(The Turkish Post) – Gazeteci Fatih Altaylı, kendi web sitesindeki yazısında TV’lerde “Amerika battı bitti” yorumlarını değerlendirip, Türkiye’nin S-400 macerasını anlattı. İşte yazının o kısmı.
Cahile aldanmayın, savaş yoksa Amerika yok
Gözlerimden bir operasyon geçirdiğim için sürekli evdeyim.
Evde olmayı severim. Genelde de zaten evden pek çıkan tip değilim.
Ama bu şekilde evde oturmak biraz asap bozucu.
Kitap okuyamıyorum.
Bilgisayarda bir şey yapamıyorum.
Mecburen haber televizyonlarını izliyorum.
Özellikle de akşamları.
Ve her boku bilen ama hiçbir bok bilmeyen yorumcuları izledikçe bu televizyonları, bu yorumcuları izlemek zorunda kalan milletimiz için üzülüyorum.
İsrail ve ABD, İran’a saldırdığı günden bu yana ekranlarda bir grup, savaş uzadıkça ABD ekonomisinin zor girdiğini, kaynaklarının azaldığını, kullandığı kadar silah üretmekte zorlandığını anlatıp duruyorlar.
Durumun bunun tam tersi olduğunun farkında değiller.
Nobel Barış Ödülü peşindeki Trump’ın ekonomi programları başarısız olduğu için kuduz köpek gibi sağa sola saldırdığını, bu yolla ekonomik canlılık sağlamaya çalıştığını anlamayacak kadar bilgisizler, cahiller.
Trump’ın bu ikinci döneminde vaat ettiği hiçbir şey gerçekleşmedi.
Tam aksine ABD ekonomisi müthiş bir durgunluğa girdi.
İstihdam artışı dedi.
Tam aksi oldu. Artış yok, örnek aldığı ülke gibi verilerle oynayarak ancak cüzi bir artış varmış gibi gösterdiler ama o da tutmadı.
Yatırım sözü var ama yatırım yok.
İthalat vergi artışları içeride hayat pahalılığını ve durgunluğu tetikledi.
ABD ekonomisi 2025’in son çeyreğinde hedeflenen büyümenin yarısına bile ulaşamadı.
Trump, FED Başkanı’na işler yolunda olduğu için sövmedi. Ekonomideki durgunluğun ve büyüyememenin suçunu birisine yıkmak zorunda olduğu için Powell’ı hedef yaptı.
Yani buradaki bazı yorumcuların anlattığının tam aksine, Amerikan ekonomisi savaştan hoşlanır. Amerika’yı dünya lideri haline getiren şey dünya savaşlarıdır. 1. Dünya Savaşı gözünü açmış, 2. Dünya Savaşı ise dünya liderliğini ABD’ye vermiştir.
Amerika savaşı sever.
Trump’ın Epstein dosyalarını unutturmak için savaş açtığı ise tam hikayedir.
Trump, tüm ahlaksızlığı ile aslında Amerikan köylüsünün ortalama ahlakını temsil eder.
Ayrıca da Epstein rezaletinde Trump ile Clinton, Cumhuriyetçilerle Demokratlar arasında pek de bir fark yoktur.
Hanimiş bizim S-400’lerimiz
İran’ın Türkiye üzerinden geçen füzeleri, Doğu Akdeniz’deki NATO “imkanları” ile vurulmuş ve parçalar Türkiye’ye düşmüş.
Bunu 15 gün içinde iki kez yaşadık.
Resmî açıklama aynen böyle idi.
Şimdi de Malatya’ya Patriot’lar geldi. Bu Patriot bataryaları, NATO kapsamında Almanya’dan gelmiş.
Belli ki Kürecik’teki NATO/ABD radarını koruyacaklar.
İyi de bizim hava savunma sistemimiz nerede!
Biz, 2017 yılında, Rusya’dan “dünyanın en iyi hava savunma sistemi” olduğu iddia edilen ve muhtemelen de öyle olan S-400’leri almadık mı!
Türk hava sahasının savunulmasında yabancılara bağımlı olmamak için Rusya’ya 2,5 milyar dolar ödemedik mi!
Hatta bir 2,5 milyar daha verip, bir bu kadar daha almayacak mıydık!
Nerede S-400’ler!
Niye hâlâ Alman’ın Patriot’una güveniyoruz.
O günlerde biz burada “Türkiye ABD’ye mektup yazdı ve S-400’leri ambalajından bile çıkarmayacağı konusunda ABD ile anlaşma yapmak istiyor” diye yazdığımızda işitmediğimiz hakaret kalmadı.
Eee, hanimiş bizim S-400’ler?
Oysa hepimiz biliyoruz ki, Rusların uçağını vurduğumuz için Rusya’ya bir “güzellik” yapmak zorundaydık.
S-400’ler bu kapsamda alındı.
Aslında hiçbir şey almayıp 2,5 milyar dolar “kan parası” versek daha iyiydi ama Rusya kaçın kurası!
Bizi ABD ile gerilime sokmak için S-400 aldırdı.
Sonuç!
Biz ABD ile sıkıntıya girdik. CAATSA yaptırımlarına maruz kaldık, bahane oldu F-35 programından atıldık, milyarlarca dolar zarara girdik.
Ve şimdi hem örtülü bir ambargo altındayız. F-35 alamıyoruz, bırakın F-35’i, F-16 bile alamıyoruz.
Hem aldığımız hava savunma sistemini kullanamıyoruz.
Bazen düşünüyorum da, acaba Putin’i “Şu Türkler’e biraz S-400 satın” diye ikna eden Netanyahu muydu!





















