Cuma, Mart 20, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Türkiye

İddia: Ameliyathane yerine servis odasında doğum yaptırıldı, bebeğini kaybetti

Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinde yaşayan T.Z., ameliyathane yerine servis odaasında doğum yaptırıldığını, doktorun bebeği elinden düşürdüğünü iddia ederek doktor hakkında şikayetçi oldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

26/10/2025 18:10
Okuma süresi: 9 dk. okuma
A A
İddia: Ameliyathane yerine servis odasında doğum yaptırıldı, bebeğini kaybetti
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp

Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde yaşayan T.Z., doğum sancıları başladığında gittiği Edirne’deki üniversite hastanesinde iddiaya göre ihmal nedeniyle bebeğini kaybetti.

Sancıları başladığında gittiği hastanenin servis odasında doğum yaptığını öne süren acılı anne, yaşadıklarını şöyle anlattı: “2 dakikada bir sancılarım geliyordu. Çok kuvvetli bir şekilde bağırıyordum. ‘Karın ağrısı, normal, bu doğum sancısı değil’ dediler. 3 saat sancı çektim. Sabah saat 06.00’da sondamın çıktığını sandım.

Bir anda ayağa kalktım ve bebek bacaklarımın arasında aşağı doğru indi. Bebeğim hareket ediyordu ama doktorun elinden kaydı, yere düştü. Bir gün sonra ölüm haberini verdiler. Bebeğimi kaybettikten sonra, normal kontrollerime gittiğim doktorumla görüştüğümde bana ‘Ben akciğerinde sıvı görmüştüm ama sana söylemedim.”

Ailenin avukatı Hüseyin Oğulcan Yılmaz ise “Bu olay başlı başına bir ihmal zinciri. Müvekkilim doğumu ameliyathane yerine servis odasında yapmak zorunda bırakıldı. Tanıklar bebeğin ağladığını duydu” diye konuştu.

Şikayet üzerine hem hastane hem de savcılık soruşturma başlattı.

Ne oldu?

Gebelik takibi Lüleburgaz’da özel bir hastanede yapılan anne adayı T. Z., 32’nci haftada yaşadığı sağlık sorunu nedeniyle takibinin yapıldığı hastaneye başvurdu.

Sorunun yüksek tansiyon olduğu tespit edilen anne, doğumun daha güvenli şekilde gerçekleştirilebilmesi gerekçesiyle üniversite hastanesine yönlendirildi. Burada, doğum için gün belirlemek üzere heyetin toplanacağı kendisine bildirildi.

Ancak bir sonraki hafta sancısı başlayan T. Z., yeniden takibini yapan doktora başvurdu. Tatilde olduğu ve rahatsız edilmek istemediği belirtilen doktora ulaşılamayınca T.Z., icapçı doktor tarafından sancı ve 3 cm’lik açıklığa rağmen kendi imkanlarıyla üniversite hastanesine gönderildi.

Ambulans hizmeti verilmeyen T. Z. ve eşi E. Z., yaklaşık 80 kilometre uzaklıkta bulunan üniversite hastanesine kendi imkanlarıyla gitmek zorunda kaldı. Üniversite Hastanesi’nde herhangi bir sancı takip cihazına bağlanmadan ‘karın ağrısı’ teşhisiyle servis odasına alınan anne, doğumu ayakta ve servis odasında gerçekleştirdi.

Daha sonra odaya gelen doktorun müdahalesi sırasında ise bebek elinden kayıp düştü. T. Z., doğumun ardından bebeğini hiç göremediğini, ertesi gün ise kayıtlara ‘ölü doğum’ olarak geçtiğini iddia etti.

Kayıtlara göre bebeğin akciğer problemi vardı ve anne T. Z. bu problemi ilk kez ölüm raporunda gördü.

İddia: Ameliyathane yerine servis odasında doğum yaptırıldı, bebeğini kaybetti

“Bebek yaşıyordu” iddiası

Refakatçi olarak bulunan anne S.Z. ve N. Y., verdikleri ifadelerde bebeğin doğumdan sonra hareket ettiğini ve ağladığını duyduklarını belirtti.

Epikriz raporunda ise doğum sonrası 10 saniye içinde müdahale edildiği, diyafragma hernisi şüphesiyle bebeğe oksijen verildiği ve pediatri ekibine teslim edildiği yazıldı. Saat 13.41’de ise bebeğin yaşamını yitirdiği aileye bildirildi.

