(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
Ukrayna’daki savaş beşinci yılına girerken cephedeki askeri tablo kadar, savaşın çevre coğrafyalarda yarattığı siyasal dalgalanma da dikkat çekiyor. 24 Şubat itibarıyla geride kalan dört yıl, yalnızca Kiev ile Moskova arasındaki bir askeri hesaplaşmaya değil; aynı zamanda Rusya ile Batı arasındaki uzun soluklu bir nüfuz mücadelesine dönüştü. Peki savaşın beşinci yılında “Doğu Cephesi”nde gerçekten ne değişti?
DESTEK DENGESİ DARALIYOR
Amerikan merkezli araştırma şirketi Gallup tarafından Doğu ve Güney Avrupa, Güney Kafkasya ve Orta Asya’daki 25 ülkede yapılan son kamuoyu araştırması, savaşın toplumsal yansımalarına ışık tutuyor. Ankete göre Ukrayna’ya destek yüzde 24, Rusya’ya destek ise yüzde 22 seviyesinde. Aradaki fark yalnızca iki puan.
Daha dikkat çekici olan ise eğilimdeki değişim. 2024’e kıyasla Ukrayna’ya destek birkaç puan gerilerken, Rusya’ya destek sınırlı da olsa artış göstermiş durumda. Bu tablo, savaşın ilk dönemlerindeki keskin kutuplaşmanın yerini daha karmaşık ve parçalı bir jeopolitik zemine bıraktığını gösteriyor.
BALTIK HATTINDA NET SAFLAŞMA
Doğu Avrupa’da özellikle Baltık ülkeleri Rusya karşıtı pozisyonlarını koruyor. Litvanya, Letonya ve Estonya kamuoylarında Ukrayna’ya destek açık ara önde. Benzer bir tablo Polonya için de geçerli.
Bu ülkelerdeki yüksek Ukrayna desteği, yalnızca güncel savaşla değil, tarihsel güvenlik algısıyla da ilişkili. Rusya’yı varoluşsal tehdit olarak gören güvenlik doktrini, kamuoyuna da yansımış durumda.
GÜNEY KAFKASYA’DA KIRILGAN DENGE
Güney Kafkasya’da ise tablo daha karmaşık. Azerbaycan kamuoyunda Ukrayna’ya destek yüzde 50’nin üzerinde ölçülürken, Rusya’ya destek daha düşük seviyede kalıyor. Bu eğilimde son dönemde yaşanan diplomatik gerilimlerin ve Moskova-Bakü hattındaki soğumanın etkili olduğu değerlendiriliyor.
Gürcistan toplumunda da Ukrayna’ya destek görece yüksek. Ancak ülkedeki siyasi tartışmalar ve Batı ile ilişkilerde yaşanan gerilimler, dış politika yöneliminin iç siyasetle iç içe geçtiğini gösteriyor.
Ermenistan ise farklı bir tablo sunuyor. Kamuoyunda Rusya’ya destek Ukrayna’dan daha yüksek görünse de bu oran geçmiş yıllara kıyasla belirgin biçimde gerilemiş durumda. Moskova ile Erivan arasındaki mesafeli ilişki, halk desteğinin de eskisi kadar güçlü olmadığını ortaya koyuyor.
ORTA ASYA’DA MOSKOVA’NIN AĞIRLIĞI SÜRÜYOR
Orta Asya’da Rusya’nın etkisi hala belirgin. Kırgızistan ve Tacikistan kamuoylarında Rusya’ya destek yüksek oranlarda seyrediyor. Bunun arkasında göçmen işçi akışı, ekonomik bağımlılık ve güvenlik işbirlikleri bulunuyor.
Özbekistan ve özellikle Kazakistan ise daha dengeli bir görünüm sergiliyor. Kazakistan’da Ukrayna’ya destek son bir yılda gerilerken, Rusya’ya destek sınırlı farkla öne geçmiş durumda. Uzmanlara göre 7 bin kilometreyi aşan Rusya sınırı, ülkedeki Rus azınlık ve ekonomik bağlar, Astana’nın jeopolitik manevra alanını daraltıyor.
Kazakistan’ın konumu, savaş sonrası dönemde Rusya-Batı rekabetinin Orta Asya’ya taşınıp taşınmayacağı sorusunu da gündeme getiriyor.
BALKANLAR VE “SALINCAK ÜLKELER”
Balkanlar’da ise tablo ülke bazında değişiyor. Sırbistan kamuoyunda Rusya’ya destek Ukrayna’nın oldukça önünde. Enerji bağımlılığı, tarihsel bağlar ve kimlik siyaseti bu tercihte etkili.
Buna karşılık Romanya, Bulgaristan ve Yunanistan gibi ülkelerde kamuoyu daha bölünmüş durumda. Bu ülkelerde dikkat çeken unsur ise Avrupa Birliği’ne verilen desteğin hem Rusya hem de Ukrayna desteğinden daha yüksek olması. Bu da bölgedeki tercihlerin yalnızca Moskova-Kiev hattında değil, Brüksel ekseninde şekillendiğini gösteriyor.
Öte yandan Macaristan ve Slovakya gibi AB üyesi ülkelerde Rusya-Ukrayna savaşı iç siyasetle doğrudan bağlantılı bir kutuplaşma başlığına dönüşmüş durumda. İktidar-muhalefet ayrımı, dış politika tercihlerine de yansıyor.
SAVAŞ BİTSE DE REKABET SÜRECEK Mİ?
Beşinci yılın eşiğinde ortaya çıkan tablo, Ukrayna’daki sıcak çatışmanın ötesine geçen bir jeopolitik gerçekliğe işaret ediyor. Ukrayna’ya destek bazı bölgelerde güçlü biçimde sürse de Rusya’nın özellikle Orta Asya ve Balkanlar’daki toplumsal etkisi tamamen çözülmüş değil.
Savaş bir ateşkesle sonlansa dahi, Rusya ile Batı arasındaki rekabet farklı başlıklarda ve farklı coğrafyalarda devam edebilir. Doğu Cephesi’nde değişen şey, belki de yalnızca cephe hattının kendisi değil; mücadelenin biçimi ve alanı.
























