(The Turkish Post) – TUNA CEVHER
Türkiye’de gıda fiyatları her geçen gün artarken, vatandaş artık yalnızca zamlarla değil, çaresizlikle de mücadele ediyor. Mutfak masrafları el yakıyor, maaşlar ayın ortasını görmeden tükeniyor. Hal böyle olunca insanlar, çareyi komşu ülke Yunanistan’a gidip alışveriş yapmakta buldu.
Son haftalarda “süpermarket turları” adı altında düzenlenen günübirlik geziler, aslında Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu derin krizin sessiz bir göstergesi haline geldi.
“GEÇİM DERDİ, GEZİYE DÖNÜŞTÜ”
Tur şirketleri, Edirne başta olmak üzere Trakya illerinden sabah otobüslerle Yunanistan’a turlar düzenliyor. Yaklaşık 39 Euro (1.900 TL) ödeyen vatandaşlar, sabah yola çıkıp akşam dolu poşetlerle geri dönüyor. Kıyma, süt, peynir, zeytinyağı, deterjan, çocuk bezi… Türkiye’de artık lüks sayılan ürünlerin birçoğu, sınırın öte tarafında daha ucuza satılıyor.
Yunanistan’da kıymanın kilosu 6 Euro (yaklaşık 300 TL), peynirin kilosu 200 TL civarında. Aynı ürünler Türkiye’de neredeyse iki katı fiyata satılıyor. Tur şirketleri, talebin her geçen gün arttığını belirtiyor. Bazı firmalar haftada birkaç sefer düzenlerken, katılımcı sayılarının hızla yükseldiği ifade ediliyor. Ancak ekonomistler bu eğilimi “geçici bir kaçış” olarak nitelendiriyor.
BOŞ VALİZLE GİDİP, DOLUSUYLA DÖNÜYORLAR
Artık sosyal medyada yeni bir akım var: “Boş valizle gidip dolusuyla dönmek.”
İnsanlar çekirdek aile bütçesini kurtarmak için Yunanistan marketlerinde alışveriş yapıyor; bazıları deterjan stokluyor, bazıları ise çocuk maması alıyor. Kimi bu durumu gülerek anlatıyor, kimiyse utanarak. Çünkü bu tablo, geçim sıkıntısının ulaştığı boyutu net biçimde gösteriyor.
ENFLASYONLA MÜCADELE MASADA, VATANDAŞ SINIRDA
Hükûmetin enflasyonla mücadele planları açıklayadursun, halkın cebindeki yangın büyüyor. Resmî rakamlar ne derse desin, pazardaki fiyatlar her hafta değişiyor. Asgari ücretle geçinen bir ailenin temel gıda harcaması, artık maaşın yarısını çoktan geçmiş durumda. Üstelik kira, fatura, ulaşım ve eğitim giderleri de eklenince, geriye yaşamak için değil, hayatta kalmak için bir mücadele kalıyor.
ENFLASYONUN TURİZME DÖNÜŞTÜĞÜ ÜLKE
Turlar, bireysel olarak bazı vatandaşlara kısa vadeli rahatlama sağlasa da makro düzeyde gıda enflasyonunu etkilemeyecek. Türkiye’de üretim maliyetlerinin, vergi yüklerinin ve tedarik zinciri sorunlarının çözülmeden fiyatların düşmesinin mümkün olmadığı vurgulanıyor.
“Süpermarket turları” ilk bakışta mizahi bir haber gibi görünebilir. Ancak aslında bu durum, Türkiye ekonomisinin insanı nasıl tükettiğinin somut bir örneği. Bu tablo, komşu ülkeye yapılan bir alışveriş değil; çaresizliğin, alım gücü çöküşünün, ekonomik politikaların insana dokunmayan yüzünün bir yansıması.























