(The Turkish Post) – ÖMER FARUK DENİZ
Peygamber (asm) şehri Medine’den ayrılıp Beytullah’a, yani Allah’ın evine yola çıkma vakti geldi. Duyufurrahman (Allah’ın misafirleri) olarak Mekke’ye, Harem bölgesine, Beytullah’a girebilmenin şartı temizlenip, erkekler için bembeyaz ihramları giymekten geçiyor.
Otelde hazırlığını yapıp ihramlarını giyen kutsal yolculuğun davetlileri, otobüslerle Zülhüleyfe denilen Medine’nin yaklaşık 25 kilometre dışındaki yere gelip önce iki rekat ihram namazı, ardından Umre için niyeteniyor. Sonrasında Telbiyelerle Mekke’ye sefer başlıyor.
TELBİYE
Arapça ifadesiyle, “Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke la şerike leke lebbeyk, innel hamde ven ni’mete leke vel mülk, la şerike lek” demek olan Telbiye, Rabbe “Buyur Allah’ım buyur! Emrine amadeyim buyur! Senin hiçbir ortağın yoktur! Emrine amadeyim buyur! Şüphesiz hamd sana mahsustur. Nimet de mülk de senindir. Senin hiçbir ortağın yoktur.” yakarışı manası taşıyor. Yaklaşık 450 kilometrelik yol Telbiyelerle, dualarla başlıyor.
ZORLU YOLCULUK
Bu uzun mesafe boyunca hiç bir şehir bulunmuyor. Belki bir kaç küçük köy gibi yerleşim yerleri mevcut. Bunun da sebebi arazi şatlarının çok zorlu olması ve su bulunmaması olsa gerek. Sanılanın aksine çöl yok güzergah boyunca. Ama öyle taşlık, kayalık, dağlık bir arazi var ki yürümek imkansız gibi. İnsan sormadan edemiyor: Allah Rasulü (sav) ve ashabı yürüyerek ya da deve sırtında, bu arazi şartlarında, yaklaşık 45-50 derece sıcakta nasıl gitmişler bunca yolu? Su yok, agaç yok, yol yok, yerleşim yeri yok… Özetle yokluklar içinde bir yolculuk.

ZEMZEM TOWER
Mekke’ye yaklaşıca kontroller de başlıyor. Suud hükümeti vizesi olmadan hac yapmak isteyenlere ağır cezalar getirmiş. Yakalanmaları halinde 20 bin SAR para cezası ve 10 yıl ülkeye giriş yasağı, barındıranlara ise 100 bin SAR para cezası uygulanacağı yönünde sürekli telefonlara uyarı mesajı gönderiyor Suud polisi. Bu engeli de aşan Allah davetlileri, Mekke’ye ulaşıyor, Kabe’ye, Beytullah’a yaklaşmış olmanın heyecanıyla “ne tarafda, uzaktan da olsa görebilir miyim acaba” diye şehri temaşaya başlıyor. Dağlar ve tepelerden dolayı uzaktan Kabe’yi görmek mümkün olmasa da hemen dibinde bulunan “Zemzem Tower” denilen yüksek yapı, kusal yolculuğun sakinlerini karşılıyor.
VE BEYTULLAH
Önce otele yerleşip valizlerin ağırlığından kurtulduktan sonra abdest tazeleyen hacı adayları, vakit gece yarısına yaklaşırken Beytullah’a varıyor. İçeri girmeden önce ilk görüşte yapılacak dua konusunda uyarılar yapılıyor ancak, Kabe karşıda arzı endam edince diller tutuluyor, akıl baştan gidiyor. “Ne denilecekti, nasıl dua edilecekti, Rabbe nasıl yakarılacaktı…” Hislerde kısa bir mola, sonrasında koşarcasına yaklaşıp başlanıyor niyaza, yakarışlara ve duaya.
Bizleri evine davet edip Hz. Adem’den (as) bu güne binlerce yıldır inananların yöneldiği Beytullah’ı gösteren Rabbe hamd ve senalar olsun…






















