(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
Rusya’da Ukrayna savaşı, Batı ile derinleşen kriz ve ağır ekonomik yaptırımların topluma yansımaları giderek daha fazla hissediliyor. Levada Center, Witson ve Rusya Bilimler Akademisi tarafından yapılan son kamuoyu araştırmaları, toplumun içinde bulunduğu ruh halini ve siyasal yönelimleri çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.
İYİMSERLİKTE SERT DÜŞÜŞ
Levada Center’ın son anketine göre, Rusya’da ekonomik ve siyasi geleceğe dair iyimserlik ciddi biçimde geriledi. Mart ayında siyasete dair iyimserlik oranı %71 iken, Ekim sonunda bu oran %56’ya düştü. Ekonomiye ilişkin iyimserlik de %58’den %51’e indi. Hükümetin ekonomik durumu düzeltebileceğine inananların oranı ise %68’den %58’e gerileyerek 2023’ten bu yana en düşük seviyesine ulaştı. Uzmanlara göre bu düşüşte, ABD ile artan gerginliğin, özellikle Putin–Trump hattındaki diplomatik belirsizliklerin ve savaşın uzamasının etkisi büyük. 2024 sonunda Trump’ın seçilmesi Rusya’da kısa süreli bir umut yaratmış olsa da 2025 itibarıyla bu iyimserlik yeniden yerini karamsarlığa bıraktı.
“BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR” ANKETİ: RUS KİMLİĞİ ÖN PLANDA
Witson şirketinin 4 Kasım Ulusal Birlik Günü öncesinde yaptığı “Silavı Yedinstve” (Birlikten Kuvvet Doğar) başlıklı araştırma, Rusların ulusal kimliğe bakışını ölçtü. Katılımcıların %81’i Rusya vatandaşı olmaktan gurur duyduğunu belirtirken, etnik kimlik yerine vatandaşlık kimliğini ön plana çıkardıklarını söyledi. Çeçen liderlerin de “Ben Çeçenim ama kendimi Rus olarak tanımlarım” şeklindeki açıklamaları, Kremlin’in savaşla birlikte inşa etmeye çalıştığı “ortak Rus kimliği” anlayışının yansıması olarak görülüyor. Anket, çok uluslu yapının toplumsal dayanıklılığı artırdığını düşünenlerin oranının %60 olduğunu ortaya koydu. Ancak savaşın toplumu tamamen birleştirdiğine inananların oranı yalnızca %52’de kaldı.
STALİN’E DÖNÜŞ, PUTİN’E GÜÇLÜ DESTEK
Rusya Bilimler Akademisi’nin desteklediği Wstka isimli araştırma kuruluşunun verileri, Putin’e yönelik desteğin tarihî seviyelere ulaştığını gösteriyor. Katılımcıların %65’i Putin’i “Rusya’ya en fazla fayda sağlayan lider” olarak değerlendirirken, Stalin %45 ile ikinci sırada yer aldı. 2000 yılında Putin’e bu yönde destek verenlerin oranı yalnızca %12 iken, 25 yılda bu oranın beş kat artarak zirveye çıkması dikkat çekiyor. Stalin’e duyulan sempati de son 30 yılın en yüksek seviyesine ulaşmış durumda. 2016’da %31 olan destek, 2025 itibarıyla %45’e yükseldi.
SAVAŞ YORGUNLUĞU VE TARİHSEL GÜÇ ARAYIŞI
Uzun süren savaş, ambargolar ve ekonomik sıkıntılar Rus halkını yorsa da Kremlin’e yönelik eleştiriler sınırlı kalıyor. Toplumun büyük kısmı, tarihsel olarak güçlü lider figürlerini desteklemeyi sürdürüyor. Stalin dönemine duyulan nostalji, Putin’in politik söyleminde de yer buluyor. Siyasi gözlemcilere göre, “bilmediğine düşman olan” bir toplumun içe kapanması, barış dilinin yerini millî dayanışma söylemine bırakmasına yol açıyor. Ancak bu birlik duygusu, savaşın getirdiği karamsarlığı tamamen silebilmiş değil.






















