Cuma, Mart 20, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Her şeyin sade olanı güzel

Kendimle durduramadığım kavgam da bu yüzden. Özellikle cümlelerimde sadeleşemedim bir türlü. Dilin dolambaçlı yollarına sapıp durmak, gerekli gereksiz kelimelerden medet ummak söylediğimiz şeyi içe oturtamamak ve kendimizin kılamamakla alakalı.

22/01/2026 13:01
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Fatma Zehra Fidan yazdı I Her şeyin sade olanı güzel

Financial analyst using marketing statistics on computer to plan development strategy with charts and graphs. Office worker working on executive research project. Handheld shot. Close up. SSUCv3H4sIAAAAAAAAA01Qy47cIBD8F85GawZsjI+JlHMOe1vlgKE9g5YBi0c2o5H/Pc14dhNOTVd1V3XdibNkJkLCoCQTVK4gqRjtRKeT6qmWox214AyYIh2xugCZGef9aWTDyJUSQ4+vI4vOzpD5Tpz3NZeki4uBzIgkCBbSowTrSkxOe/ztHclFl5ohtzETfaxpiX8OyKDQGakH+Fz+dm99dPutZhcg55cfLuhgAJ3luiDwE+LmgezdJ/MVzCXg6vPti/M9XrdaIOX/aF8g2X91RJ8hmBsK73uz70E/TL6RsTdccrnSQaiJCjkNdBL6RNnUqwWm1WjW4yoljJYMDF244lSw1bYcGZ3YSTChRyaBE9R5/0Ab13Yh6sRyaSm1JGoo6Xa48jFuesGT5lX7DB256JyRYJ8NHNySMy6cjy0Gs4/Xow6xNNuP40o0784+pY7cLw67TedO6uajtmCfcF2urpTPb4LfDj7+sfd9/wtc8kdoNQIAAA==

Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

30 köşe yazısı

(The Turkish Post) – FATMA ZEHRA FİDAN  

Her şeyin sade olanı güzel; hayatın, sözün, endamın. Hayatın çeperlerini gürültülü sembollerle donatmak, sözü süslü ve ışıklı zannedilen emarelerle parlatıp giz zannedilen anlam kargaşalarına sokmak, için dışa yansımasının farklı bir yolu gibi geliyor bana.

Kendimle durduramadığım kavgam da bu yüzden. Özellikle cümlelerimde sadeleşemedim bir türlü. Dilin dolambaçlı yollarına sapıp durmak, gerekli gereksiz kelimelerden medet ummak söylediğimiz şeyi içe oturtamamak ve kendimizin kılamamakla alakalı. Kendilik sunumumuz -bunu yapar gibi görünmesek de- yapıp ettiğimiz her şeyin merkezindedir. Nasılsak öyleyizdir. Mesela nefes alırken, su içerken, uyurken bir endam çakmaya kalkar mı insan? Yapıp ettiklerimiz hayatımızın merkezine oturan bu hâller kadar doğallaşıp kendimizin olmadığında yapaylık kaçınılmaz.

Montaigne, o binlerce kitabın okuru ve bugün başköşemizde duran kitapların yazarı, bu dertten nasıl mustarip olduğunu “sözcük dağarcığımı Paris sebze halinde kullanılan sözcüklerle sınırlı tutabilmeyi ne kadar isterdim” diyerek ifade etmişti. Zannedildiği ve savunulduğu gibi kolayca okunan yazıları yazmanın kolay değil, aksine yazması en zor yazılar olduğunu söylüyordu. Söz aynı kapıya çıkıyor işte. Hücrelerinde demlenip senin kılamadığın cümleleri parlatarak sunmak zorunda kalırsın, o da yanıltıcı bir ışık saçar ama için göklerini ışıldatamaz.

Yazdıklarımın veya söylediklerimin akademik bir yoğunlukta olduğunu, bu yüzden anlamakta güçlük çektiğini söyleyen kişilerin samimi itiraflarını duyduğumda, saklamayı becerebildiğim bir utanç duyuyorum. Saklayabiliyorum bu utancı, çünkü onu izhar ettiğimde son dönemlerin şanssız bir kavramı olan “tevazu” ile nitelendirilmek ve olmadığım tepelere oturtulmak ihtimali çok güçlü. Bu ise yeni, fakat saklayamayacağım bir utanç demek. Utancımı belki de zannettiğim kadar saklayamadığım için bu duvara iç döküyorum. Bu duvarı önüme açanlara bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.

