(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışma, yalnızca askeri dengeleri değil, küresel hava ulaşım ağını da ciddi biçimde etkiliyor. Ortadoğu hava sahasında art arda gelen kapatmalar ve güvenlik riskleri, binlerce uçuşun iptal edilmesine yol açarken kriz henüz erken aşamada olmasına rağmen havacılık sektöründe uzun süreli bir sarsıntının işaretleri görülmeye başlandı. Uçuş iptalleri artık yalnızca bölgesel bir aksama değil, küresel bağlantı zincirini etkileyen yapısal bir sorun haline geliyor.
GÜNLÜK BİNLERCE UÇUŞ İPTAL EDİLİYOR
Uçuş takip platformu Flightradar24 verilerine göre bölgede günlük yaklaşık dört bin uçuş iptal ediliyor. Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail ve Bahreyn bağlantılı hatlarda iptal oranlarının olağanüstü seviyelere ulaşması, krizin hava trafiği üzerindeki baskısını net biçimde ortaya koyuyor. Şirket yetkilileri, gerilimin uzaması halinde rötarların ve rota değişikliklerinin artacağı uyarısında bulunuyor. Bu tablo, Avrupa ile Asya arasındaki transit uçuşların da dolaylı biçimde etkilenmesine yol açıyor çünkü Ortadoğu hava sahası iki kıta arasındaki en kısa ve ekonomik güzergâhı oluşturuyor.
TÜRKİYE TRANSİT MERKEZ OLARAK RİSK ALTINDA
Türkiye de coğrafi konumu nedeniyle bu tablonun dışında değil. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Körfez ülkeleri ile İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün’e yönelik uçuşların geçici olarak durdurulduğunu açıkladı. İran’ın başkenti Tahran’daki uluslararası havalimanında Türk havayolu şirketlerine ait uçakların mahsur kalması, hava sahası güvenliğinin ne denli kırılgan hale geldiğini gösteriyor. Türkiye’nin uluslararası bir aktarma merkezi olarak oynadığı rol düşünüldüğünde, uzun sürecek bir kriz hem yolcu trafiğinde hem de hava kargo taşımacılığında kayıplara yol açabilir.
UZAYAN ROTALAR, ARTAN MALİYETLER
Ortadoğu hava sahasının kapanması ya da riskli ilan edilmesi, havayolu şirketlerini daha uzun ve maliyetli rotalara yönlendiriyor. Bu durum yakıt tüketimini artırırken uçuş sürelerini uzatıyor ve operasyonel planlamayı zorlaştırıyor. Pandemi sonrası toparlanma sürecine giren havacılık sektörü için yeni bir jeopolitik kriz, özellikle Körfez merkezli aktarma sistemini zorluyor. Bölgedeki büyük hub’larda yaşanacak kalıcı bir aksama, küresel uçuş ağının dengelerini değiştirebilir.
YOLCULAR İÇİN BELİRSİZLİK SÜRÜYOR
Havayolları iptal edilen seferler için iade ve ücretsiz değişiklik hakkı tanısa da hava sahalarının ne zaman tamamen güvenli hale geleceğine dair net bir takvim bulunmuyor. Bazı şirketler uçuşlar yeniden başladığında önceliği iptal edilen yolculara vereceklerini duyururken, belirsizlik seyahat planlarını altüst etmeye devam ediyor. Bu durum yalnızca turistik seyahatleri değil, iş dünyasının hareketliliğini ve bölgedeki uluslararası insan trafiğini de etkiliyor.
KRİZİN SÜRESİ
Havacılık sektörü krizlere yabancı değil; ancak belirleyici olan her zaman sürenin uzunluğu oluyor. Çatışma kısa vadede kontrol altına alınırsa sektör operasyonel aksamalarla bu süreci atlatabilir. Ancak gerilim haftalar ya da aylar boyunca sürerse, küresel uçuş ağında kalıcı değişiklikler gündeme gelebilir. Bilet fiyatlarının artması, alternatif hava koridorlarının kalıcı hale gelmesi ve bazı havayollarının finansal baskı altına girmesi ihtimali güçlenebilir. Ortadoğu’daki çatışma askeri ve siyasi sonuçlarıyla tartışılırken, gökyüzünde büyüyen bu ekonomik cephe de küresel sistem üzerinde belirleyici bir etki yaratmaya aday görünüyor.
























