Pazar, Mart 22, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Mümtaz’er Türköne yazdı I “Norm Devlet” üzerinde 19 Mart gölgesi

Devlet önünü açtığına, iletişim imkânları sunduğuna göre Öcalan’ın sözünü ciddiye almalıyız. Süreç hükümetle değil, “norm devlet” ile sürüyor. Saray’ın sürece dahil olabilmesi ve bu işin yoluna girmesi için şu 19 Mart gölgesini Türkiye üzerinden kaldırması gerekiyor.

08/08/2025 09:08
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
Tutuklu İmamoğlu’ndan ilk fotoğraf: Sanık sandalyesinde bir Cumhurbaşkanı adayı…
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Mümtaz'er Türköne

Mümtaz'er Türköne

186 köşe yazısı

(The Turkish Post) – MÜMTAZ’ER TÜRKÖNE   

“Norm Devlet” tabirini kullanan ve bu tabire kritik bir anlam yükleyen Abdullah Öcalan. Süreç’in Kürt siyasî hareketi tarafını ağırlıklı olarak Öcalan temsil ettiği için bu anahtar kavram ile kastedileni anlamak ve hakkını vermek, yöneldiğimiz istikameti görmek için çok önemli.

Şöyle diyor İmralı’daki yoğun mesaisi için Öcalan: “Ben devlet ile görüşüyorum. İktidarla, partiler ile işim yok. Norm devlet ile görüşüyorum.”

Nedir bu “Norm Devlet”? Kim tarafından temsil ediyor.

Düzenli Devlet:

Tek tek ülkeyi yönetenlerin şahsından ayrı bir şahs-ı manevî olarak, kendi kimliği, aklı ve iradesi olan devletten söz ediliyor. Öcalan’ın “norm devlet” dediğine “kaideli devlet”, “düzenli devlet”, “kurallı devlet” adı da veriliyor. Kastedilen daha çok yasa fikri etrafında oluşan, yasalarla oluşturduğu kurumlarla, mekanizmalarla varlığını sürdürüp üstlendiği görevleri yerine getiren bir devlet. Gelip geçici kişiler veya iktidar partilerine göre değil, kalıcı ve ortak kamu çıkarı fikrine göre iş gören akıl ve irade öne çıkıyor. Tam karşısında son zamanlarda bazı Latin Amerika ve Afrika ülkeleri için kullanıma açılan “başarısız devlet (failed state)” tabiri yer alıyor. Diktatörlükler, otoriter yönetimler, kabile devletleri, kurumlara ve kurallara değil yönetenlerin keyiflerine göre otokratik bir devlet yapısına yol açtıkları için “kaideli devlet” olarak görülmüyor.

Öcalan “norm” kavramını sadece devlet ile sınırlamıyor. Türkiye’de Süreç’e etkide bulunmaya çalışan yabancı güçleri, PKK içindeki hizipleri de norm dışı güçler olarak dışarda tutuyor.

Kürtler için ulus devlet idealini reddeden Öcalan, “norm devlet” kavramına demokrasi ve hukuku ekleyerek farklı bir ortak yaşam alanı açıyor. Hatta Kürtlerin devlet idealinden vazgeçerek yer alacakları bu ufka sadece Türkiye’yi değil, Suriye, Irak ve İran’ı da dahil ediyor. Bu ulus devletler içinde Kürtlerin durumunu “entegrasyon” kelimesi ile özetliyor. Devlet olarak örgütlenmeyi reddederken entegrasyonun, demokratik toplum ile ulus devletin bütünleşmesini sağlayacağını öne sürüyor.

Öküzün altından kaçan buzağıların peşinde mesai harcayan şüpheciler, bu yaklaşımı taktik bir geri çekilme olarak görebilir. Bu itiraz doğru da olabilir; ancak neticeyi tayin edecek olan son kertede devletin hukuk ve demokrasi üretme kapasitesi. Kürtlerin kendilerini eşit ve onurlu vatandaşlar olarak hissedarı gördükleri, üstelik İstanbul’a, İzmir’e de hâkim olan bir devlete neden sırtlarını dönsünler? Refah dururken kendilerini niye daracık bir coğrafyada yoksunluğa mahkûm etsinler.

Devlet projesi olarak Süreç:

Öcalan’ın muhatap aldığı “norm devlet” gerçekten var mı? İş başında ve karar verip hükmünü yürüten, güç sahibi kişileri ve iktidarı dışarda tutmayı başaran bir devletten söz edildiğini unutmayın.

Uzun isimli Meclis Komisyonu’nun hızla hayat bulması, çok parlak ve uyumlu bir profil sergilemesi böyle bir devlet gücünün devrede olduğunu gösteriyor. Saray devre dışı, son günlerde esamesi okunmuyor.

DEM, Öcalan’ın talimatına uygun “norm devlet”i muhatap kabul ediyor ve yüksek bir adaptasyonla Süreç’in bir tarafı olarak üstüne düşeni ifa ediyor. MHP, haza devlet gibi Komisyon’da kendinden emin oturuyor. CHP’de önüne serilen bilgilere itimat ediyor ve devletin verdiği işaretleri takip ediyor.

