(The Turkish Post) – SAFA KAR
Hafta içinde Juventus’a karşı zafer kazanan Galatasaray, Konya deplasmanında 3 puan bıraktı ve şampiyonluk yarışında ağır yara aldı. Konya zor rakip değildi, haftalardır kazanamıyordu. Sezon başından bu yana 3 hoca değiştirdi. Ve İlhan Palut’la anlaştı. Palut daha önce Konya’nın başında oldukça başarılı olmuştu. Dönüşü de muhteşem oldu. İlk maçında lideri 2-0 gibi net bir skorla devirdi.
Sahaya Osimhen’den yoksun çıkan Galatasaray ilk yarıda bir varlık gösteremedi. Avrupa yorgunluğu muydu yoksa oyuncuların Konya’yı küçümsemesi ve motive olamamaları mıydı? Galiba her ikisi… Juventus yorgunluğu kendisini hissettirdi. Çok üst düzeyde maç çıkarmıştı. Rakibini küçümsemelerinin de payı inkar edilemez. ‘Ummadık taş baş yarar’. Okan Buruk bu gerçeğin farkında olmalıydı.
İkinci yarı verimsiz, pozisyonsuz oyuna müdahale etti. 3 oyuncuyu birden değiştirdi. Takımın omurgasını oluşturan Barış Alper, Torreira oyuna girdi. Gol ayağı İcardı ile defansın sigortası Abdülkerim’i kenara aldı. Değişikliğin etkisi ile hızla başladı, golü de buldu. Ancak VAR’a takıldı. Sonrası da gelmedi. Bir türlü organize olamadı. Bunda Konya’nın dinamik oyunu ve savunmasının da etkisi vardı. Rakibinin risk alacağını hesaplayan Konya fırsat kollamaya başladı.
Bir köşe vuruşunda top Adil’in önüne düştü. Bu oyuncunun yakın mesafeden vuruşu gol oldu. Galatasaray için bir şok dakikasıydı. Gole tepki vermesi beklenirken şuursuz ve dağınık oyununu sürdürdü. Adeta skoru kabullendi. Oysa Galatasaray tecrübesiyle kısa sürede geri dönmesini bilecek bir takımdı. Juventus yorgunluğu takımın iliklerine işlemişti. Bir türlü toparlanamadı. Derken Konya’nın skoru perçinleyen ikinci golü geldi.
Bu golden sonra yaklaşık 20 dakika daha oynandı. Fakat Galatasaray’ın oyunu çevirecek mecali yoktu. Havlu attı, pes etti. Skora herhangi bir tepki veremedi. Son bölümde oyuncular ‘maç bitse de gitsek’ modundaydı. Ve hakem düdüğü çaldı, maç bitti. Galatasaray ikinci yenilgisini aldı. Fenerbahçe’ye fırsat doğdu. Kasımpaşa engelini kayıpsız aşabilirse puanları eşitleyecek. Yarış yeniden başlayacak.
Galatasaray gerekçesi ne olursa olsun… Osimhen’in eksikliği elbette önemli… Avrupa yorgunluğu gerçek… Bu kadar etkisiz oyunun bahanesi olamaz. Kadro derinliği en geniş takımlardan biri… Osimhen yoksa İcardi var. Yorgun futbolcuların yedekleri var. Juventus’a karşı aslan gibi oynayan takımla Konya karşısında ezik ve etkisiz kalan takım arasında bu kadar büyük ve derin fark olmamalı… Sanki iki farklı takım gibiydi.
Galatasaray yenilgiyi, Konya galibiyeti hak etti. Palut’un sihirli elinin takıma değdiği belli oldu. Galatasaray’a oynayacak alan bırakmadı. Orta saha ve defans hattı hatasız oynadı. Tribünleri dolduran taraftarlar haftalar sonra lideri yenerek kazanmanın sevincini yaşadı. Galatasaray bu yenilgiyi unutmak zorunda… Önünde büyük sınav var. Tur için İtalyan devi Juventus’un karşısına çıkacak. Kaderin cilvesi Juventus da Como’ya 2-0 yenildi. Her iki takımın aklı tur maçında olmalı…
Galatasaray için Avrupa ligden daha önemli… Şampiyonluktan bile vazgeçilebilir. Devler arenasında final grubuna kalmanın hem maddi hem manevi getirisi paha biçilmez. Galatasaray da eksikliğini duyuyordu. İçerideki başarılara doydu. Avrupa taçlandırması gerekiyordu. Juventus zaferi muhteşem başlangıç oldu. Avantaj Galatasaray’dan yana… Ama tur çantada keklik değil. Rakip çok güçlü ve tecrübeli…
Konya yenilgisini geride bırakarak Juventus’a odaklanmak zorunda… Yoksa Konya’da alınan yara büyüyerek ve derinleşerek devam eder. Tur, kesinlikle Konya’nın üzerine sünger çeker. Galatasaray büyük maçların takımı… Şimdi bunu tekrar gösterme zamanı…























