(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
CHP ‘muhalefetin’ dozunu arttırdı. Saraçhane, Maltepe mitingleri, protesto ve yürüyüşlerden sonra ‘ekonomik boykotu’ gündemine aldı. Vatandaşları bir gün ‘alışveriş yapmamaya’ çağırdı. İmamoğlu’nun da açık destek verdiği CHP’nin bu çıkışı iktidar çevrelerini sarstı.
Ve ‘Milli ekonomiye darbe…’ yorumlarına neden oldu. Oysa ‘boykot’ AK Parti’nin de aşinası olduğu bir protesto biçimi… Tepkiler üzerine CHP, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP’lilerin geçmişte yaptığı ‘boykot çağrılarını’ gündeme getirdi. Özgür Özel ‘Erdoğan’a helal, bize haram mı?’ diye sordu.
Haksız mı? Değil elbette… Protesto da, yürüyüş de boykot da bir ‘anayasal hak’… Kimse alışverişe zorlanamaz. Ekonomik etkisi ne olur? Veya olur mu? Ayrı tartışma konusu… Ama siyasi etkisinin epey fazla olduğu iktidar cenahındaki tepki ve tartışmaların şiddetinden anlaşılmakta.
30 MİLYON HEDEFLİ İMZA KAMPANYASI
Belli ki CHP’nin muhalefeti ‘boykotla’ da sınırlı kalmayacak.
Belki de AK Parti’yi ‘tedirgin’ eden bu… Erken seçimi zorlamak için başka yollar da deneyecek. İmamoğlu’nun köyünden başlayan ‘imza kampanyası’ bunlardan biri… Hedef 30 milyona ulaşmak. Yani Erdoğan’ın aldığı oy kadar, imza toplamak. Mümkün mü? Kolay değil ama niye olmasın.
Ön seçim sırasında konan ‘dayanışma sandığında’ 15 milyona yakın oy kullanıldığı göz önüne alınırsa 30 milyon imza hedefine de ulaşılabilir. Dayanışma sandığının da doğru proje olduğu ortaya çıktı. İmza kampanyasının da ses getireceğini tahmin etmek zor değil. Erken seçimin kararını Meclis verecek olsa da toplumsal muhalefet gücünü ve etkisini iyice hissettirirse ‘Cumhur İttifakı’ bunun önünde duramaz. Sandığı çok daha erken halkın önüne koymak zorunda kalabilir.
KORKU DUVARI AŞILDI
Bir süredir ‘toplumsal muhalefetin’ çok diri ve dinamik olduğu gözleniyordu. Hatta siyaset, toplumun çok gerisine düşmüştü. Özel’in genel başkanlığındaki CHP muhalefeti ‘pasif ve uysal’ kalmıştı. İmamoğlu operasyonu CHP’nin tutumunu değiştirdi. CHP siyasetin mekanlarından çıktı, topluma yöneldi. Ve bir sinerji oluşturdu.
Sokaktan ve meydanlardan yükselen sese AK Parti veya Erdoğan siyasi açıdan cevap verebilmiş değil. Yargı sopasının da pek işe yaramadığı ve yaramayacağı görüldü. Korku duvarı aşıldı. Gözaltı ve tutuklamalar ne protestoların önüne geçebildi ne de yürüyüşleri durdurabildi. Aksine daha da büyüttü. Ülkenin dört bir yanına dağıldı. Bayram tatili hız kesse de ‘muhalefetin ses’ yükseltmeye devam edeceğini tahmin etmek zor değil.
AK PARTİ ZAYIF GÖRÜNTÜ VERDİ
Belki de ilk kez AK Parti muhalefetin çıkışı karşısında bu kadar aciz ve zayıf görüntü çizdi. Erdoğan’ın İmamoğlu operasyonunu ‘yolsuzluk boyutuna’ indirgemeye çalışması sonuç vermedi. Çünkü İmamoğlu dosyası çok zayıf… AK Parti’nin kamuoyunu ikna edebildiğini söylemek çok zor. İçerideki itirazlara dışarıdan tepkiler de eklendi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Amerika seyahatinin ‘İmamoğlu’ gerilimine sahne olduğu iddiası yabana atılamaz. Amerikalı muhatapları, Fidan’ın yüzüne ‘can sıkıcı’ şeyler söyledi. Avrupa tepkisi ise daha ileri boyutlarda… Ve giderek büyüme eğilimi taşıyor. İmamoğlu operasyonunun iktidar açısından ‘yakıcı bir soruna’ dönüştüğünü söylemek abartı olmaz. Erdoğan ve arkadaşlarının bunu hesap etmemiş olmaları ilginç. Ne bekleniyordu ki?
Savcılık ‘boykot çağrılarına’ soruşturma başlattı ya… ‘İzahı yapılamayanın mizahı yapılır’. Sosyal medya kıvrak zeka ürünü esprilerinden geçilmiyor. Bu ciddi ve ağır havada insani gülümseten mesajlardan bir kaçını paylaşmak isterim; ‘Gözaltına alınırken Eti cangaaa diye bağırın… Arkadaşlar sakız almak da boykotu bozar. Boykot gözaltıları başladı, İzmir’de yapılan bir operasyonda bir kişinin üzerinden iki eti cin çıktı. Migros’a götürülüyorum… Hangi şube? Diren… Nakit paran varsa yırt… Alışveriş poşetlerini ıvır sıvıyla doldurup sokakta gezin, çevirmeye denk gelebilirsiniz…’
MUHALEFET, CHP SINIRLARINI AŞTI…
Z kuşağı yaptı yapacağını… AK Parti farkında mı bilmiyorum, İmamoğlu’nun tutuklanmasından sonra başlayan muhalefet CHP sınırlarını çoktan aştı. Toplumsal muhalefetle CHP ortak noktada buluştu. Bu iktidar açısından hiç de hayra alamet değil. Sanki CHP değil de, toplum CHP’ye daha ileri muhalefete sürüklüyor. İktidarın bu tabloyu doğru okuduğunu düşünmüyorum. Çünkü verdikleri tepki ‘basit ve sıradan…’
AK Parti, sorun ‘sadece Z kuşağı’ olsa başa çıkabilir. Z’nin yanında ‘A kuşağı’ da var. Atalar, dedeler yani… Emeklilerin Z kuşağından altta kalır yanı yok. 31 Mart sonuçlarını büyük oranda ‘emekliler’ belirledi. Z kuşağının Mayıs’ta yapamadığını A kuşağı Mart’a yaptı. İktidar açısından sorun bir, iki değil çok daha fazla… Mehmet Şimşek’e rağmen ekonomi düzlüğe çıkamadı. İmamoğlu operasyonu Şimşek’in misyonunu boşa düşürdü.
Görünen o ki toplumda gelişen CHP’den bağımsız muhalefet dalgaları AK Parti kıyılarını vurmaya devam edecek.
