Ancak aile şikayetinde, doğumun serviste gerçekleştiğini, doktorların olaydan sonra geldiğini savundu. Aile, bu sürece ilişkin hastane kayıtlarının ve kamera görüntülerinin incelenmesini de talep etti.

İddialara göre plasentanın çıkarılması için ameliyathane yerine kontrol odasına götürülen T. Z., yüksek tansiyon ve baygınlık haliyle sedasyon yapılmadan bekletildi. İki saat sonra sedasyonla dikim işlemi yapıldı. Aile, annenin bu süreçte kanlar içinde koridorda dolaştırıldığını iddia etti.

Hem özel hastane hem de üniversite hastanesi hakkında 26 Ağustos’ta Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunan aile, olay gecesine ait tüm kamera kayıtları ve telefon görüşmelerinin celbini talep etti.

“Ambulans tutulmadı, ‘Kendi aracınla git’ denildi”

Mağdur T.Z., gebelik süreci boyunca Lüleburgaz’da bulunan özel hastanede takiplerinin yapıldığını belirterek, şöyle konuştu:

“Lüleburgaz’da bulunan özel bir hastanede gebelik takiplerim yapılıyordu. O zamana kadar bebeğimde bir sorun olduğunu bilmiyordum. Bir akşam kanamam oldu. Kanama sebebiyle yola çıktık.

Takip edildiğim özel hastaneye giderken yolda suyum geldi. Orada icapçı hemşireler durumuma baktı. ‘3 santim açıklık var’ dediler. O sırada kendi doktorum yoktu. Hiçbir şekilde ulaşılmasını istemiyormuş. Bende numarası da yoktu. Özel bir hastane olmasına rağmen iletişime geçmemizi istemiyordu. İcapçı doktorla telefonla görüştük. Bana ‘Haftan küçük olduğu için sevk edilmen lazım. Orada yoğun bakım var’ denildi.

32’nci hafta içerisindeydim. Ambulans tutulmadı. ‘Kendi aracınla git’ denildi. ‘Bebek karnında seninle güvenle gitsin. Ben burada alamam, yoğun bakım yok’ dediler. Biz de aracımıza gittik. İlk gebeliğimdi ve bizim de bir bilgimiz yoktu. Ne denirse onu yapıyoruz.”

İddia: Ameliyathane yerine servis odasında doğum yaptırıldı, bebeğini kaybetti

“Sert tavırlarla karşılaştım, 3 saat sancı çektim”

Sevk edildiği hastanede karşılaştığı tavırları da anlatan T.Z. “Oraya gittiğimde ise ‘Neden geldin’ gibi tavırlarla karşılaştım. Zaten yolda aramıştım orayı. Aradığımda da çok sert konuşmuşlardı. ‘Başka yere git, yerimiz yok’ dendi. Telefon kayıtlarında da mevcut bu. Çok sert bir şekilde muayenem yapıldı. Azarlamalara maruz kaldım. Ses çıkaramadım. Bir şey diyemedim çünkü çok kötü bir durumdaydım.

Gebelikte tansiyonum çıktığı için o gece tansiyonum oldukça yüksekti, 17-18 civarındaydı. Pekiyi bir durumda değildim zaten. Daha sonra bankoya geçtiğimizde kaydım yapılırken kadın doğum servisinde normal bir odaya alınacaktım. Doğumhaneye değil, normal bir servise alınacaktım. Odaya alınırken sancılarım tuttu. Bana karın ağrısı dediler. Zaten açılmam vardı ama normal bir servis odasına alındım. NST’ye bağlanmadım. Sadece bir serum takıldı, bir ilaç takıldı.

Bir ara kendimden geçtim. ‘Sancıların geçecek, bekleyeceksin’ dediler. Benim 2 dakikada bir sancılarım geliyordu. Çok kuvvetli bir şekilde bağırıyordum. ‘Karın ağrısı, normal, bu doğum sancısı değil’ dediler” ifadelerini kullandı.

“Bebeğim doktorun elinden kayıp yere düştü”

Yaşadıklarını anlatmaya devam eden T.Z., “Üç saat sancı çektim. Sabah saat 06.00’da sondamın çıktığını sandım. Bir anda ayağa kalktım ve bebek bacaklarımın arasında aşağı süzüldü. Annemler ‘Koşun, yetişin’ dedi. Hemşireler odaya geldiler.

Uyku sersemi uykularından kalktılar. Bebek amniyon sıvısı içindeydi. Yerden aldılar. Doktor Hanım’ın elinden kaydı, düştü. Sonra tekrar aldı. Bebek hareket ediyordu. Ben bunu gördüm. Daha sonra yan tarafta bir odaya almışlar. Annem de kayınvalidem de ağladığını duymuş” dedi.

