(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Yargı paketleri ‘reform ve özgürlük’ temasıyla gündeme geldi. Siyasi mahpus ve yakınları onuncusu hazırlanan yargı paketine fazlasıyla umut bağlamıştı. Hapishanelerin en sevdiği kelime ‘umuttur’. Her şey ölür ve eskir ama ‘umut’ asla… Umudun öldüğü yerde insanın yaşaması mümkün değil. Toplum da umutlandı… Hapishanelerde kapasitelerinin çok üzerinde mahpus var. Ortamı ‘rahatlatmak’ da gerekiyordu. En azından barış sürecinin gölgesi düşme ihtimali beklenti ve umudu büyüttü.
DEM sözcüleri ‘infaz düzenlemesi o kadar geniş tutulsun ki çifte bayram olsun’ dedi. AK Parti’nin DEM heyeti ile görüşmesi iki saat sürdü. Ve masada ‘yargı paketi’ vardı. DEM’in talepleri vardı ve de heyet ısrarcıydı. Haksız da sayılmazdı. Çünkü barış süreci yürüyecekse iktidarın da adım atması lazımdı. Yargı paketi bunun için iyi bir fırsattı. Siyasetin bu zemini değerlendirmek istemesinden daha doğal ne olabilirdi?
Kamuoyunda bir itiraz da yoktu. Paket karşıtı siyaset yapan parti yok denecek kadar azdı. Belki İYİ Parti’yi saymak gerekir. Ne CHP ne diğer muhalefet partileri ‘paketi sınırlayacak’ itirazlarda bulunmadı. Aksine destek verdi. Toplumda da ‘PKK’lılar af edilecek’ diye bir sıkıntı gözlemlenmedi. Çünkü toplumsal tepkinin dinamiği sayılan MHP tabanı barış sürecinin en önemli aktörlerinden biriydi. AK Parti iktidarına ‘geri adım’ attıracak ne siyasette ne de toplumda bir negatif duyarlılık söz konusuydu.
Buna rağmen infaz düzenlemesi derin bir hayal kırıklığı oldu. Böylesi olaylar için ‘dağ fare doğurdu’ denir ya, fare bile doğurmadı. Sadece ‘hasta ve yaşlılar’ kapsama alındı. Covid dönemi bile dışarıda bırakıldı. Siyasi mahpusların umutları söndürüldü. Bayram beklentisi zehre dönüştü. Bu kadar sınırlı bir düzenlemeye ‘paket’ demek bile doğru değil. Basit bir düzenlemeden ibaret. Ne hapishanelerdeki ‘kapasite’ sorununa derman olacak ne de özgürlük bekleyen siyasi mahpuslara…
Ağzına kadar dolu hapishanelerde ‘umudu yaralamak’ aslında ağır bir haldir. Mahpuslar hep umutla yaşar. Umutla nefes alıp, verir. Umutla yatar, umutla kalkar… Gün doğmadan gecenin rahminden umudun doğacağını hayal eder. AK Parti bugüne kadar çok umut dağıttı. Mahpusları umutlandıracak söz ve davranış sergiledi. Fakat bunu uygulamaya dönüştürmedi. Söz düzeyinde kaldı. Kaç infaz düzenlemesi geçti Meclis’ten, hiçbirinden ‘siyasi mahpuslar’ yararlanmadı. Hep adi suçlu ve mahkumlar gözetildi.
Oysa Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’nin infaz ve af konusuna bakışı siyasi mahpuslardan yana… Devlet ancak kendisine işlenen suçları affedilir, cezalarını düşürebilir. Vatandaşların aralarındaki suçlar konusunda devletin devreye girmesi doğru değildir. Erdoğan bu yöndeki düşüncesini defalarca dillendirdi. AK Parti sözcüleri aynı şekilde… Ve bu düşünceyi de geleneğe, dine dayandırdı. Doğrusu da buydu. Fakat ne hikmetse Erdoğan’ın ‘doğruları’ infaz düzenlemesine bir türlü yansımadı.
Çifte bayram beklentisi kelimenin tam anlamıyla ‘çifte hüzne’ dönüştü. Yüzbinlerce mahpus ve mahkum özgürlükten mahrum kaldı. Bayramı ancak yakınlarıyla yapacağı açık görüşlerle idrak edebilecek. Devlet idarelerinde ‘bayramlara özgü özel af’ bile var. Bazı ülke liderleri bayramın şerefine siyasi mahpusları affettiği haberlere yansır. Bayramın ruhuna uygun siyaset bunu gerektirir. Fakat bizde tam tersi oldu. Üzülmemek elde değil.
İnfaz düzenlemesi tümden ortadan kalkmış değil. Ekim ayında Meclis yeni yasama yılına başladığında tekrar gündeme gelecek. Siyasi mahpusların durumu o zaman ele alınacak. Barış sürecinin izleri ve gölgesi 11. Pakete düşecek. Henüz adı konmadı ama rakamla ifade edileceği için bundan sonraki düzenlemenin ismini ‘11. Paket’ diye nitelemek yanlış olmaz. Umutlar sonbahara ertelendi. PKK’nın ‘silah bırakma’ sürecinin de aşama kat edeceği dikkate alındığında geniş kapsamlı bir infaz düzenlemesi beklenebilir. Sonbahara umut bağlanabilir.
Çok zayıf da olsa komisyondan geçen 10. Paket’e Genel Kurul’da ‘ilaveler yapmak’ da mümkün. Bunun için irade gerekir. Şu an ne AK Parti de ne de MHP de bu yönde bir sinyal ve işaret yok. DEM başta olmak üzere muhalefet partilerinin paketi genişletmek için önerilerde bulunacağı kesin. Çoğunluk iktidar blokunda olduğundan onlar ‘evet’ demeden sonuç almak olası değil. Beklentiye girmemek ve umut bağlamamak lazım. Olursa sürpriz olur. Ve bayramı daha neşeli hale getirir. Yine de çok küçük de olsa umut yok da değil.
Bugün Türkiye’nin en önemli sorunu ‘adalet’ olduğuna göre… Hapishaneler kapasitelerinin çok üzerinde mahpus barındırdığına göre… Erdoğan’ın ‘doğrusu’ siyasi suçlulardan yana olduğuna göre… Ağır da olsa yürüyen bir barış süreci yaşandığına göre… Kısmı af veya genel affa yakın geniş çaplı bir infaz düzenlemesi kaçınılmaz. AK Parti çok erteledi. İktidar yıllarının finalini böyle bir düzenlemeyle niye yapmasın. Ayrıca toplumsal barış ve helalleşme yolunda Erdoğan’a yeni kapılar açma olasılığı da az bir şey mi? Erdoğan ve AK Parti için de bir ‘fırsat’ değil mi bu?





