Yazıma konu ettiğim şey, içimizdeki göklerde martılar uçuran, bizi güneşin kollarıyla buluşturan söz sanatlarına ilişkin değil elbette. Hayran olduğumuz tiyatro sanatçılarının olması gereken “oyunla” ilgili işaret ettiği ortak bilgi şu: “Oymuş gibi oynamayacaksın, o olacaksın.” Biz nefesimizi kesen sahneler için “ne kadar güzel oynuyor/lar” cümlesini bile kurmaktan imtina ediyoruz, sanki sanatçının kalitesine bir toz zerresi bulaştırırız gibi geliyor bize. Hasılı konu, oynamak değil, olmak. Olduğumuz şeyi olduğumuz hâliyle yaşarız. Sahnede, klavyenin başında, işte, aşta…

Bu düşünceler başka bir sahneyi çağrıştırdı zihnimde. Malûm misafirperver bir toplum olarak bilinir, kendimizi öyle sunarız. Bu sunum, toplumumuzda kabul görmenin ötesinde, baş üstünde taşınma sebebidir. Eh serde kabul görmek, hatta baş üstünde taşınma meselesi olduğunda misafirperver olmadığını söylemek ya da öyle davranmak her yiğidin harcı olmasa gerektir.

Annem misafir sevmezdi, misafir sever gibi yaptığını da hiç görmedim. Annem bu hâli o kadar doğal bir zeminde yaşıyordu ki, bazı gerçeklere uyanıncaya kadar bunun utanılası bir hâl olduğunu bile anlayamamıştım. Annem evimize gelen misafirlere elinde ne varsa ikram eder, çokça konuşmaz, gelenler gittiğinde de ne üzülür ne sevinirdi. Bu onun misafirler sebebiyle yorgun düşmeyişinin yanında onların gelişinden pek sevinç duymadığıyla ilgiliydi galiba.

Ele güne karışıp misafir ağırlama pozisyonunda bir kadın olarak kendimi bulduğumda, annem gibi davrandım hep. Evin bütçesini zora sokmadan, gelenlere geldikleri için lütfetmiş veya sıkça gelemedikleri için suçluymuşlar gibi davranmadan, hâli yaşadım. Tıpkı annem gibi, gelenler gittiğinde ne sevindim ne üzüldüm. Gel zaman git zaman bu hâlim derin bir eleştirinin konusu olduğunda nerede hata yaptığımı düşünmeye başladım. Anladığıma göre hata, hissettiğim gibi davranmamdaydı. Gelenlere gösterişli sofralar kurmak, onlara en güler yüzlü hâlinde davranmak -yahu benim somurttuğumu nerede gördünüz ki- uğurlarken ne kadar üzgün ve süzgün olduğunu belirtmek zorundasın. Merak etme, herkes gittiğinde nasıl olsa dinlenirsin. Bu ifadelerdeki dinlenmek, fiziksel yorgunluktan çok geçerli sunum için harcanan sosyal ve psikolojik yorgunlukla ilişkiliydi daha çok. Olmadığın gibi görünmenin vazgeçilmezliğinin yanında, bunun bünyeye ne kadar ağır bir yük olduğu peşin olarak kabul ediliyordu yani.

Misafirlikle ilgili bu yaklaşım daha çok komşu kadınların ağırlanışıyla ilgiliydi, komşu kadınların sohbetleri ise beni hiç sarmıyordu. İyi bir dinleyici olduğum için onları dikkatle dinliyor, yan komşunun evine girip çıkanların çeşitliliği onun için neden bu kadar önemli olduğunu anlamaya çalışıyor, fakat başaramıyordum. Sonuçta kötü bir komşu olup çıktım her taşındığım sosyal evrende. Bunalım ararsak hep vardır, içsel arayış bunalımlarını arkadaşım olamayan komşu kadınların derin ve dipsiz sohbetleriyle katlamaya ne lüzum var? Ben de tam olarak anneme benzedim bu konuda. Gelenlere iade-i ziyaret yapmadım, çünkü bu türlü bir ilişkinin içinde olmak istemedim ama bunu ustalıkla sakladım: Kocam çok titiz, çocuklarım çok yaramaz, işim gücüm o kadar başımdan aşkın ki…

Konu içlerinde gezinebildiğim, içimde gezintiye davet edebildiğim bazı arkadaşlarım olduğunda ise iş değişiyordu. Evimin kapıları, pencereleri, hatta çatısı arkadaşlarım için ardına kadar açılıyor, onlar geldiğinde sevinçten ne yapacağımı şaşırıyordum. Böyle dediğime bakıp da onlar için muhteşem sofralar hazırladığım zannedilmesin; coşkuyla hazırladığım mütevazı sunumlar belki sadece bizim için bir cennet sofrası gibiydi. Mesela yakın arkadaşlarım benim yaptığım salça sosunun veya kısırın lezzetini hiçbir yerde bulamadıklarını söyler. Onlara karşı oyun oynamaya, dinlerken veya konuşurken yorulmaya gerek yoktur. Bu yüzden ayağa düşmüş bir mütevazılıkla davranmam; “onların lezzeti ruhsal evrenlerde oynaşıp duran güzelliğimizden kaynaklanıyor” derim, “salça marketten, marul pazardan. Ellerim de sadece el işte.”

