu ama bunu başaramadılar, başta fıkıh olmak üzere İslami ilimlerde temayüz eden alimleri hukuk üretiminde serbest bıraktılar.

İslam toplumlarında Batı’ya benzer “siyasi toplum-sivil toplum” veya “resmi toplum-sivil toplum” olgusunun görülmemiş olması, İslam tarihinde yönetim/yönetici zümre veya devlet ile yönetilenler arasında gerilim, ayrışma ve çatışma olmadığı anlamına gelmez. Nihayetinde “resmi-siyasi toplum-sivil toplum” kavramsallaştırması da 19. yüzyıl düşünürlerinin geriye doğru ve aktüel olarak Batı toplumlarının sosyo-politik tarihlerini okuma biçimleriyle ilgili modern bir anlama ve açıklama çabasına dayanır.

Son bir nokta; Abbasiler, kendilerinden önceki Emevilerin “Mürcie”ye yüklemek istedikleri rol ve misyondan ilham alarak “resmi din” veya –aktüel deyimiyle- “resmi ideoloji” oluşturmak istediler.

Başlangıcında saf kelami/teolojik spekülasyonlar olsa bile, zaman içinde büyük tartışmalara yol açan “Kur’an’ın yaratılıp yaratılmaması (Halku’l Kur’an) sorunu” bununla ilgili ortaya çıkmıştır. Bilad-ı Şam’ın hayli eğitimli ve zeki papazı Yuhanna ed Dımeşki, niyeti İsa’nın uluhiyet vasfını ispatlamak amacıyla “kelime” spekülasyonunu ortaya attığında maksadı şuydu: Eğer Allah’ın kelimesi ezeli ise bir kelime olarak yaratılmış bulunan İsa da ezelidir ve tanrısal bir öze sahiptir. Mutezile yanlısı halifeler, tamamen kelami zeminde ortaya çıkan bu tartışmaya siyasi mahiyet katarak ulemaya ve halka Kur’an’ın yaratıldığı görüşünü kabul ettirmek istediler. Onların zannına göre eğer Allah’ın kelamı olarak Kur’an yaratılmışsa, hükümleri de tarih içinde varlık bulmuş, sonradan ortaya çıkmış demektir. Bu durumda kendi karar ve uygulamaları da meşruiyet kazanmış olacaktı. Bu bize modern zamanlardaki “tarihselcilik”i çağrıştırır. Ancak Ahmed ibn Hanbel başta olmak üzere İslam bilginleri bu görüşe cevaz vermediler, zaman içinde kelami bir tartışma siyasi çekişmenin arka zemini oldu.

Yine Abbasi halifesi, İmam Malik’e Muvatta’ı İslam topraklarında “resmi fıkıh” kitabı haline getirmek istediğini teklif etti. Halifenin bununla nereye varmak istediğini sezmekte gecikmeyen İmam Malik bunu kabul etmedi. Halifenin niyeti belli bir görüş ve uygulamalar üzerinden kolayca denetlemekti.

Müslüman fakihler ve müçtehitler devlette görev almayı kabul etmediler, ama silahlı mücadele yolunu da seçmeyip “temkin yolu”nu tercih ettiler; kararlı bir biçimde kelam veya fıkıh kitaplarında  “ideal imamın nasıl olması gerektiği”ni sıraladılar. Bu sayede “olan” ile “olması gereken”in arasını ayırdılar, hep “olması gereken”i işaret ettiler, böylelikle politik mesaj vermeyi ihmal etmediler. Bu, aynı zamanda kendi içerisinde ehil bulmadıkları sultana ve halifelere karşı geliştirdikleri bir muhalefet biçimiydi. Kelam ve fıkıh kitaplarında “müçtehitler, devlet başkanı şu şartlara haiz olmalıdır” derken, -ki, o şartların önemli bir kısmına mevcut devlet başkanları uymuyordu- dolaylı yoldan bir muhalefet yapıyorlardı. İmam Şafii’nin Kur’an yanında Sünnet’e kuvvetle vurgu yapmasının sebebi politikti, o bu yolla örnek yönetici Hz. Peygamber (s.a.v.)’i hatırlatarak mevcut sultan ve halifelerin gayrımeşruluğunu ima ediyordu.

