(The Turkish Post) – SAFA KAR
İspanya hezimeti ‘futbol keyfimizi’ kaçırsa da lige dönmekten başka çaremiz yok. Şu işe bakar mısınız; Milli Takım’da etkisiz kalan oyuncular Avrupa sahnesinde aslanlar gibi oynadı. Arda Güler Real Madrid’e 3 puan getiren golü attı. İtalya’da Juventus – İnter maçına Hakan Çalhanoğlu ile Kenan Yıldız damgasını vurdu. Çalhanoğlu 2, Kenan 1 golle yıldızlaştı.
Dünyanın en üst düzey liglerinde top koşturan bu oyuncular Milli Takım’da neden etkisiz ve başarısız oldu? Onları oynatamamak kimin suçu? Teknik ekibin değil mi? İspanya yenilgi basit bir futbol kazası değildi. Göstere göstere geldi. Ve çok ağır hasar bıraktı. Bir hafta sonra Avrupa’dan gelen gol haberleri oturup düşünmeyi ve çareler aramayı gerektirmez mi?
Lider Galatasaray sezonun ilk gündüz maçını oynadı. Rakibi geçen yılın dişli takımlarından Eyüp’tü. Hem Galatasaray’dan hem de Fenerbahçe’den puan almayı başarmıştı. Yeni transfer Uğurcan kaleyi teslim aldı. İcardi 11’e döndü, sahaya kaptan olarak çıktı. İlkay Gündoğdu da sahadaydı. Galatasaray nedense maça tutuk başladı. Pozisyona girmekte zorlandı. Eyüp ise kendi sahasına çekildi, klasik defans futbolu oynadı.
İcardi’nin eski halinden eser yoktu. Ağır ve yetersizdi. Sane ise beklenen patlamayı yapamadı. Dağınık, savruk ve takımdan kopuk görüntü çizdi. Kalitesine diyecek bir şey yok. Fakat Sane’nin artık uyum sürecini atlatması lazım. Bu kadar uzun formsuzluk ilk 11 şansını riske sokar. Okan Buruk ısrarla sahada tutmayı çalıştı. Belli ki eski formunu bulmasını istiyordu. Maçın ilk 40 dakikasında neredeyse pozisyon, kaleyi bulan şut yoktu. Galatasaray biraz kıpırdar gibi oldu. Golü bulamadı. Nafile bir ilk yarı oynadı. Milli maçın yorgunluğu veya moral bozukluğu mu söz konusuydu? Yoksa nasıl olursa kazanırız rahatlığı mı?
İkinci yarı başlarken Okan Buruk’tan oyuna müdahale etmesi ve oyuncu değişikliği yapması beklendi. Galatasaray’ın oyunu adeta ‘Barış Alper Yılmaz’ diye bağırıyor, iki maçtır sahada görmediği yıldızını çağırıyordu. Eyüp’ün defans kilidini açmak giderek zorlaşıyordu. Okan Buruk ısınmakta olan Barış Alper’e ‘Gel…’ diye işaret etti. Ve Sara’nın yerine Barış’ı oyuna soktu. Bir anda maçın havası değişti. Galatasaray’ın atakları etkili olmaya başladı. Sanki Barış Alper de futbolu özlemişti.
Çok istekli ve arzulu oynadı. Ayağına aldığı her topla kaleye yöneldi. Sert ve isabetli şutlar çekti. Kafa vuruşunu kaleci güçlükle çeldi. Maç son bölüme doğru giderken Eyüp defansı eksik yakalandı, Ahmet Kutucu zor pozisyonda topu İcardi’ye yuvarladı. Arjantili yıldız harika plaseyle topu filelerle buluşturdu. Etkisizdi, yavaştı ama golü atmayı başardı. Galatasaray Eyüp kilidini İcardi ile kırdı. İcardi üstünü düzeltti, tribünlere doğru koştu ve Metin Oktay’ın hareketini yaptı. Taçsız Kral’ın ölüm yıldönümüydü. İcardi Metin Oktay’ı unutmadı.
Artık kalan dakikalarda Galatasaray’ın işi kolaydı. Eyüp’ün defansı çözülmüş, direnci kırılmıştı. Ceza sahası önüne çektiği otobüs yerinden edilmişti. Eyüp beraberlik için sahasından çıkarken büyük boşluklar bıraktı. Artık bir Galatasaray klasiği olan ön alan baskısında Barış Alper topu kaptı, Yunus Akgün’e çıkardı. Kaleciyle karşı karşıya kalan Yunus sert ve düzgün vuruşla skoru belirleyen golü attı.
Galatasaray epey zorlandığı maçtan 3 puan çıkarmasını bildi. 5 maçın 5’ini de kazandı. Oyun soru işaretleri doğursa da skor ve rakamlar Sarı Kırmızılı takımın lehineydi. Avrupa maçlarının havası başka olur. Eğer içerideki gibi oynarsa macera başlamadan biter. Galatasaray’dan beklenen hızlı ve coşkulu futbol… Frankfurt deplasman da sayılmaz. Gurbetçilerin yoğun olarak yaşadığı bir şehir. Kendini evinde gibi hissedeceği kesin…
Eyüp maçı gösterdi ki Barış Alper Galatasaray’ın vazgeçilmezi… Yerine doldurmak imkansız. Başka bir oyuncu olsaydı taraftar ‘gel git…’ sürecini hoşgörüyle karşılamazdı. Fakat Barış Alper bir başka… Çok özel bir oyuncu… Hem ligte, hem de Avrupa’da Galatasaray’a lazım… Barış Alper Eyüp maçını bir yol kazasına dönüştürmekten kurtardı. Bu az bir şey değil.
























