(The Turkish Post) – KAMİL ASLAN
Trabzonspor, Türk futboluna onlarca yıldız adayı sundu. Abdullah’ından Ogün’e, Hami’sinden Orhan’ına, Yusuf’undan Abdülkadir Ömür’e kadar birçok yıldız oyuncu, Bordo Mavili formayla yeşil sahalara adım attı. Bu formanın sayesinde Milli Takım seviyesine yükseldi. Bu devamında kariyerinin zirvesine adım adım yükseldi Trabzonspor yıldızları. Ancak son dönemde bir yıldız var ki, adım medyadan bir gün düşmüyor. Bu yıldız oyuncu Abdulkadir Ömür. Ömür adım adım zirveye yükseldi. Ancak gelecek vaat eden yıldız oyuncu, bir anda menajerinin ve kaprislerinin kurbanı oldu. Yıllar içerisinde üzerine hiçbir şey koymadı. Koyamadı desek daha doğru olur. Neticede oyundaki verimsizliğine taraftarlarda isyan etti. Islıklanarak çıktığı maçtan sonra bir daha kendine gelemedi. Kendine bir hayal kurdu menajerleri. Bordo Mavili takımı kafasından sildirdi. Hem de takımının ona en fazla ihtiyaç duyduğu bir hengamede. O da yıllarca onu, o yapan takıma sırtını döndü. Ve artık Ömür’ün hayatında Bordo Mavili takım yok. Olmayacak da. O hayalinin peşine doğru adım atmaya hazırlanıyor. Bugün Acun Ilıcalı’nın takımı Hull City için İngiltere’ye gidecek. Umarım başarılı olur. Ama ön sezilerime güvenirim. Ömür bu kafasını değiştirmedikçe, hiçbir takımda başarılı olamaz. Benden de söylemesi. Hiçbir takım da Trabzonspor kadar sabır göstermez.
Ömür bana göre, futbol sahalarına ilk adım attığında, iyi bir gelecek vaat ediyordu. Birkaç maç iyi bir gelişim gösterdi. Ancak geçen zaman diliminde Ömür hep yeteneğinden yedi. Üzerine hiçbir şey koymadı. Koyamadı dersek daha yerinde olur. Çünkü Ömür erkenden ünlü olmanın bedelini ödedi. Çevresinde ona yol gösterecek danışmanlarının da olmaması gelişimini sürekli engelledi. Her transfer döneminde adı Avrupa’ya gidecek oyuncular arasına yazılıp durdu. Manchester City başta olmak üzere bazı takımların listesine girdi. Hatta City’in 22 milyon Euro bedel verdiği de söylendi. Ancak dönemin başkanı Ali Ağaoğlu, satmadı yıldız oyuncuyu. O tarihten sonra da Ömür Avrupa hayaliyle yandı durdu. Ancak devamındaki yıllarda yeteneğinin üzerine bir şey koyamaması onu transfer listelerinden çıkardı. Bir daha da o listelere adını yazdıramadı. Çünkü “Yerli Messi” olarak adlandırılan Ömür, sıradan bir oyuncudan fazlası olamadı.
Avrupa’ya gidememesinin birçok sebebi vardı. Gelişimini bir türlü hem fiziksel hem de mentalite olarak tamamlayamadı. O artık genç bir oyuncu değildi. Futbol hayatının ortalarında. 23-24 yaş aralığında. Avrupa’da 17-18 yaşındaki oyuncular dünya takımlarının formasını terletiyor. Bizde de gelecek hayalleri Edirne’yi bir türlü geçemiyor. Kaldı ki Ömür’ün önünde Yusuf Yazıcı örneği var. Yusuf da iyi bir gelişim gösterdi. Fransa’nın yolunu tuttu. İlk yıl çevresinin de etkisiyle gelişim gösterdi. Sonrası, o da magazin dünyasının esiri oldu. Soluğu önce Rusya sonra Trabzon’da aldı. Ama geldiğine de geleceğine de bütün taraftarları pişman etti. Ondan artık eser yoktu. Yazıcı gelerek sadece kendisine değil, Ömür’ün futboluna da zarar verdi.
Bence artık Ömür bir şeye karar vermeli. Gidecekse bir tercih yapıp Avrupa macerasını yaşamalı. Kaldı ki, kararını vermiş durumda. İngiltere’nin ikinci lig bir takımına imza atacak. Yoksa burada hangi takıma imza atarsa atsın, ondan artık gelişim falan beklenmesin. Ömür’den bundan fazlası beklenmesin. Messi’nin veliahdı olarak gösterilen Ömür, artık düz bir 8 numara oyuncusu olup çıktı.
Ya Arda Güler’e ne demeli? Fenerbahçe hocası Jesus ona çok güvendi. Çünkü ondaki cevheri biliyordu ve görebiliyordu. Onu harcamaktan ziyade, sonradan oyuna alarak tecrübe kazanmasını sağladı. Sürekli onunla konuştu. Onu 10 numara pozisyonuna hazırladı. Neticede son on maç geldiğinde 10 numaralı formayı sırtına geçirdi. Arda Güler de sanki kırk yıllık Fenerbahçe formasını giyiyormuşçasına özgüvenle oynadı, arkadaşlarını oynattı. Hele yaptığı asistlerle takımı çoğu zaman ipten aldı. Şimdi aynı Arda Güler bu başarısıyla Milli Takım kadrosuna çağrıldı. Galler maçında da harika bir gole imza attı. O da kendisine güvenenleri mahcup etmedi. Şimdi o hayallerinin peşinden gitti. Doğru bir adımla İspanya devi Real Madrid’e imza attı. Sezonun çoğunda sakat olsa da kalitesiyle ve sempatisiyle takım hocasının ve arkadaşlarının sevgisini kazandı. Yedek olsa da takımın oyuncuları arasında yer alıyor. En azından ondaki gayreti herkes görüyor.
Şimdi Abdülkadir Ömür de hayali varsa, onun peşinden mutlaka gitmeli. Ama buradaki Ömür olarak değil elbette. Orada güçlü ve fiziğe dayalı bir oyun var. Şayet pişmanlık duymayacaksa gitmeli. Ve bir daha da Türkiye’yi aklından çıkarmalı. Sadece İngiltere ve Avrupa odaklı düşünmeli. Şayet ayda bir defa Türkiye hayali kuracaksa, zahmet edip gitmesin. Bizden uyarması.























