(The Turkish Post) – ÖMER FARUK DENİZ
Vedalar hep çok zordur. İnsanın sevdiklerinden, vatanından, evinden, ailesinden ayrılması boğazı düğüm düğüm yapar. Yutkunmak ister de insan, bir türlü gırtlaktan aşağı inmez adı neyse o boğazı düğümleyen şey. Gözlerde buğu, yüreklerde hüzün, dokunsalar ağlayacak gibi olur gurbet yolcusu.
GÜÇLÜ BAĞ
Beytullah’a, Allah’ın evine, Kabe’ye veda etmek de tam olarak böyle hissettiriyor. Halbuki belki bir aydan biraz daha fazla zaman geçti burada. Bu kadar kısa sürede nasıl bu kadar bağlanır insan? Buralar ata toprağı, vatanı asli olduğu için mi? İlk insan, ilk peygamber, ceddimiz Hz. Adem (as) ve eşi Hz. Havva (as) annemizle başlayan insanlık tarihinin merkezi olduğu için mi? Son peygamber Hatemül Enbiya Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) doğup büyüdüğü, evlenip çoğaldığı, nebilik vazifesini yüklenip İslam’ı tebliğe başladığı, Hicri 63 yıllık ömrünün 53’ünü bu topraklarda geçirdiği için mi? Yoksa Allah’ın burayı haremi olarak işaretleyip, Müslümanları misafiri olarak hac etmeye çağırmış olması mı bu kadar güçlü bir muhabbet bağının kurulmasının sebebi? Galiba hepsi…
GİTMEDEN GELMEYİ İSTEMEK
Duyufurrahman (Allah misafiri) olarak gelinen bu kutsal topraklara veda vakti geldi. “Sayılı gün tez geçer” der atalar. Bir Hac dönemi daha geldi, geçti. İlk kez gelenler için neyin ne olduğunu anlayana kadar misafirliğin çoğu bitmişti zaten. Ağızlardan çıkan ortak dua şu olsa gerek: “Rabbim tekrar tekrar gelmeyi nasip etsin.” Daha ayrılmadan, veda etme düşüncesi bile boğazları düğümlemeye yetiyor. Dünya gözüyle bir kez daha görmeyi nasip eder mi Allah bilinmez ama, insan kalbinin bir parçasını burada bıraktığından, içinde hep bir özlem duyacağından tekrar gelmenin yollarını arayacaktır mutlaka.
HAMD OLSUN ALLAH’IM
Türk hacıların yaş ortalaması 60 olarak ifade ediliyor. Çocukluğu düşersek yaklaşık 50 yıldır görmeden yöneldikleri kıbleyi görme imkanı verdiği için Mevla’ya ne kadar hamdedilse azdır. Harem’inde bizleri misafir ettiğin için Sana şükürler olsun Rabb’im. Bizleri seçip evine davet ettiğin için teşekkür ederiz Allah’ım. Habibin Hz. Muhammed (sav) ve ashabının yaşadığı, dağlarında dolaştığı, tavaf ettiği, Hac ve Umre yaptığı, havasını soluduğu, ayağının ve gözlerini izini taşıyan beldeleri, bizlere de görmeyi, havasını solumayı, ayak izimizi bırakmayı nasip ettiğin için Sana ne kadar hamd etsek azdır Rabb’im.
ELVEDA
Haccın son menasiki olan Veda Tavafı da yapıldıktan sonra artık toparlanma zamanı. Valizler hazırlanacak ve vakti gelince otobüslerle Cidde’ye hareket edilecek. Elveda Beytullah, elveda Harem, elveda Nur Dağı, elveda Hudeybiye, Ten’im, Cirane, elveda Arafat, Müzdelife, Mina, elveda Taif ve Medine. Elveda ya Rasulallah…






















