(The Turkish Post) – SAFA KAR
Futbol bu… Her türlü sürprize açık oyun… Onun için seyircisi çok. Doksan dakikanın sonunda skor tabelasının ne yazacağı belli olmaz. Saniyeler içinde maçın kaderi değişir.
Fenerbahçe’nin ligin dibine demir atan Karagümrük’e yenilgisi ‘sürprizle’ falan açıklanamaz. Şanssız demeyeceğim, Fenerbahçe maçı kazanacak, puan alacak hiçbir şey yapmadı çünkü. Antalya maçından sonra ‘Fenerbahçe Kader’i kızdıracak ne yaptı?’ diye sormuştum.
Karagümrük karşısında mücadele yok, direkten dönen top yok, atak yok, tehlike yok… Yok oğlu yok. ‘Hakem penaltımızı vermedi’ bahaneleri hiç yok. Aksine penaltısı verilmeyen takım Karagümrük’tü. Hakem neredeyse tüm takdir haklarını Fenerbahçe’den yana kullandı. Yoksa maçı 11 oyuncu tamamlayamazdı. Karagümrük ahı gitmiş vahı kalmış bir takım…
Düşmesine kesin gözüyle bakanlar çok. Matematik olarak lige tutunması mümkün elbette. Ama tüm maçlarını kazanması durumunda. Sadece 3 galibiyeti vardı, dördüncüsünü Fenerbahçe’den aldı. Ligin ‘namağlup’ takımını yendi. Hem Karagümrük hem de futbol tarihine geçti. Duy da inanma… Bu sonuç ne tahmin edilebilirdi, ne de öngörülebilirdi.
Karagümrük bile inanmakta zorlandı. Fenerbahçe niye yenildi? Yorgun muydu? Son maçını geçen hafta sonu oynadı. Karagümrük deplasman değil. Sadece şehrin öte yakası… Sarı Lacivertli takımda Samsun’u son saniyede yenmenin morali vardı. Son anda da olsa mucize gibi gelen gollerle lige tutunmuştu. Karagümrük kolay lokmaydı. 3 puan aslanın ağzında değildi.
Yok sakat oyuncuların sayısı çokmuş, Tedesco’nun sağlık sorunlarıymış… Bunlar mazeret olamaz. Yedek oyuncuların yetenek ve becerisi Karagümrük’ten daha mı aşağı… Değil. Bir de o çubukluk ‘formanın ağırlığı’ var. Oynatır insanı… Ama öyle olmadı. Fenerbahçe hedefsiz kalmış, bir an önce ligin bitmesini bekleyen takım gibi…
Sadece ‘ruhu’ gitmemiş, bedeni de felçli gibi… Sahadaki oyuncuların sadece ismi var. Futbol namına hiçbir olumlu hareketi yok. Yenilgiye isyan, itiraz ara ki bulasın. Bir takım demeye şahit ister… Asensio, Kante gibi oyuncular da arkadaşlarına uyum sağlamış. Karagümrük golü erken buldu. Golü Bartuğ attı. Fenerbahçe kendi silahıyla vuruldu.
Bu gol Fenerbahçe’yi ‘uyandırır mıydı?’ Uyanmak istersen uyandırır. Uyumak isteyeni davul zurnayla bile uyandıramazsın. Bu arada Karagümrük’ün çok net bir penaltısı güme gitti. Hakem gördü çalamadı, VAR gördü devreye girmedi. Ekranlarda 80 milyonun gördüğünü onlar görmez mi? Pozisyon çifte ceza gerektirir. Hem penaltı, hem kırmızı kart…
İlk yarı dolarken Karagümrük ikinci golü attı. Fenerbahçe’nin işi daha da zorlaştı. Kenarda Zeki Göle… Tedesco yok. Cezalı… Göle ikinci yarıya 4 oyuncu değişikliği yaparak çıktı. Neredeyse takımın yarısı değişti. Taze kan takımı ayağa kaldırabilir mi? Asensio neden yedekteydi? 3 puan cepte görüldüğü için mi? Kurtarıcı olarak sahaya girdi. Musaba da aynı şekilde…
İlk geldiğinde en yararlı ve isabetli transfer denmişti. Yedek kulübesinden çıkamadı. Dakikalar geçiyor fakat Fenerbahçe’den ‘geri dönüş’ sinyalleri gelmiyordu. Şuursuz, bilinçsiz ataklar… Ne karambol, ne tehlikeli pozisyon ne de uzaktan kaleyi bulan şut… Yok, yok… Karagümrük defansı kalabalık tuttu. Futbol aklını sahaya yansıttı. Kalenin önüne bir ‘otobüs’ de çekmedi. Geçiş pozisyonlarında Fenerbahçe kalesinde tehlike üretti.
Bir pozisyonda Mert 3. golü ayaklarıyla önledi. Fenerbahçe’nin böyle bir pozisyonu yok. Musaba kenardan ceza sahasını zorladı. Karagümrük’ün kalabalık defansı arasında eridi gitti. Nene’nin kenardan ortaları da aynı şekilde. Yiğit Efe isabetsiz iki kafa vurdu. Fenerbahçe skoru kabullendi. İkinci yarı Karagümrük’ün istediği şekilde oynandı.
Fenerbahçe top üstünlüğünü ele geçirse de bir türlü organize atağa dönüştüremedi. Ve sahadan hiç ummadı skorla ayrıldı. Bir gün önce Sadettin Saran ilk kez saha dışı demeç vermiş, “Galatasaray kollanıyor” demişti. Karagümrük yenilgisi bu çıkışı boşluğa düşürdü. Sorun rakibin kollanması falan değil Fenerbahçe’nin ta kendisiydi.
Karagümrük’ü yenemeyen bir takımın şampiyonluk yarışının içinde kalabilmesi mümkün mü? Yarın Galatasaray yenerse puan farkı 7’ye çıkacak. Hele Trabzon da kazanırsa Fenerbahçe’yi yakalayacak. İkincilik de tehlikede… Gitti, şampiyonluk da, namağlup ünvanı da…























