(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları Avrupa’da geniş ölçüde siyasi destek bulurken, İspanya bu tablo içinde farklı bir çizgi izleyen az sayıdaki ülkeden biri oldu. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, saldırıların uluslararası hukuk açısından tartışmalı olduğunu ve bölgesel savaşı daha da büyütebileceğini savunarak açık biçimde “savaşa hayır” mesajı verdi. Madrid yönetimi bu tutumu yalnızca siyasi açıklamalarla değil, somut bir kararla da ortaya koydu.
İspanya hükümeti, ABD ile ortak kullanılan güneydeki Rota deniz üssü ve Morón hava üssünün İran’a yönelik askeri operasyonlarda kullanılmasına izin vermeyeceğini açıkladı. Hükümet yetkilileri, bu üslerin İspanya egemenliği altında olduğunu ve yalnızca iki ülke arasındaki savunma anlaşması ile Birleşmiş Milletler ilkeleri çerçevesinde kullanılabileceğini vurguladı. Madrid, ABD ve İsrail’in saldırılarını ise “tek taraflı ve tehlikeli bir askeri müdahale” olarak nitelendirdi.
İSPANYA NEDEN FARKLI BİR POZİSYON ALDI?
İspanya’nın bu çıkışı yalnızca güncel askeri gelişmelerle ilgili değil. Sánchez hükümeti son yıllarda Ortadoğu politikalarında daha eleştirel bir çizgi izliyor. Madrid yönetimi daha önce de İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarına sert tepki göstermiş ve Avrupa içinde daha güçlü bir ateşkes çağrısı yapan hükümetlerden biri olmuştu. İran’a yönelik saldırılar karşısında alınan tavır da bu genel dış politika çizgisinin devamı olarak görülüyor.
İspanyol hükümeti, İran yönetimine yönelik eleştirilerini saklı tutmakla birlikte, askeri müdahalelerin Ortadoğu’da yeni bir istikrarsızlık dalgası yaratabileceğini savunuyor. Sánchez’e göre sorunların çözümü askeri operasyonlardan değil, diplomasi ve uluslararası hukuk mekanizmalarından geçiyor.
WASHİNGTON İLE GERİLİM BÜYÜYOR
İspanya’nın bu tutumu ABD ile diplomatik gerilimi de beraberinde getirdi. Washington yönetimi Madrid’in kararını eleştirirken, ABD Başkanı Donald Trump İspanya’ya yönelik ticari yaptırım tehdidinde bulundu. Buna rağmen İspanyol hükümeti geri adım atmayacağını açıklayarak ülkenin savaşın parçası olmayacağını yineledi.
ABD tarafı zaman zaman İspanya’nın işbirliğine açık olduğunu öne sürse de Madrid bu iddiaları reddetti ve pozisyonunun değişmediğini açıkladı. İspanya Dışişleri Bakanlığı, ülke topraklarının uluslararası hukuk dışında yürütülen askeri operasyonlara destek vermeyeceğini vurgulamayı sürdürüyor.
AVRUPA İÇİNDE SESSİZ BİR AYRIŞMA
İspanya’nın tutumu, İran krizi karşısında Avrupa içinde tam bir birlik olmadığını da gösteriyor. Bazı Avrupa hükümetleri Washington ile daha yakın bir çizgi izlerken, Madrid yönetimi askeri tırmanmanın küresel güvenliği daha kırılgan hale getireceğini savunuyor. Bu nedenle İspanya, Avrupa’da giderek zayıflayan savaş karşıtı diplomasi çağrısının en güçlü savunucularından biri haline gelmiş durumda.
Ortadoğu’daki çatışma genişlerken Madrid’in aldığı bu pozisyon yalnızca askeri bir karardan ibaret değil. Aynı zamanda Avrupa’nın dış politikada ne kadar bağımsız hareket edebileceği sorusunu da yeniden gündeme getiriyor. İspanya’nın “savaşa hayır” çıkışı, Avrupa içinde Washington politikalarına koşulsuz destek verilmesi gerektiği yönündeki anlayışa karşı önemli bir siyasi sınav olarak görülüyor.
