“Yaşarken bebeği hiçbir şekilde görmedik”

Müdahale sürecine ilişkin de konuşan T.Z., “Beni yarı çıplak vaziyette, koridorda herkesin içinden geçirerek yan taraftaki müdahale odasına aldılar. Orada gereken müdahale yapıldı. Ardından ameliyathaneye indim, orada da müdahale yapıldı.

Daha sonra odaya geri getirildim. Bebeği görmek için belli saatler varmış. Emzirme eğitimi verildi bana. O saatlerde yukarı görmeye çıkacaktık. Bana bir telefon geldi. “Eşiniz yukarı gelsin’ dendi. Eşim yukarı gitti. Bebeğimizin vefat ettiğini söylemişler. Yaşarken görmedik bebeği hiçbir şekilde. Durumu böyle kötüyse söyleyebilirlerdi. Eşim o halde görmüş ben ertesi gün morgda gördüm bebeğimi” diye konuştu.

Acılı anne, bebeğinin ölümünün ardından herhangi bir açıklama yapılmadığını da belirterek, “Daha sonra odaya kimse gelmedi başsağlığına. Hiçbir şekilde bir açıklama yapılmadı. Bana ne müdahale edildi bilmiyorum. Ne yapıldı, hiç kimse bir şey söylemedi. Aldığımız epikrizlerden gördük.

Ertesi gün bebeği aldık, defnettik. Bana çok kötü davranıldı. Hastaneye gittiğimizde zorla muayene edilmeye çalıştım. Tansiyonum 17-18 arasındaydı. Gerçekten çok kötü bir durumdaydım. Bana hiç iyi bir şekilde yaklaşılmadı o durumda” dedi.

İddia: Ameliyathane yerine servis odasında doğum yaptırıldı, bebeğini kaybetti

“Gereken tüm hukukî yollara başvurdum”

Olayın ardından hukuki sürece başvurduğunu belirten T.Z., “Adalete güvenim tam. Gereken tüm hukuki yollara başvurdum. Ne gerekirse yapacağım. Bu olayın peşindeyim suçluların gereken cezaları almasını istiyorum. Ayrıca bebeğimin diyaframında sorun varmış. Normalde bu sorun en geç 18’inci haftaya kadar görülür. Ben 23’üncü hafta içerisinde gitmeme rağmen raporlarım normal verildi, ‘Sorun var’ denilmedi. Doğduktan sonra öğrendim” ifadelerini kullandı.

T.Z., gebelik takibini yapan doktorla doğumdan sonra yaptığı görüşmeye ilişkin de konuşarak, “Bebeğimi kaybettikten sonra, normal kontrollerime gittiğim doktorumla görüştüğümde bana ‘Ben akciğerinde sıvı görmüştüm ama sana söylemedim. Beni de şikayet edebilirsin’ dedi. Böyle olmamalıydı gerçekten. İnşallah başka kimsenin canı yanmaz. Bir sorun varsa söylenmeliydi, gereken müdahale zamanında yapılmalıydı” diye konuştu.

“Doğum için neden heyet kararı gerekiyor?”

T.Z.’nin avukatı Hüseyin Oğulcan Yılmaz ise sürecin bir ihmaller zinciri olduğunu söyleyerek, “Tansiyon şikayetiyle hastaneye başvuruyor. Burada aslında anne, tansiyonlu olduğunun farkına varmıyor. Ancak haftasında yapılan kontrollerde, bebeğin kontrollerinde annenin tansiyonlu olduğu tespit ediliyor.

Bu sebeple, yeterli ekipman olmaması dolayısıyla anneyi tansiyon kontrolü için fakülte hastanesine gönderiyorlar. Fakülte hastanesine gidildiğinde tansiyon kontrolleri yapılıyor ve doğum için gün belirleniyor. Fakülte hastanesinden verilen bilgiye göre anne tansiyon hastasıymış gibi işlem yapılıyor.

Oysa böyle bir durum daha önce yoktu. Sadece anneye iletilen bilgi bu. Onun dışında doğum için heyetin karar vermesi gerektiği anneye iletiliyor. Ancak burada şöyle bir soru işareti var. Normalde bir bebek sağlıklıysa ve herhangi bir problem yoksa doğum için neden heyet kararı gerekiyor. Burada bir soru işareti mevcut” ifadelerini kullandı.

