(The Turkish Post) – FATMA ZEHRA FİDAN
Karanlık kötü anlamları çağrıştırsa da aydınlığın kıymetini göstermesi bakımından iyidir. Kara deliklerin dehlizlerine bu denli batmasak mum ışığının kıymetini bilemezdik. Hepimize olumsuz duygular veren karanlığa karşı tavrımız insanca olmalı ve mevcut mumları söndürmek yerine, ışık kaynaklarını keşfetmeliyiz.
Şiir, öncelikle insan ruhunu aydınlatan bir ışıktır. Şiirin insan ruhuna saldığı aydınlık sadece insanlı dünyayı değil, bütün varlık alemini ihata eder. Dünyanın vahşete gark edildiği şu günlerde, karanlığa şiirle karşı durmayı tercih ediyorum.
Seyahat
Bir gün bir şey oldu
aramaz
sormaz
yolunu gözlemez
oldum.
Derin bir ohhh çektim
sisi yoğunlaşmış bir mevsimde
yük(ün) değilim
yük(üm) değilsin
kendimden özgürleştirdiğimsin
dedim…
Pencereleri açmadım
ışıkları yakmadım
etrafa saçılan tozları almadım
sisin pisin artışını
kahkahalarımla sakladım.
Bir gün bir şey oldu
pencereme bir kuş kondu
bağrımı açarken kuşa
içime taptaze hava
aydınlık
temizlik
doğdu
kahkahalarım artacağına
soldu.
Kuşun kanadına bindim
âlemlerde serseri serseri gezdim
gözüm kulağım hücrelerim açıldı
kuş bilge
portakal çiçekleri medrese
yıldızlar içimde hece.
Dere tepe düz gitmişiz
dönüp dolaşıp yurdumuza gelmişiz.
İçimden uçurduğum
meğer o değil benmişim
söylediğim yalanlarla
boş yere şişinmişim.
Sıla hasret kavuşma
dayandım kalbimin kapısına
sessiz bir tenhalık beklerken
onu içeride ünler buldum
gitme
kalbinde kal, diyordu
bir tanrı sabrıyla
kalbimde beni bekliyordu.
Bir gün bir şey oldu
uyandığım
aşkla harelenmiş bir rüya değil
katlanmış bir kâbustu.
(F.Z.F. 19.01.2026)























