(The Turkish Post) – Yargı sisteminde kronikleşen “uzun yargılama” sorununa karşı Adalet Bakanlığı radikal bir düzenlemeyi gündemine aldı. Türkiye gazetesinin haberine göre; mahkemelerin maddi gerçeğe ulaşmak için kamu veya özel kurumlardan talep ettiği belgelerin aylarca gönderilmemesi, artık sadece bir “yazışma sorunu” değil, cezai bir yaptırım konusu olacak.
HEDEF SÜREYİ “RESMİ YAZIŞMALAR” ENGELLİYOR
Yargıda “Hedef Süre” uygulaması ve teknolojik yatırımlara rağmen davaların sonuçlanma süreleri istenen seviyeye çekilemedi. Bakanlık kaynakları, bu gecikmenin temel nedenlerinden birinin, dava dosyasının tekemmül etmesi (tamamlanması) için gereken resmi yazıların ilgili kurumlardan bir türlü gelmemesi olduğunu belirtiyor.
Mahkemeler şu an geciken cevaplar için “suç duyurusunda bulunulacağı” uyarısı yapsa da, bu mekanizma uygulamada etkin çalışmıyor.
Hazırlanan düzenleme ile duruşma tarihine kadar bilgi ve belgeyi iletmeyen sorumlular için doğrudan cezai yaptırım öngören bir “suç tanımı” yapılacak.
YARGI REFORMU STRATEJİSİ’NDE TAKVİM NETLEŞTİ
Adalet Bakanlığı’nın Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan eylem planında, bilgiye erişimin önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik takvim belirlendi.
Kasıtlı Geciktirmeye Ceza: Mahkeme ara kararlarının kasıtlı olarak yerine getirilmemesi veya uygulanmasının engellenmesi “yargı sisteminin işleyişini bozmak” kapsamında değerlendirilecek.
2026 İçinde Yasalaşacak: Mevzuat değişikliğinin bu yıl içerisinde TBMM gündemine gelerek hayata geçirilmesi planlanıyor.
TEKNOLOJİ VE İNSAN KAYNAĞI DESTEKLİ REFORM
Bakanlık, sadece cezai yaptırımlarla değil, sistemi hızlandıracak diğer unsurlarla da eş zamanlı bir dönüşüm hedefliyor:
Yapay Zeka: Rutin yazışmaların takibi ve dosya tasnifi süreçlerinde yapay zeka desteği artırılacak.
Kadro Güçlendirmesi: Hakim ve savcı sayısının artırılarak iş yükünün dengelenmesi sağlanacak.
Dijital Tebligat: Tebligat sistemindeki aksaklıkların giderilmesi için sistem tamamen dijitalleştirilecek.






















