(The Turkish Post) – ÖMER FARUK DENİZ
Taif, Peygamber Efendimiz’in (sav) hüznüne hüzün katan şehir. Evlatlığı Zeyd bin Harise ile sığınmak için günlerce yol katedip gittiği, ancak, taşlanarak kanlar içinde geri dönmek zorunda bırakıldığı belde. Sığındığı bir üzüm bağındaki kuyunun başında yaralarından akan kanları temizlerken beddua yerine dua ettiği yer.
BOYKOT YILLARI
Allah Resulü’nün (sav) bir avuç Müslüman’la Şi’b-i Ebi Talib’de tecrit edilip üç yıl süren boykot yıllarının sonunda gerçekleşti Taif yolculuğu. Her türlü alışverişin, kız alıp vermenin, beşeri münasebetin kesildiği, hatta konuşmanın bile yasaklandığı yıllar. Allah Resulü’nü (sav) çocukluktan beri koruyup kollayan amcası Ebu Talib’in vefat ettiği, Mekke’nin en zengin kadınıyken, açlıkla boğuşan Müslümanlar uğruna bütün servetini tüketen eşi Hz. Hatice’nin de (ra) yokluk içinde hayata veda ettiği “Hüzün Yılları”ydı.
TAİF FARKLI ŞEHİR
İslam’ı anlatmak, sığınmak, Mekke’de maruz bırakıldığı boykota karşı destek aramak için gelmişti Taif’e. Mekke’ye yaklaşık 100 kilometre uzaklıkta. Deniz seviyesinden yüksekliği ortalama 250-300 metre olan Mekke’den, 1900 metre rakımdaki beldeye, taşlık, kayalık arazi şartlarında günler süren tırmanış sonunda ulaşmıştı. Şimdilerde klimalı araçlarla, rahat koltuklarda oturarak manzara eşliğinde bir saatte ulaşılıyor.
Mekke’de hava sıcaklığı 45 derece iken Taif 30 derecelerde. İkliminin ve arazi yapısının güzelliği sebebiyle birçok meyve yetişiyor burada. En çok da uzun üzümü meşhur.
HZ. ADDAS MESCİDİ
Yolumuz bir vadiden geçerken rehberin üzgün sesi duyuluyor: “Bu içinden geçtiğimiz vadi Peygamber Efendimiz’in (sav) taşlandığı yer.” Herkesin içinde bir hüzün. Yoluna güller saçılması gerekene, yağmur gibi yağdırılan taşlar ve başından aşağı akan kanların görüntüsü canlanıyor hafızalarda. Daha dün gibi… Hemen yakınında Hz. Addas (ra) Mescidi. Hani Peygamber Efendimiz’in (sav) evlatlığı Hz. Zeyd’le sığındığı, kanlarını temizlerken, bağın sahibi tarafından köle Addas’la gönderilen üzümün yendiği yer. Küçük, daracık sokaklardan yürüyerek ulaşılıyor mescide. Yollar dar, mescid küçük ama ziyaretçisi çok. İzdihamdan zorlukla içeri girip iki rekat namaz kılma şerefine nail olabilen kendini bahtiyar addediyor.
TAİF’İN BÜYÜK MİSAFİRİ
Taif’in bir de ağır misafiri var bağrında sakladığı. Peygamber Efendimiz’in (sav) amcası Hz. Abbas’ın (ra) oğlu Abdullah İbni Abbas. Hayatının son döneminde siyasi iç çekişmelerden kaçarak yerleştiği Taif’de vefat edince buraya defnedilmiş büyük sahabi. Kabrinin yanına hatırasına büyük bir mescid yapılmış. Ebu Hanife hazretlerinin Hanefi mezhebine kaynak teşkil eden tefsir ve fıkıh alanında zirve isim Hz. Abdullah İbni Abbas’ın kabri şerifine uğrayıp selam vermek, mescidinde namaz kılmak büyük bahtiyarlık.
Atalar ‘Kutsal Topraklar’ derken boşuna söylememiş. Nereye gitseniz, ne tarafa baksanız hep Peygamber Efendimiz’in (sav) aziz hatırasıyla karşı karşıyasınız.