“Ameliyathane yerine servis odasında doğum yaptırıldı”

Yılmaz, özel hastanede süreci takip eden doktorun doğumun yapılacağı tarihten günler önce izinli olduğunu belirterek, “Özel hastanede süreci takip eden doktor tam doğum yapılacağı 3-4 gün bandında izinli. Yurtdışında olduğunu söylüyorlar. Ardından, Salı günü fakülte hastanesine ağrı ve sancıyla gidildiğinde doğum gerçekleşiyor. Ancak doğumun gerçekleşme şekli, hijyen koşulları açısından bir ihmaller zinciri.

Anne doğumu servis odasında gerçekleştiriyor. Hiçbir özel tedbir alınmıyor. Düne kadar heyetin karar vermesi gereken bir doğumun nasıl servis odasında gerçekleştiği de büyük bir soru işareti. Bebek doğuyor. Tabii ki bu doğum ameliyathane koşullarında değil, servis odasında gerçekleştiği için anne, eşi ve birçok tanık var. Bebek doğduktan sonra doktor bebeği yere düşürüyor.

Bebek yere düştükten sonra odadan çıkarılırken bebeğin ağlama sesi ve hareketi tanıklarca duyuluyor. Buna rağmen bir sonraki güne kadar anneye hiçbir bilgi verilmiyor. Bir sonraki gün geldiğinde bebeğin ölü doğduğu bilgisi veriliyor. Oysa tanıklar bebeğin ağladığını ve hareket ettiğini söylüyor.

Sağlık Bakanlığı’na ise bebeğin akciğerinde problem olduğu beyan ediliyor. Doğum sürecini takip eden özel hastanedeki doktora da ulaşılıyor. O doktor da ‘Ben bunu fark etmiştim’ diyor. Biz, tüm bu süreçle alakalı gerekli yerlere başvurularımızı yaptık. Şikayetimiz devam ediyor.

Sorumluların cezalandırılmasını istiyoruz. Çünkü bu noktada sadece müvekkilim cesaret gösterdi ve başvuru yaptı. Belki de birçok annenin başına geldi bu. İlgili makamların konuyu titizlikle takip edeceğine hem benim hem de müvekkilimin güveni tam” diye konuştu.

“Tüm delilleri sunduk, adalet istiyoruz”

Yılmaz, “Müvekkilin sancıları başladığı zaman, her ne kadar fakülte heyet kararı için gün belirlemiş olsa da, süreci sonuna kadar takip etmiş olan özel hastaneye gidiyor. Ancak özel hastane hiçbir şekilde sorumluluk almıyor ve sorumluluktan kaçarak fakülte hastanesine gitmesini söylüyor.

Problemi olan bir annenin kendi aracıyla gitmesi de aslında hayatın olağan akışına aykırı. Bu da ihmalin bir başka göstergesi. Müvekkil fakülteye gittiği zaman doktorlar ve hemşireler, kontrol için anneyi NST cihazına bağlamıyor. Yapılan kontroller ilkel yollarla gerçekleştiriliyor. Müvekkil bu kontrollerin çok acı verici olduğunu ifade etmesine rağmen doktorlar ve ilgililer aralarında gülüşerek, dalga geçerek ‘Sen nasıl evlendin’ şeklinde ifadelerde bulunuyorlar” ifadelerini kullandı.

Avukat Yılmaz hukuki sürecin titizlikle takip edildiğini belirterek, “Doğum için anlaşılan hastane Lüleburgaz’daki özel bir hastane. Ancak doğumun gerçekleştiği yer Edirne’deki fakülte hastanesi. Dosyayı titizlikle takip ediyoruz. Müvekkilin elindeki epikriz kayıtları, tanık beyanları, otopark giriş-çıkış kayıtları ve kamera görüntülerinin tamamını şikayet dosyamıza sunduk. Biz adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz. Başka annelerin başına gelmesin. Bu gerçekten çok üzücü, çok elim bir olay” diye konuştu.

Disiplin soruşturması devam ediyor

Ailenin suç duyurusunun ardından konuya ilişkin Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada ‘görevsizlik kararı’ verildi. Dosya, üniversite bünyesinde yürütülen disiplin soruşturmasıyla birleştirilerek üniversitesinin Tıp Fakültesi Dekanlığı’na devredildi. 18 Eylül tarihli yazıda, olayla ilgili disiplin soruşturmasının devam ettiği belirtildi.