Devletin, fiili güçlerden ve bu gücü kullanan şahıslardan bağımsız bir şahs-ı manevî olarak duruma hâkim olduğunu önümüzdeki tablo net bir şekilde gösteriyor. “Norm devlet”i duruma hâkim kılan iki temel sebep var. Kalıcı çıkarları temsil eden devletin içinde bulunduğu nesnel şartlar birinci sebep. Bu nesnel şartlar tek başına devletin iradesini ve gücünü aşıyor ve jeopolitik tehditlere ve fırsatlara göre pozisyon almasına yol açıyor. İkincisi hem hükümet, yani Saray, hem de Kürt siyaseti bu nesnel şartlara uygun pozisyona teslim oluyor. Saray için, “bölünme veya büyüme” ikileminde tercih belli. Öcalan’ın net bir şekilde gördüğü üzere Kürt siyaseti için ya başkaları adına kanlı bir vekalet savaşı yürütmek, ya da nesnel şartların mahkûmu olan devletle karşılıklı çıkarlara uygun bir uzlaşmaya gitmek dışında seçenek yok.

Kaideli Devlet, yani yasa ile kayıtlı hukuk devleti, bu uzlaşmayı sağlayacak yegâne otorite olarak öne çıkıyor; otoriter-otokratik eğilimleri kamunun ortak çıkarları adına dengelemeye bastırmaya başlıyor.

Süreç’in baskısı ile Türkiye hukuk düzenine geri dönüyor.

Sadece hukuk değil:

Mesele hukukla sınırlı değil.

E-imza skandalının güvensizlik ikliminde, en yüksek devlet kurumlarında rüşvet çarklarının döndüğü, çakarlı arabalarla müteahhitlerin söğüşlendiği şartlarda ve çürüme kokularının her tarafa yayıldığı bir devlet düzeni içinde Süreç gibi, yaşamla ölüm arasında duran bir sorun çözülemez.

Bu skandalların da gösterdiği üzere Türkiye’de esaslı bir yönetim sistemi sorunu var. Ne hiyerarşik ne kurumsal ne de hukuki denetim işlemiyor demek ki. Türk usulü başkanlık sistemi içinde Süreç yönetilemez, hayırlı sonuçlara ulaşılamaz.

Bu terazi bu sıkleti tartmaz.

Başkanlık sistemi halkın çıkarlarına değil, istismara sonuna kadar açık şekilde bürokrasinin kapalı devre ayrıcalıklarına hizmet ediyor, halk denetimi karşısında bürokratlara koruma sağlıyor. Tonlarcası arasında Kartalkaya’daki yangın faciası örnek olarak yeterli.

Karşımıza hukuksuzluk olarak çıkan skandalların arkasında, çoğu zaman bürokratik ehliyetsizliğin olması da bu yüzden.

Fatih Altaylı’nın cezaevinde olması bir hukuk sorunu değil, denetimsiz yargı bürokrasisinin bir Türkçe ve mantık sorunu. “Sözle fiili saldırı olur mu?” sorusuna, Altaylı’yı cezaevinde tutanlar “evet olur” cevabını verip, kanunda yer almayan bir suçu icat ediyorlar. “Tehdit sözle fiili saldırı suçudur” diye ekliyorlar. Kanun düzeni, Türkçe ve mantık “hayır değildir” cevabını hiç tereddüt etmeden veriyor.

Süreç boyunca ve sonrasında kaideli devletin mantığı bu şekilde işleyecekse, bırakın Türkiye’nin kaderine yön gösteren devasa sorunu, bir Türkün tavuğu Kürt komşusunun bahçesine girip sebzelerine zarar verdiği zaman önünüze gelen anlaşmazlığı bile çözemezsiniz.

19 Mart gölgesi:

DEM sözcüleri, Özgür Özel’in “Diyarbakır’da demokrasi, İstanbul’da otokrasi olmaz” sözü ile “Diyarbakır’da demokrasi mi var ki?” diyerek gereksiz bir polemiğe girdiler. Lafı tersine çevirerek de doğru anlamak mümkün. “İstanbul’da demokrasi olmadan, Diyarbakır’da otokrasi ortadan kalkmaz”.

Bu ülkeye bütün kurum ve kuralları ile demokrasi gelmeden, hukuk devletin içinde ve dışında egemen olmadan, temel haklar hukukun sağlam güvencelerine ve ihlali de müeyyidelere bağlanmadan Demokrasi Süreci başarıya ulaşamaz. Kürtler de Türkler gibi kendilerini güvende hissedemez, devletin bekası sağlanamaz.

Sorun kaideli devlet ile çözülecekse, başka şansınız yok. Öbür türlü yanıbaşımızda esen sert rüzgârla teslim olup yaprak misali savrulmaya razı olacağız.

AYM ve AİHM kararlarına rağmen İktidar muhaliflerini cezaevinde rehin tutarsa, tutuksuz yargılama seçeneği dururken CHP’li politikacıları istiskal ederek tasfiyeye girişirse bu Süreç sadece boş gevezeliklere konu edilebilir.