Ah anneciğim, ah! Okuyamıyor, elinde kalem durmuyor diye kendisini “cahil” diye suçlayan, kendi enginliğinin hiç farkında olmayan anneciğim. (Benimki de laf mı; fark edilen enginlik, enginlik mi olurmuş?) Ötelerden geldin de bir kez daha ihtişamla kımıldandın içimde.

Ah Montaigne, ah Seneca, ah ormanların gizemli koyaklarında kelimelerin büyüsüne dönüşmüş Dağlı… Bugüne, şu güzelliğe ilham oldunuz ya, daha ne olsun yahu. Hepinizin varlığına şükran.

 

Etiketler: Fatma Zehra FidangüzelHerolanısadeşeyinslider-manset
Paylaş2Tweet1PaylaşGönderTara
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

Önerilen Haberler

Tahliye edilen eski İl Emniyet Müdürü Arslan hakkında yakalama kararı
Gündem

Tahliye edilen eski İl Emniyet Müdürü Arslan hakkında yakalama kararı

Trump’tan yeni İran açıklaması: Anlaşma olmamasının sonuçlarını görmek istemezler
Dünya

Trump’tan İran’a nükleer tehdit: Katar’ı bir daha vurursanız Güney Pars’ı haritadan silerim

“Türkiye İsrail’e lojistik sağlayacak” iddiasına yalanlama
Gündem

“Türkiye İsrail’e lojistik sağlayacak” iddiasına yalanlama

“Kasaplara tavuk parçalama izni verilirse fiyatlar yüzde 30 düşer”
Ekonomi

Bayram öncesi tavuk fiyatlarına yüzde 25 zam

Popüler Haberler

Turkishpost gündemi belirledi, gayrimenkul zengini iş insanının ölümüyle ilgili eski eşi ve oğlu tutuklandı

Turkishpost gündemi belirledi, gayrimenkul zengini iş insanının ölümüyle ilgili eski eşi ve oğlu tutuklandı

51 yıl sonra ilk kez Kapalı Çarşı’da altın satışı durdu

Uzmanlardan gram altınla ilgili yeni tahmin

Yoğun bakımda unutulan 20’yi aşkın hasta boğularak öldü

Yoğun bakımda unutulan 20’yi aşkın hasta boğularak öldü

Akın Gürlek: Taşınmazların değeri belli, veremeyecek hesabım yok

Akın Gürlek: Taşınmazların değeri belli, veremeyecek hesabım yok

4 maçta 1 galibiyetin nedeni belli oldu

4 maçta 1 galibiyetin nedeni belli oldu

Birinci olduğu sınavın mülakatında elenen emniyet amiri intihar etti

Birinci olduğu sınavın mülakatında elenen emniyet amiri intihar etti

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Tahliye edilen eski İl Emniyet Müdürü Arslan hakkında yakalama kararı

Tahliye edilen eski İl Emniyet Müdürü Arslan hakkında yakalama kararı

Ayşem Narlı yazdı I Tembellik ve zihinsel konfora hapsolmak

Ayşem Narlı yazdı I Tembellik ve zihinsel konfora hapsolmak

Kamil Aslan yazdı I Liverpool hezimetinin sebebi: Zihinsel ve taktiksel dağınıklık

Kamil Aslan yazdı I Liverpool hezimetinin sebebi: Zihinsel ve taktiksel dağınıklık

Trump’tan yeni İran açıklaması: Anlaşma olmamasının sonuçlarını görmek istemezler

Trump’tan İran’a nükleer tehdit: Katar’ı bir daha vurursanız Güney Pars’ı haritadan silerim

“Türkiye İsrail’e lojistik sağlayacak” iddiasına yalanlama

“Türkiye İsrail’e lojistik sağlayacak” iddiasına yalanlama

“Kasaplara tavuk parçalama izni verilirse fiyatlar yüzde 30 düşer”

Bayram öncesi tavuk fiyatlarına yüzde 25 zam

Özgür Özel, Akın Gürlek’in MESA’dan aldığı evin taksit senedini paylaştı

Özgür Özel, Akın Gürlek’in MESA’dan aldığı evin taksit senedini paylaştı

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Adalet Bakanı Akın Gürlek rol aldığı diziyi açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek rol aldığı diziyi açıkladı

Çanakkale’nin gayrimüslim şehitleri

Çanakkale’nin gayrimüslim şehitleri

“Beyaz Toros”la gündeme gelen savcı Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’ne atandı

“Beyaz Toros”la gündeme gelen savcı Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’ne atandı

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Tahliye edilen eski İl Emniyet Müdürü Arslan hakkında yakalama kararı
  • Ayşem Narlı yazdı I Tembellik ve zihinsel konfora hapsolmak
  • Kamil Aslan yazdı I Liverpool hezimetinin sebebi: Zihinsel ve taktiksel dağınıklık
  • Trump’tan İran’a nükleer tehdit: Katar’ı bir daha vurursanız Güney Pars’ı haritadan silerim

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.