Etiketler: AmeliyathaneDOĞUMKIRKLARELİlüleburgazservis odasıslider-manset
Paylaş2Tweet1PaylaşGönderTara
The Turkish Post

The Turkish Post

Önerilen Haberler

Türkiye’de yaklaşık 1,8 milyon yaşlı tek başına yaşıyor
Gündem

Türkiye’de yaklaşık 1,8 milyon yaşlı tek başına yaşıyor

Kozan’da otobüs kazası: 2 ölü, 23 yaralı
Dünya

İran Devrim Muhafızları Ordu Sözcüsü Naini de öldürüldü

İsrail izin vermedi, Filistinliler, bayram namazını Mescid-i Aksa çevresinde kıldı
Dünya

İsrail izin vermedi, Filistinliler, bayram namazını Mescid-i Aksa çevresinde kıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail binlerce insanı katletti, bunun bedelini ödeyeceğinden hiç şüphem yok
Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail binlerce insanı katletti, bunun bedelini ödeyeceğinden hiç şüphem yok

Popüler Haberler

Turkishpost gündemi belirledi, gayrimenkul zengini iş insanının ölümüyle ilgili eski eşi ve oğlu tutuklandı

Turkishpost gündemi belirledi, gayrimenkul zengini iş insanının ölümüyle ilgili eski eşi ve oğlu tutuklandı

51 yıl sonra ilk kez Kapalı Çarşı’da altın satışı durdu

Uzmanlardan gram altınla ilgili yeni tahmin

Yoğun bakımda unutulan 20’yi aşkın hasta boğularak öldü

Yoğun bakımda unutulan 20’yi aşkın hasta boğularak öldü

Akın Gürlek: Taşınmazların değeri belli, veremeyecek hesabım yok

Akın Gürlek: Taşınmazların değeri belli, veremeyecek hesabım yok

4 maçta 1 galibiyetin nedeni belli oldu

4 maçta 1 galibiyetin nedeni belli oldu

Özgür Özel, Akın Gürlek’in MESA’dan aldığı evin taksit senedini paylaştı

Özgür Özel, Akın Gürlek’in MESA’dan aldığı evin taksit senedini paylaştı

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Türkiye’de yaklaşık 1,8 milyon yaşlı tek başına yaşıyor

Türkiye’de yaklaşık 1,8 milyon yaşlı tek başına yaşıyor

Kozan’da otobüs kazası: 2 ölü, 23 yaralı

İran Devrim Muhafızları Ordu Sözcüsü Naini de öldürüldü

İsrail izin vermedi, Filistinliler, bayram namazını Mescid-i Aksa çevresinde kıldı

İsrail izin vermedi, Filistinliler, bayram namazını Mescid-i Aksa çevresinde kıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail binlerce insanı katletti, bunun bedelini ödeyeceğinden hiç şüphem yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail binlerce insanı katletti, bunun bedelini ödeyeceğinden hiç şüphem yok

Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş: Bu bayram, cana kıyanların değil, hayat verenlerin bayramıdır

Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş: Bu bayram, cana kıyanların değil, hayat verenlerin bayramıdır

Düşüşün sürdüğü KKM bakiyesi 16 milyar seviyesine geriledi

KKM bakiyesi, 2 milyar liranın altına geriledi

Özgür Özel, Akın Gürlek’in MESA’dan aldığı evin taksit senedini paylaştı

Özgür Özel, Akın Gürlek’in MESA’dan aldığı evin taksit senedini paylaştı

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Tahliye edilen eski İl Emniyet Müdürü Arslan hakkında yakalama kararı

Tahliye edilen eski İl Emniyet Müdürü Arslan hakkında yakalama kararı

Kamil Aslan yazdı I Liverpool hezimetinin sebebi: Zihinsel ve taktiksel dağınıklık

Kamil Aslan yazdı I Liverpool hezimetinin sebebi: Zihinsel ve taktiksel dağınıklık

Trump’tan yeni İran açıklaması: Anlaşma olmamasının sonuçlarını görmek istemezler

Trump’tan İran’a nükleer tehdit: Katar’ı bir daha vurursanız Güney Pars’ı haritadan silerim

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Türkiye’de yaklaşık 1,8 milyon yaşlı tek başına yaşıyor
  • İran Devrim Muhafızları Ordu Sözcüsü Naini de öldürüldü
  • İsrail izin vermedi, Filistinliler, bayram namazını Mescid-i Aksa çevresinde kıldı
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail binlerce insanı katletti, bunun bedelini ödeyeceğinden hiç şüphem yok

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.