(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
Ortadoğu’da İran ile ABD-İsrail ekseni arasında tırmanan çatışmalar, yalnızca bölgesel güvenlik dengelerini değil küresel enerji piyasalarını ve Avrupa ekonomisini de sarsmaya başladı. Avrupa Birliği’nin ekonomi yönetiminden sorumlu üst düzey isimlerinden Valdis Dombrovskis, savaşın uzaması ve enerji arzının daha fazla aksaması durumunda Avrupa ekonomisinin ciddi bir stagflasyon şoku ile karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Bu açıklama, savaşın ekonomik boyutunun giderek daha fazla gündeme geldiğini gösteriyor.
ENERJİ PİYASALARINDA SAVAŞ ETKİSİ
Ortadoğu’daki gerilimin ekonomik etkisinin merkezinde enerji piyasaları bulunuyor. İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırıları ve dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Strait of Hormuz çevresindeki gerilim, petrol piyasasında hızlı bir fiyat artışına yol açtı. Küresel petrol fiyatları kısa süre içinde yeniden varil başına 100 dolar seviyesinin üzerine çıktı.
Bu gelişme özellikle enerji ithalatına büyük ölçüde bağımlı olan Avrupa için önemli bir risk oluşturuyor. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artış, üretim maliyetlerini yükseltirken aynı zamanda tüketici fiyatlarını da yukarı çekiyor. Bu durum ekonomik büyümenin yavaşladığı, ancak enflasyonun yüksek kaldığı bir tabloya zemin hazırlayabilir.
KÜRESEL REZERV HAMLESİ KRİZİ DURDURABİLİR Mİ?
Enerji piyasalarındaki sarsıntıyı sınırlamak amacıyla uluslararası bir koordinasyon adımı da atıldı. International Energy Agency koordinasyonunda aralarında ABD, Almanya ve Fransa’nın da bulunduğu 32 ülke, stratejik petrol rezervlerinden toplam 400 milyon varillik bir arzın piyasaya sürülmesi konusunda anlaşmaya vardı. Bu karar, küresel enerji piyasasında bugüne kadar alınan en büyük rezerv müdahalelerinden biri olarak görülüyor.
Ancak bu hamlenin piyasalardaki dalgalanmayı ne ölçüde sınırlayabileceği henüz net değil. İran’ın bölgedeki enerji altyapılarını hedef almaya devam etmesi ve savaşın nasıl ilerleyeceğine dair belirsizlik, fiyat oynaklığını artıran başlıca faktörler arasında gösteriliyor.
AVRUPA’NIN SAVAŞTA SINIRLI ETKİSİ
Siyasi açıdan bakıldığında ise Avrupa’nın savaşın gidişatına sınırlı ölçüde etki edebildiği görülüyor. Dombrovskis, Avrupa’nın ABD’nin saldırı planları hakkında önceden bilgilendirilmediğini ifade ederek, şu anda önceliğin gerilimin hızla düşürülmesi olduğunu vurguladı. Bu durum, transatlantik ilişkilerde karar alma süreçlerinin ne kadar koordineli yürütüldüğüne dair tartışmaları da yeniden gündeme getiriyor.
Bu süreçte Emmanuel Macron’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen G7 görüşmesinde Körfez ülkelerinin güvenliği ve enerji altyapısının korunması başlıca gündem maddeleri arasında yer aldı. İran’ın saldırılarında yalnızca askeri hedeflerin değil, sivil altyapı ve ekonomik merkezlerin de hedef alınması krizin ekonomik etkilerinin daha da büyüyebileceği endişesini güçlendiriyor.
SAVAŞIN EKONOMİK CEPHESİ
Ortadoğu’daki savaşın en önemli sonuçlarından biri, küresel ekonomide yeni bir enerji şokunun tetiklenmesi olabilir. Avrupa ekonomisi pandemi sonrası toparlanma sürecini tam olarak tamamlayamamışken yaşanabilecek yeni bir enerji krizi, büyüme üzerinde ciddi bir baskı oluşturabilir.
Bu nedenle AB yönetimi bir yandan enerji piyasalarını istikrara kavuşturacak uluslararası adımları desteklerken, diğer yandan krizin Avrupa ekonomisine yansımalarını sınırlayacak politika seçeneklerini tartışıyor. Savaşın süresi ve kapsamı ise Avrupa’nın karşı karşıya kalacağı ekonomik tablonun ne kadar ağır olacağını belirleyecek en kritik faktör olarak görülüyor.























