(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Birkaç gündür siyasi kulislerde oynanan ‘bakan toto’ senaryolarına Resmi Gazete son noktayı koydu ve iki bakanlı bir kabine revizyonu gerçekleşti. Koca’nın istifası biliniyordu, son dakikada Mehmet Özhaseki ‘sağlığını’ gerekçe göstererek Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan affını istediğini duyurdu. Bir saat sonra da her iki bakanın yerine yeni isimler atandı.
31 Mart seçimlerinin neden olduğu büyük kabine revizyonu mu bu? Bazı il başkanları istifa etti. Parti yönetimi ve kabine düzeyinde de 31 Mart değişiminin yaşanacağı öngörülüyordu. İki bakanlı revizyonu bu kapsamda değerlendirebilir miyiz? Koca ve Özhaseki 31 Mart’ın kaybedilmesinde rol oynadığı için mi koltuklarından oldu? Yoksa başka sebepler mi sözkonusu?
Ben beklenin büyük revizyonun bu olmadığı kanaatindeyim. Bu bir zorunlu ara değişiklik. Ve 31 Mart seçimleriyle de ilgisi yok. Gerçi randevu sisteminden dolayı Sağlık Bakanı Koca eleştirilerin odağında. Kızılcahamam’da milletvekilleri tarafından kıyasıya tenkit edildiğini biliyoruz. Ve Erdoğan’ın Koca’ya sahip çıkmadığını da… Hastanelerde yaşanan olumsuzlukların 31 Mart seçimlerine etkisi olmuş mudur? Belki… Ama çok değil. En azından ekonomi kadar değil.
Koca, eleştiriler karşısında Erdoğan’dan destek görmediği için istifa kararı aldı. Erdoğan hastanelerden yükselen şikayetlere ve milletvekillerinin eleştirilerine hak verdi ve faturayı Koca’ya kesti. Bunu hissettirdi de. Koca’ya istifa etmek düştü. Eğer istifaya yanaşmasaydı Erdoğan zaten görevden alacak yerine bir başka ismi getirecekti. Çünkü sağlık politikasında yolunda gitmeyen işler var. Ve sağlık Erdoğan’ın en çok üzerinde durduğu alan. AK Parti’nin kazanmasında sağlık politikalarının yeri ayrı.
Mehmet Özhaseki neden gitti? O da Koca gibi zor zamanların bakanıydı. Koca kovid gibi olanağastü süreç yaşadı, Özhaseki ise deprem felaketi… Her iki afetin de altından kalkmak kolay değil. Süreci ne kadar başarıyla yürütürseniz yürütün beklentileri karşılamak, şikayetleri ortadan kaldırmak mümkün değil. Özhaseki ile ilgili kurum uçağıyla memleketi Kayseri’ye gitmenin dışında kamuoyuna olumsuz haberler yansımadı. Deprem konutlarının çok azı yapılabildi. Ama bu Özhaseki’yi aşan bir durum. Bütünüyle hükümetin konusu.
KURUM, YENİLMESİNE RAĞMEN YENİDEN BAKANLIK KOLTUĞUNDA
Cumhurbaşkanı deprem bölgesinde yeni isimle, yeni bir başlangıç yapmak istemiş olabilir. Yeni bir isim her zaman olumlu hava doğurur. İsim yeni mi? Pek değil. Koca’nın yerine İstanbul Sağlık İl Müdürü atandı. Özhaseki’nin koltuğuna ise bir önceki bakan Murat Kurum tekrar oturdu. Kurum’un dönüşü nereden bakılırsa bakılsın ilginç bir atama.
Murat Kurum 31 Mart yerel seçimlerinin en önemli aktörlerindendi. AK Parti’nin İstanbul adayıydı. Çok iddialıydı. Ama seçimi kaybetti. Hem de açık arayla. Ekrem İmamoğlu ile yarışamadı bile. Erdoğan, 5 yıl önce Ankara seçimlerini kaybeden Özhaseki’yi bakan yapması gibi Kurum’a da sahip çıktı. Yeniden bakan olarak atadı. Seçim mağlubiyetini dikkate almadı.
Bu da bize iki bakanlı revizyonun 31 Mart yenilgisiyle ilgili olmadığını söylüyor. Giden bakanların gerekçelerini 31 Mart’tan değil başka alanlarda aramak lazım. Gelen bakanlara baktığımızda her iki bakanlığın politikalarında büyük ve köklü değişimler yaşanmayacağını söylemek mümkün. İki bakanlı revizyondan derin siyasi anlam ve sonuç beklememek lazım.
