Tarihte ulema, hukuki içtihatlar zemininde sivil hayatı tanzim etme işini kendileri deruhte ediyor, devlete bırakmıyordu. Ulema halkın içindeydi, sivildi, karar ve uygulamaları da sivildi. Bu şu demektir; modern toplumlar ve modern devletten farklı olarak, Müslüman bakış açısından sivil/medeni hukuk da sivil ve çoğulcu olmak durumundadır.

(İslam’da ilk kırılmalar, The Turkish Post, 5 Şubat 2025)

Etiketler: Abbasiali bulaçbatıEbu HanifeEbu YusufEmeviHristiyanislamKUR'ANÜst Manşet
Paylaş8Tweet5PaylaşGönderTara
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Önerilen Haberler

H. Agah Kalender yazdı I Savaşın gölgesinde bayram!
Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Savaşın gölgesinde bayram!

A Milli Takım’ın aday kadrosu açıklandı
Haber Yorum

Kamil Aslan yazdı I İstanbul takımlarıyla “Milli Takım” kurulur mu?

Türkiye’nin en sinirli illeri hangileri?
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Mutlulukta kuzey istikrarı, Türkiye’de durağanlık

Ayşem Narlı yazdı I Tembellik ve zihinsel konfora hapsolmak
Köşe Yazarı

Ayşem Narlı yazdı I Tembellik ve zihinsel konfora hapsolmak

Popüler Haberler

51 yıl sonra ilk kez Kapalı Çarşı’da altın satışı durdu

Uzmanlardan gram altınla ilgili yeni tahmin

Akın Gürlek: Taşınmazların değeri belli, veremeyecek hesabım yok

Akın Gürlek: Taşınmazların değeri belli, veremeyecek hesabım yok

4 maçta 1 galibiyetin nedeni belli oldu

4 maçta 1 galibiyetin nedeni belli oldu

Özgür Özel, Akın Gürlek’in MESA’dan aldığı evin taksit senedini paylaştı

Özgür Özel, Akın Gürlek’in MESA’dan aldığı evin taksit senedini paylaştı

Birinci olduğu sınavın mülakatında elenen emniyet amiri intihar etti

Birinci olduğu sınavın mülakatında elenen emniyet amiri intihar etti

Yeni yargı paketi trafik suçuna hapis cezası getiriyor

Eski milletvekillerine trafik cezası muafiyeti getirildi

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

H. Agah Kalender yazdı I Savaşın gölgesinde bayram!

H. Agah Kalender yazdı I Savaşın gölgesinde bayram!

A Milli Takım’ın aday kadrosu açıklandı

Kamil Aslan yazdı I İstanbul takımlarıyla “Milli Takım” kurulur mu?

Genç futbolcu bayram için geldiği İstanbul’da silahlı saldırıda öldürüldü

Genç futbolcu bayram için geldiği İstanbul’da silahlı saldırıda öldürüldü

Akın Gürlek’in rüşvet iddialarına yanıt veren Muhittin Böcek: Para değil, proje konuştuk

Akın Gürlek’in rüşvet iddialarına yanıt veren Muhittin Böcek: Para değil, proje konuştuk

Türkiye’de yaklaşık 1,8 milyon yaşlı tek başına yaşıyor

Türkiye’de yaklaşık 1,8 milyon yaşlı tek başına yaşıyor

Kozan’da otobüs kazası: 2 ölü, 23 yaralı

İran Devrim Muhafızları Ordu Sözcüsü Naini de öldürüldü

Akın Gürlek’in rüşvet iddialarına yanıt veren Muhittin Böcek: Para değil, proje konuştuk

Akın Gürlek’in rüşvet iddialarına yanıt veren Muhittin Böcek: Para değil, proje konuştuk

Genç futbolcu bayram için geldiği İstanbul’da silahlı saldırıda öldürüldü

Genç futbolcu bayram için geldiği İstanbul’da silahlı saldırıda öldürüldü

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Kozan’da otobüs kazası: 2 ölü, 23 yaralı

Kozan’da otobüs kazası: 2 ölü, 23 yaralı

Düşüşün sürdüğü KKM bakiyesi 16 milyar seviyesine geriledi

KKM bakiyesi, 2 milyar liranın altına geriledi

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • H. Agah Kalender yazdı I Savaşın gölgesinde bayram!
  • Kamil Aslan yazdı I İstanbul takımlarıyla “Milli Takım” kurulur mu?
  • Genç futbolcu bayram için geldiği İstanbul’da silahlı saldırıda öldürüldü
  • Akın Gürlek’in rüşvet iddialarına yanıt veren Muhittin Böcek: Para değil, proje konuştuk

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.