Yüksek mahkeme kararlarına uyulmamasının yanında Cumhurbaşkanı’nın 19 Mart’a damgasını vuran “heybedeki turp” metaforu, tutukluların uzak cezaevlerine sürülmesi, gözaltına alınanların köle pazarına götürülen esirler gibi teşhir edilmeleri tek başına, Demokrasi Süreci üzerinde karanlık bir gölgenin asılı kaldığını göstermeye yeterli.

Devlet önünü açtığına, iletişim imkânları sunduğuna göre Öcalan’ın sözünü ciddiye almalıyız. Süreç hükümetle değil, “norm devlet” ile sürüyor. Saray’ın sürece dahil olabilmesi ve bu işin yoluna girmesi için şu 19 Mart gölgesini Türkiye üzerinden kaldırması gerekiyor.

Etiketler: 19 martgölgesimümtazer TürköneNorm Devletslider-mansetüzerinde
Paylaş92Tweet58PaylaşGönderTara
Mümtaz'er Türköne

Mümtaz'er Türköne

Önerilen Haberler

Yollarda bayram tatilinden dönüş yoğunluğu başladı
Gündem

Yollarda bayram tatilinden dönüş yoğunluğu başladı

Gümrüklerdeki eşyaların satışından 13,5 milyar lira gelir elde edildi
Ekonomi

Gümrüklerdeki eşyaların satışından 13,5 milyar lira gelir elde edildi

İHA pilotu olmak için yapılan başvurularda rekor artış
Gündem

İHA pilotu olmak için yapılan başvurularda rekor artış

Akaryakıtta dev ÖTV zamları
Ekonomi

5,18 TL’lik artışın ardından motorine 6,58 TL’lik yeni zam geliyor

Popüler Haberler

Akın Gürlek: Taşınmazların değeri belli, veremeyecek hesabım yok

Akın Gürlek: Taşınmazların değeri belli, veremeyecek hesabım yok

4 maçta 1 galibiyetin nedeni belli oldu

4 maçta 1 galibiyetin nedeni belli oldu

Özgür Özel, Akın Gürlek’in MESA’dan aldığı evin taksit senedini paylaştı

Özgür Özel, Akın Gürlek’in MESA’dan aldığı evin taksit senedini paylaştı

Birinci olduğu sınavın mülakatında elenen emniyet amiri intihar etti

Birinci olduğu sınavın mülakatında elenen emniyet amiri intihar etti

Genç futbolcu bayram için geldiği İstanbul’da silahlı saldırıda öldürüldü

Genç futbolcu bayram için geldiği İstanbul’da silahlı saldırıda öldürüldü

Yeni yargı paketi trafik suçuna hapis cezası getiriyor

Eski milletvekillerine trafik cezası muafiyeti getirildi

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Yollarda bayram tatilinden dönüş yoğunluğu başladı

Yollarda bayram tatilinden dönüş yoğunluğu başladı

Gümrüklerdeki eşyaların satışından 13,5 milyar lira gelir elde edildi

Gümrüklerdeki eşyaların satışından 13,5 milyar lira gelir elde edildi

İHA pilotu olmak için yapılan başvurularda rekor artış

İHA pilotu olmak için yapılan başvurularda rekor artış

Akaryakıtta dev ÖTV zamları

5,18 TL’lik artışın ardından motorine 6,58 TL’lik yeni zam geliyor

Cinsel saldırı ihtimali arttı: Rojin Kabaiş’in vücudunda iki farklı DNA bulundu

Rojin Kabaiş’in telefonu Çin’e gönderiliyor

Şamil Tayyar, Sadettin Saran hakkında verilecek kararı açıkladı: Yüzde yüz tutuklanacak

Maaşların eridiğine dikkat çeken Şamil Tayyar: Temmuzda asgari ücrete ara zam gündeme gelebilir

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Ronaldo, Georgina Rodriguez ile milyon dolarlık evlilik sözleşmesine imza attı

Ronaldo, Georgina Rodriguez ile milyon dolarlık evlilik sözleşmesine imza attı

PFDK kararları: Orkun Kökçü ve Okay Yokuşlu’nun cezası belli oldu

PFDK’dan Süper Lig’den 6 kulübe para cezası 

İran’ın Fettah füzesi 100 bin dolar, önlemesi milyon dolar

İran’ın Fettah füzesi 100 bin dolar, önlemesi milyon dolar

Eren Holding, Çorlu’daki tekstil fabrikasına kilit vurdu: 2 bin çalışan işsiz kaldı

Eren Holding, Çorlu’daki tekstil fabrikasına kilit vurdu: 2 bin çalışan işsiz kaldı

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Yollarda bayram tatilinden dönüş yoğunluğu başladı
  • Gümrüklerdeki eşyaların satışından 13,5 milyar lira gelir elde edildi
  • İHA pilotu olmak için yapılan başvurularda rekor artış
  • 5,18 TL’lik artışın ardından motorine 6,58 TL’lik yeni zam geliyor

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.