(The Turkish Post) – TUNA CEVHER
Türkiye’de çiftçiler, 2025 yılının bahar aylarına çaresizlik ve belirsizlik içinde girdi. Üreticiler, mazottan gübreye, tohumdan işçiliğe kadar her kalemde artan maliyetler nedeniyle tarlasını ekemez hale geldi.
Üstelik Türkiye’nin 34 ilinde zirai don olayları yaşandı ve 16 çeşit ürün bu felaketten etkilendi. Kayıplar telefi edilemeyecek kadar büyük. Yıllardır biriken sorunlar görmezden gelinirken, çiftçinin sesine kulak veren hâlâ yok.
MAZOT VAR, PARA YOK: BUĞDAYLA MAZOT HESABI ÇÖKTÜ
Geçtiğimiz yıl bir ton buğday satan bir çiftçi 400 litreye yakın mazot alabilirken, bugün bu miktar 229 litreye kadar düştü. Tarım destekleri hâlâ göstermelik düzeyde. Mazot desteği artırıldı deniliyor, ancak piyasadaki fiyat artışları karşısında bu destekler kâğıt üzerinde kalıyor. Üretici artık zararına üretim yapıyor, devlet ise sadece seyrediyor.
TOHUM FİYATI ÜRETİCİYİ BOĞUYOR
Tohum fiyatları, çiftçinin belini bükmeye devam ediyor. Kooperatiften alınan tohumlar, çiftçinin satış yaptığı ürün fiyatının neredeyse iki katı. 9 liraya sattığı buğdayın tohumunu 18 liraya alıyor. Üstelik Tarım ve Orman Bakanlığı bu yıl sertifikalı tohum desteğini tamamen kaldırdı. Üreticiye “ya dayan ya bırak” deniyor.
KURAKLIK VE ZİRAİ DON: DOĞAYLA DA MÜCADELE EDİYORLAR
İklim koşullarının her geçen yıl kötüleşmesi, tarımsal üretimi zaten tehdit ediyordu. 2025’te yaşanan kuraklık, ekim oranlarını düşürdü; zirai don ise birçok bölgede ürün kaybına neden oldu. Ama hala ciddi bir önlem planı ya da afet destek mekanizması yok. Afet varsa, çiftçiye düşen sadece sabretmek oluyor.
BORÇ SARMALI: ÜRETİM BORÇLA, DESTEKLER SEMBOLİK
Çiftçinin borçları her yıl katlanıyor. Tarım Kanunu’na göre milli gelirin yüzde 1’inin tarıma aktarılması gerekirken, bu oran yıllardır yüzde 0.2 civarında seyrediyor. Yani devlet, yasaya bile uymuyor. Borçlu çiftçi üretmeye zorlanıyor, ama ne banka kolaylık sağlıyor ne de piyasa insaf gösteriyor.
EKİLMEYEN TARLALAR, GİDEREK ARTAN İTHALAT
Çiftçiler artık üretimden vazgeçiyor. “Bu şartlarda ekim yapmam imkânsız” diyen üreticilerin sayısı her geçen gün artıyor. Ekilmeyen tarlalar, boş kalan köyler sadece kırsalın değil, ülke ekonomisinin çöküş sinyali. Ancak çözüm üretmesi gerekenler, ithalatla günü kurtarmaya devam ediyor. Tarım ülkesi olarak anılan Türkiye, her geçen yıl gıda ithalatçısına dönüşüyor.
Tarımda alarm çanları çalıyor. Ancak yetkililerin yaklaşımı hâlâ günü kurtarma düzeyinde. Kalıcı çözüm önerileri, üretimi teşvik eden politikalar ve çiftçiyi ayakta tutacak gerçekçi adımlar hâlâ yok. Çiftçi yalnız, ülke üretimsiz, gelecek belirsiz.























